<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; Ganez</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/author/ganez/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 00:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sivilceler ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/sivilceler-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/sivilceler-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 10:21:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[sivilceden korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Sivilceler ve Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[sivilcenin sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3692</guid>
		<description><![CDATA[Sivilce Nedir ?
Sivilceler tedavi edilebilen bir cilt problemidir. Yüzdeki deri üzerindeki kanalların kapanması ve içinin cerahat dolup yuvarlağımsı bir görüntü oluşturmasına sivilce denir. Sivilceler genellikle sinir, stres ve üzüntüden çıkabilir. Ama en önemli nedeni ergenlikten erişkinliğe geçinen dönemdir. Bu dönemde vücutta ki yağ oranı artar ve yağ yüz veya belli yerlerde sivilce şeklinde ortaya çıkar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sivilce Nedir ?</strong></p>
<p>Sivilceler tedavi edilebilen bir cilt problemidir. Yüzdeki deri üzerindeki kanalların kapanması ve içinin cerahat dolup yuvarlağımsı bir görüntü oluşturmasına <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a> denir. Sivilceler genellikle sinir, stres ve üzüntüden çıkabilir. Ama en önemli nedeni ergenlikten erişkinliğe geçinen dönemdir. Bu dönemde vücutta ki yağ oranı artar ve yağ yüz veya belli yerlerde <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a> şeklinde ortaya çıkar. Yağlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a> halinde ortaya çıktığı için insanlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a>leri çıktığı gibi patlatıyor. Bu yapılan en büyük hatadır. Çıkan <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a>ler olmadan ya da çıktığı gibi patlatılırsa, <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a> deri üzerinde leke ve iz bırakır. Bu da cildinizin kötü bir görünümü olmasını sağlar ve pürüzlü bir cilt oluşur.</p>
<p><strong>Sivilcelerin Tedavisi</strong></p>
<p>Sivilcelerin aslında en iyi tedavisi, çıktığında patlatmamak ve kendi haline bırakmaktır. Bunu uyguladığınız da <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a> kendiliğinden patlar ve cildinize zarar vermez. Diğer bir tedavi yöntemi ise bitkisel karışımlar. Krem ve kozmetik ürünlerle de tedavi yapılabilir ama en iyi tedavi cilt doktorları eşliğinde yapılmaktadır. Krem ve diğer kozmetik ürünlerle bireysel yapılan tedavi bazen daha kötü durumlar (cilt hastalıkları) ortaya çıkarabilir. Bu gibi durumlardan uzak durmalıyız.</p>
<p>Bazı ünlülerin yüzlerini görüyoruz ; kozmetik ürünlerin yan etkilerinden ötürü kırışık bir durum almıştır. Kimse genç yaşta ihtiyarlaşmış bir görünüme sahip olmak istemez değil mi? O halde kafamıza göre <a href="http://www.netyazari.com/tag/sivilce">sivilce</a>leri sıkmayalım ve kendimize göre; yüzümüze çeşitli kozmetik ürünleri sürmek gibi bir çözüm yolu bulmaya çalışmayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/sivilceler-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cep telefonu radyasyonundan korunma yolları</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-radyasyonundan-korunma-yollari.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-radyasyonundan-korunma-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 08:56:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cep Telefonu Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu radyasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu radyasyonun korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu zararları]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonunun zararlarını azaltma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[korunma yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3671</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonu radyasyonundan korunma ile ilgili ufak birkaç detay
Modern yaşamın vazgeçilmezlerinden olan cep telefonu insanlara sağladığı kolaylıklar ile hayatın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Teknolojinin hızla ilerlemesi cep telefonlarını iletişim aracı olmaktan çıkarıp oyun, eğlence ve daha pek çok alanda bağımlısı olduğumuz meta haline dönüştürmüşlerdir. Oysaki teknolojinin bu nimeti bize kazandırdıklarının yanı sıra zamanımızdan, maddiyatımızdan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/cep-telefonu-radyasyonu-beyin-kanseri.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3687" title="cep-telefonu-radyasyonu-beyin-kanseri" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/cep-telefonu-radyasyonu-beyin-kanseri-150x150.jpg" alt="cep-telefonu-radyasyonu-beyin-kanseri" width="150" height="150" /></a>Cep telefonu radyasyonundan korunma ile ilgili ufak birkaç detay</p>
