Akdeniz ve Egenin buluşma noktası , Datça
Akdeniz ve Egenin kucaklaştığı bu güzel beldeye çam,zeytin ve badem ağaşlarının arasından geçen kıvrımlı bir yoldan geçerek gelirsiniz. Muğla’nın şirin ve küçük bir kasabasıdır datça. Heryanı denizlerle çevrili bir yarım adadır. Hem akdenize hemde egeye komşudur. Yerleşik nufusu olduça azdır , insanların başlıca geçim kaynakları turizm ve tarımdır. Böylesine turizm ile iç içe bir yerde tarımında gelişmiş olması beni çok şaşırttı açıkçası. Datçada badem ve zeytin yetiştiriciliği ileri seviyede hatta datça’nın yaş olarak toplanan ve tüketilen bademi , zeytin yağı ve çeşit çeşit balıda oldukça meşhur. Konuyu fazla dağıtmadan datça’yı her yönü ile ela alalım.
1. Tarihi : M.Ö 2000′li yıllardan başlayarak günümüze kadar çok değişik toplumlara yurt olmuş datça. Karyalılar , Dolarlılar , Persler ve Osmanlı İmparatorluğu yarımadada hüküm süren devletlerdir. Hakim olan her toplum tarihine bir ek daha yapmıştır datça’nın. Belkide bu kadar tarihi esere sahip olması uzun ömrüne bağlıdır. Antik yerleşim yerlerinden en önemlisi Knidos hala görülebilir durumda.
2. Yaşam : Datça’da insanların temel geçim kaynağı turizm ve tarım demiştik. Bunların arasına bir de el sanatları ve dokumacılığı eklemek istiyorum. O muhteşem çicek ve bitkilerle bezele eski datça sokaklarında dolaşırken eski mimari ile yapılmış taş evlerin güzelliğine ve çiçek kokuları arasındaki gezintiye doyamayacaksınız. Evlerinin alt katlarında yada bir odalarında el işi veya turistik eşya dokuyan kadınlara ses vermemek mümkün değil. Datça insanı hem sevecen hem de misafir perver , hemen oturtuverirler sizin yanıbaşlarına dokuma tezgahının önüne. Turizmle geçinen halk ya kendi işletmesini kurmuş pansiyon işletiyor yada tekne turu ile seferler düzenliyor veya süs eşyasını pazar yerine kurduğu tezgahında satıyor. Zeytin yağı, sabun, badem, bal ve çeşitli bitki ve nektarların satıldığı dükkanlarda önemli gelir kapılarından.
3. Gezilecek ve görülecek yer çok datçada. Tam bir huzur ortamı sessizlik ve huzur arıyanların bulabileceği en güzel yer. Ayrıca Türkiye’nin oksijen miktarı en yüksek yeri. Astım ,bronşit gibi rahatsızlıkları olanlara doktor tavsiyesi oluyor bu güzel kasaba. Datça’nın sokaklarını bile gezmek , hele eski datçanın o dar ve çiçek kokan sokaklarında gezerken Can Yücel‘in evine rastlamak daha bi güzel. Gezilecek görülecek yerleri çok ama kısaca sıralayalım. Ayrıca şunu da belirtmek isterim , o tertemiz koylarını anlatmak kelimelere sığmaz. Görmek hatta o muhteşem manzara eşliğinde kendinizi tertemiz suyun içine bırakmanız lazım anlayabilmek için.
Arkeologlar Knidos Antik Kentinin Kent Planını çıkarmışlar buyrun
f- Yel değirmenleri


Daha neler neler , sanki cennetten bir köşe böyle güzel bir yeri görmeden güzelliği keşfedilemez. Denizine, tabiatına doğasına doyamayacaksınız.










merhaba ben hollada tilburgdan haluk
datcanin mukembel bir yer oldugunu soyleyebilirim her anlamda iklimi sakin bir hayat surmek isteyenlere bulunmaz bir cennet yani yalan dunyanin cenneti desem yerinde olur selamlar HALUK