<p>Modern yaşamın vazgeçilmezlerinden olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> insanlara sağladığı kolaylıklar ile hayatın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Teknolojinin hızla ilerlemesi cep telefonlarını iletişim aracı olmaktan çıkarıp oyun, eğlence ve daha pek çok alanda bağımlısı olduğumuz meta haline dönüştürmüşlerdir. Oysaki teknolojinin bu nimeti bize kazandırdıklarının yanı sıra zamanımızdan, maddiyatımızdan ve sağlığımızdan da pek çok götürüsü olmaktadır.</p>
<p>Peki, radyasyon önleyici materyaller kullanmak, kaliteli markalar almak ya da gerek olmadığı müddetçe <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> ile konuşmamak büyük korkumuz kanserden korunmamızı sağlar mı ?</p>
<p><strong>Üzgünüz ki hayır…</strong></p>
<p>Tüm bunlara dikkat etmenin yanı sıra pek çoğumuzun bilmediği bir kaç ufak detayı öğrendiğimiz takdirde uygulanması halinde eminiz ki daha sağlıklı ve bilinçli birer kullanıcı olacağız…</p>
<p><strong>Batarya ömrü uzun olan telefonları tercih etmek :</strong></p>
<p>Sebep, telefon bataryası bitmesine yakın zamanlarda özellikle tek çizgi kalmış ise normal konuşma ile alınan radyasyonun 800 katı kadar fazla radyasyon yaymaktadır. O sebeple şarj bitmesine yakın konuşulmaması ya da bu duruma sıkça maruz kalmamak için batarya ömrü uzun olan telefonların seçilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Cep telefonu ile arama yaptığımız sırada henüz açılmamış durumda iken yani karsı numaraya çağrı atar pozisyonda olduğumuz sırada telefonu kesinlikle kulağa yaklaştırmamak da bir başka korunma yöntemidir. Elimize alıp açıldığını gördüğümüz andan 2 saniye sonra kulağımıza alıp konuşma başlatmak en doğru yoldur.</p>
<p>Telefonu taşıma sırasında vücudumuza yakın bölgelerde değil de uygunsa çanta ya da kolay erişebileceğimiz bir başka alanda bulundurmak da bilinmesi gereken başka basit ama önemli bir detay olarak karşımıza çıkmaktadır. Üst ceplere (özellikle kalbe yakın) ya da boyna asmak yöntemiyle telefon taşımak ise en tehlikeli yöntemlerden biridir.</p>
<p>Kulaklık ile görüşmek de basit ve uygulanabilir bir davranıştır hem kolumuzu kullanmadan konuşuruz hem de daha az radyasyona maruz kalırız.</p>
<p>Pek çoğumuzun yaptığı bir başka hata ise, telefonlara alarmlarını kullanmak suretiyle çalar saat muamelesi yapmak. Oysaki alarmı kullandığımız ve sabah onunla uyanacağımız için radyasyon bombası o minik aleti yatak odamıza sokup sabaha kadar aynı ortamda hatta pek yakınımızda bulundurmak yapılabilecek en büyük yanlıştır. Uzmanlar cep telefonlarının yatak odasına götürülmemesini tavsiye ediyor. Bütün gün <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>na maruz kalıyoruz ancak vücut dinlenirken bu etkiye maruz kalmayabiliriz bu yüzden <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>nu yatak odasına sokmamalıyız.</p>
<p>Çift hatlı cep telefonları daha fazla radyasyon yaymasından ötürü sağlık konusundan pek tavsiye edilmemektedir. Neden çift hatlı telefonlar daha çok radyasyon yaymaktadır? Bu sorunun yanıtı gayet basit, bir hatlı telefon bir radyasyon yayıyorsa, iki hatlı telefon iki radyasyon yaymaktadır.</p>
<p>Cep telefonunu ile konuşulurken mümkün olduğunca sol kulak kullanılmalıdır, çünkü beyin başın sol tarafındadır, <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> sol kulakta olursa bu mesafe kısmen daha da artacaktır. Böylece az da olsa radyasyon etkisi azalacaktır.</p>
<p>Cep telefonu ile konuşmak yerine kısa mesaj (SMS) göndermek de <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> radyasyonundan korunmanın bir diğer yolu olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Cep telefonun etkileri hemen ortaya çıkmaz ancak zamanla çıkacaktır ki vücutta ani bir değişim olmaz ancak radyasyon birikmesi olmaktadır. Bu sebepten ötürü <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>nun olumsuz etkiler hemen ortaya çıkmaz daha sonraki aşamalarda çıkar.</p>
<p>Cep telefonu kanser ilişkisi bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır. Günde 30 dakikadan fazla <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> kullanmak beyin kanseri riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 yıl süren çalışmasının sonuçları <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> ve kanser arasındaki ilişkinin sonuçlarını ortaya koydu. 13 ülkeden 30 yaş üstü 5 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırmada, günde 30 dakikadan fazla <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>yla konuşanlarda <a href="http://www.netyazari.com/tag/beyin-kanseri">beyin kanseri</a> riskinin üçte bir arttığı gözlendi. Araştırmacıların bir sonraki adımı (bilimsel çalışması), çocukların cep telefonu kullanmasının beyin tümörü oluşumuna etkisini araştırmak olacak. Dünya Sağlık Örgütü ile birlikçe çalışma yürüten uzmanlar, çocukların beyin hücreleri henüz gelişmemiş olduğu için risk altında olduklarını düşünüyor.</p>
<p>Mümkün olduğunca cep telefonunu az kullanmalıyız ki daha sağlıklı ve uzun ömürlü yaşayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-radyasyonundan-korunma-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karbon Döngüsü Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/karbon-dongusu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/karbon-dongusu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 20:51:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[fotosentez]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[KARBON DÖNGÜSÜ]]></category>
		<category><![CDATA[karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzünde karbon döngüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3656</guid>
		<description><![CDATA[Karbon canlıların yapısındaki en önemli ve temel maddelerden biridir. Büyük moleküllü maddelerin yapısında kesinlikle karbon bulunur. Karbon bir görmesek bile neredeyse hayatımızın her yerinde bulunur. Havada, karada, suda ve canlılarda… Karbon sürekli bir döngü halindedir. Peki, karbon organik maddelerin yapısına nasıl katılıyor ? Bitkiler sayesinde…
Bitkiler fotosentez ile havadaki karbondioksiti alır ve besin yaparken kullanır. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/karbon-dongusu.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3678" title="karbon-dongusu" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/karbon-dongusu-150x150.jpg" alt="karbon-dongusu" width="150" height="150" /></a>Karbon canlıların yapısındaki en önemli ve temel maddelerden biridir. Büyük moleküllü maddelerin yapısında kesinlikle <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a> bulunur. Karbon bir görmesek bile neredeyse hayatımızın her yerinde bulunur. Havada, karada, suda ve canlılarda… Karbon sürekli bir döngü halindedir. Peki, <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a> organik maddelerin yapısına nasıl katılıyor ? Bitkiler sayesinde…</p>
<p>Bitkiler fotosentez ile havadaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksiti alır ve besin yaparken kullanır. Bu sayede <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a> organik maddelerin yapısına katılır. Hayvanlar da bu bitkilerle beslenerek <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>u vücutlarına alırlar. Karbon döngüsüne etki eden en önemli olay fotosentezdir. Çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a> bitkiler sayesinde diğer canlıların vücutlarına girer.</p>
<p>Dünya’da yeşil bitkilerin azalması demek havadaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksit gazının artması, diğer gazların azalması demektir. Havadaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksitin artması, havadaki oksijenin azalması ve asit yağmurlarının artmasına neden olur. Az bir rakam gibi görülse de tüm Dünyada 2–3 derecelik sıcaklık artışı Dünyadaki tüm dengeleri alt üst edebilir. İnsanı ele alırsak, insandaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksit miktarı aşırı yükselirse, beyindeki sinir hücrelerine aşırı derecede <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksit gider ve beyin, fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez. Eğer <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbondioksit">karbondioksit</a> miktarı azaltılırsa, bu sefer de solunum durabilir.</p>
<p>Çünkü karbondioksit gazı akciğerleri uyararak solunuma devam edebilmeyi sağlar. Şuanda havadaki karbondioksit oranı yaklaşık % 0,03 den daha azdır. Peki, bu miktarın % 25 civarına geldiğinde soluduğumuz havanın bizi öldüreceğini biliyor muydunuz? Biz sürekli ve dengesiz yakıt tüketerek havadaki karbondioksit miktarını artırıyoruz ve bu olaya destek oluyoruz. Çevremizi yeşillendirip <a href="http://www.netyazari.com/tag/oksijen">oksijen</a>i artırmalı bunun tersine <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbondioksit">karbondioksit</a>i azaltmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/karbon-dongusu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cep Telefonu Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmelidir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmelidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 20:10:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cep Telefonu Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?]]></category>
		<category><![CDATA[hangi cep markası]]></category>
		<category><![CDATA[hangi marka telefon almalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[mobil telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3650</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir cep telefonu alacaksınız ama aldığınız cep telefonu yurt dışından mı getirilmiş, kaçak mı, değil mi, garantili mi, değil mi ? Aklınızda bu tür sorular varsa bu yazı tam size göre bu yazıyı iyice okuyun ve ona göre karar verin.
Piyasada aynı marka ve model cep telefonu değişik fiyatlarda bulabiliyorsunuz. Örnek x marka bir cihazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmeli-dikkat-edilmesi-gerekenler.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3673" title="cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmeli-dikkat-edilmesi-gerekenler" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmeli-dikkat-edilmesi-gerekenler-150x150.jpg" alt="cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmeli-dikkat-edilmesi-gerekenler" width="150" height="150" /></a></strong>Yeni bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> alacaksınız ama aldığınız <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> yurt dışından mı getirilmiş, kaçak mı, değil mi, garantili mi, değil mi ? Aklınızda bu tür sorular varsa bu yazı tam size göre bu yazıyı iyice okuyun ve ona göre karar verin.</p>
<p>Piyasada aynı marka ve model <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> değişik fiyatlarda bulabiliyorsunuz. Örnek x marka bir cihazı bir yerde 500 TL başka bir yerde 400-450 TL olabiliyor. Şimdi size bunun açıklamasını yapalım.</p>
<p>Tamamen garantili ve kaçak olmayan bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>  % 6-8 arası karla satılır. Yani 500 TL’lik bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a>nun karı en fazla 35-40 TL’dir. Peki, 500 liralık telefon ile aynı marka ve model olan telefonlar başka yerde 400-450 TL’ye satılıyor.</p>
<p><strong>İşte Size bu durumun nedenleri:</strong></p>
<p>1. Cihaz yurda kaçak yollarla girmiştir. Fatura ve garantisi yoktur.</p>
<p>2.  Cep telefonu yurda normal yollarla girmiştir. Faturası vardır, garantisi yoktur.</p>
<p>3. Cep telefonu hem faturalı hem de garantili olabilir. Ancak bu garanti marka garantisi değildir, aldığınız yerin garantisidir, her hangi bir problemde götürdüğünüzde kendi anlaştıkları tamirciler tarafından tamir edilecektir.</p>
<p>4. Cihaz daha önce bir başkasına satılmıştır ve müşteri memnuniyetsizliğinden ötürü geri alınmıştır. Kutusu, garanti belgesi yenilenmiş ve cihaz yeniden satışa sunulmuş olabilir.</p>
<p>5. Cep telefonu hem faturalı hem de garantili olabilir ancak, alıcıya satılırken telefonun aksesuarları orijinal olmaz da yan sanayi olur. Örneğin bir batarya 80 TL, yan sanayi 15-20 TL ne oldu fiyat düştü.</p>
<p>Aynı şekilde kulaklık ve şarj aletinin de değiştirildiğini düşünürsek mantıklı bir açıklama olmaktadır.</p>
<p>Bu durumda olası arıza durumlarında fabrika bu kulaklık, şarj aleti ve batarya gibi aksesuarları garanti kapsamında kabul etmeyecektir. Orijinal bir batarya 3 sene kullanılabilir ancak yan sanayi batarya en fazla 2 sene kullanılabilir.</p>
<p>Bence belli başlı bilinen ve çeşitli kalite ödülleri ile ödüllendirilen cep telefonları alınmalıdır. Örneğin; Sony Ericsson Avrupa’da kaliteli bir cep telefon seçildi. Sony Ericsson tercih edilebilir ancak her model için geçerli olmayabilir. Çift hatlı telefonlar şimdilik tavsiye edilmiyor, çünkü henüz tam kalite yakalanamamıştır.</p>
<p>Bu gibi nedenlerden dolayı ucuz telefon alıp 1 yıl sonra yeniden telefon almaktansa orijinal, kaliteli, garantili bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cep-telefonu">cep telefonu</a> alırım 3-4 sene keyfime bakarım diyenler için bu yazı süper bir yazı oldu.</p>
<p>Uyarmak Bizden Karar Vermek Sizden…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cep-telefonu-alirken-nelere-dikkat-edilmelidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü ve Anne Sütünü Artıran Besinler</title>
		<link>http://www.netyazari.com/anne-sutu-ve-anne-sutunu-artiran-besinler.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/anne-sutu-ve-anne-sutunu-artiran-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 09:07:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü ve Anne Sütünü Artıran Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütünü Artıran Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütünün önemi]]></category>
		<category><![CDATA[az sütünüz geliyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sütüm gelmiyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3648</guid>
		<description><![CDATA[Anne sütü yeni doğmuş bir bebeğin ilk altı ayında çok önemlidir. Artık günümüz de ebeveynler çocuklarına anne sütü vermek istiyor. Çünkü anne sütü bebek sağlığı için çok yararlıdır. Diğer tüm mamalar anne sütünün yerini tutamaz ve anne sütü gibi bebeği besleyemez. Anne sütünü yeni doğan bebek çok tüketeceğinden, anne sütü genel de bebeğe yetmez. İşte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left">Anne sütü yeni doğmuş bir bebeğin ilk altı ayında çok önemlidir. Artık günümüz de ebeveynler çocuklarına anne sütü vermek istiyor. Çünkü anne sütü bebek sağlığı için çok yararlıdır. Diğer tüm mamalar anne sütünün yerini tutamaz ve anne sütü gibi bebeği besleyemez. Anne sütünü yeni doğan bebek çok tüketeceğinden, anne sütü genel de bebeğe yetmez. İşte bu sütü artırmak için ilk önce anne düzenli ve dengeli beslenmelidir. Bunun yanında bol miktarda da su içmelidir. Alternatif olarak süt içmekte anne sütünü artırır. Bebeğinizi emzirme şekliniz de sütünüzü artırmak için çok önemlidir. Eğer bebeğiniz meme ucunu ağzına düzgün bir şekilde alamazsa ağzı yorulur ve emmeyi bırakır. Buda anne sütünü azaltır.</p>
<p><strong>Anne sütünü artıran besinler ise şunlardır ;</strong> çemen ve çemen otu, rezene, ısırgan otu, tarçın, fesleğen ve nane, maydanoz gibi bitkilerdir. Bu bitkilerin çaylarını da alıp tüketebilirsiniz. Ek olarak salatalar içine katarak ta bu ürünleri tüketirseniz anne sütün deki artışı görebilirsiniz. Besin durumundan farklı olarak anne sütünün gelmesi için göğüs ve karnınıza masaj yapmak süt bezelerini uyandırır. Bunun sonucunda da süt salgıları meme ucuna gider. Buradan da bebeğinize emzirirsiniz. İşte bu yüzden masaj yapmak ta anne sütünü artıran bir diğer faktördür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/anne-sutu-ve-anne-sutunu-artiran-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lösemi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/losemi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/losemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 16:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[löseminin çeşitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3637</guid>
		<description><![CDATA[Akyuvarların ani ve denetlenemez şekilde üremesi ile ortaya çıkan karakteristik bir sistem hastalığıdır.
Löseminin dört genel tipi vardır:
CLL; her yıl 7000 (yedi bin) kişi bu hastalığa yakalanır. En çok 55 yaş üzerinde rastlanır. Çocuklarda görülmemiştir.
CML; her yıl 4400 (dört bin dört yüz) civarında kişi bu hastalığa yakalanır. Genellikle yetişkinlerde görülür.
ALL; her yıl 3800 (üç bin sekiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akyuvarların ani ve denetlenemez şekilde üremesi ile ortaya çıkan karakteristik bir sistem hastalığıdır.</p>
<p><strong>Löseminin dört genel tipi vardır:</strong></p>
<p><strong>CLL; </strong>her yıl 7000 (yedi bin) kişi bu hastalığa yakalanır. En çok 55 yaş üzerinde rastlanır. Çocuklarda görülmemiştir.</p>
<p><strong>CML; </strong>her yıl 4400 (dört bin dört yüz) civarında kişi bu hastalığa yakalanır. Genellikle yetişkinlerde görülür.</p>
<p><strong>ALL;</strong> her yıl 3800 (üç bin sekiz yüz) civarında kişi bu yakalanır. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülmektedir.<strong></strong></p>
<p><strong>AML; </strong>her yıl 10600 (on bin altı yüz) civarında kişi bu hastalığa yakalanır. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülmektedir.</p>
<p><strong>Löseminin Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p>Kansızlık, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, dil ve dudaklarda kuruma ve çatlama, diş etlerinde şişme, büyüyen bademcikler, kalp atışlarında hızlanma, nefes darlığı gibi çeşitli belirtileri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/losemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Lekelerine Doğal Çözümler</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cilt-lekelerine-dogal-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cilt-lekelerine-dogal-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 11:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt lekelerine çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekelerine Doğal Çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte leke]]></category>
		<category><![CDATA[deri lekeleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğal çözüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3642</guid>
		<description><![CDATA[Ciltteki lekeler kişiler için özellikle de kadınlar için çok kötü bir durum ortaya çıkarır. Kozmetik ürünlerden fayda sağlayamayan kişiler genellikle doğal ürünlere yönelir. Bu yazımızda doğal ürünlerden bahsedeceğiz. Bizim bu önerdiklerimizi denemeden önce cilt sorunlarınız için doktora başvurmalısınız. Ardından bu maskeleri denemelisiniz.
Elma Sirkesi ;
Eşit miktarlarda elma sirkesini ve suyu kaynatın. Ardından bu karışımın buharı ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ciltteki lekeler kişiler için özellikle de kadınlar için çok kötü bir durum ortaya çıkarır. Kozmetik ürünlerden fayda sağlayamayan kişiler genellikle doğal ürünlere yönelir. Bu yazımızda doğal ürünlerden bahsedeceğiz. Bizim bu önerdiklerimizi denemeden önce cilt sorunlarınız için doktora başvurmalısınız. Ardından bu maskeleri denemelisiniz.</p>
<p><strong>Elma Sirkesi ;</strong></p>
<p>Eşit miktarlarda elma sirkesini ve suyu kaynatın. Ardından bu karışımın buharı ile yüzünüze buhar banyosu yaptırın. Yaptığınız bu karışımın suyu ile yüzünüzü haftada belli süreler aralığında yıkarsanız da cilt lekelerine iyi gelir.</p>
<p><strong>Anason Tohumu ;</strong></p>
<p>Tohumlar bir kaba konur ve su ilave edilir. Ardından güzelce kaynatılır. Bu kaynatılan karışım süzüldükten sonra tohumlar atılır ve çıkan su ile yüze bakım yapılır. Bu da cildinizdeki lekeleri önler.</p>
<p><strong>Biberiye ;</strong></p>
<p><strong> </strong>Biberiye merhem haline getirip cilde sürülürse, ciltteki kırışıklıklar giderilir. Kurutulmuş biberiye yaprağı ve çiçeği bir kabı içerisinde kaynatılır. Bu kaynatılan su ile vücut yıkandığında cildi yumuşatır ve lekelere iyi gelir.</p>
<p>Tüm bu yazdıklarımızın % 100 doğruluğunu ispatlamıyoruz. Sadece araştırmalara göre böyle olduğunu savunuyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cilt-lekelerine-dogal-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deri Kanseri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/deri-kanseri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/deri-kanseri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:30:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[deri kanseri belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[deri kanseri nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[deri kanseri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Kanseri Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Kanseri ve Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3639</guid>
		<description><![CDATA[Deri üzerindeki çok küçük yaralar ile başlayan bu hastalık, vücudunuzdaki lekelerin, benlerin ve çillerin irileşmesi ile devam eder. Bu gibi durumları hasta olan kişi takip etmelidir. Çünkü deri kanserinde tedaviye erken başlanılırsa ve tanı konulursa kanserin iyileşme oranı çok yüksektir. Bu tür belirtileri hissettiğinizde hemen doktorunuza başvurun. Tedavi yöntemi aşağıdaki gibidir.
Deri Kanserinin Nedenleri
Nedenlerin başında Güneş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/deri_kanseri-deri_kanseri.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3654" title="deri_kanseri-deri_kanseri" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/05/deri_kanseri-deri_kanseri-150x150.jpg" alt="deri_kanseri-deri_kanseri" width="150" height="150" /></a>Deri üzerindeki çok küçük yaralar ile başlayan bu hastalık, vücudunuzdaki lekelerin, benlerin ve çillerin irileşmesi ile devam eder. Bu gibi durumları hasta olan kişi takip etmelidir. Çünkü deri kanserinde tedaviye erken başlanılırsa ve tanı konulursa kanserin iyileşme oranı çok yüksektir. Bu tür belirtileri hissettiğinizde hemen doktorunuza başvurun. Tedavi yöntemi aşağıdaki gibidir.</p>
<p><strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/deri-kanseri">Deri Kanseri</a>nin Nedenleri</strong></p>
<p>Nedenlerin başında Güneş ışınları gelmektedir. Güneş ışınlarından çok fazla etkilenme ve kömür, arsenik gibi maddeler ile de temastaysanız bunlar deri kanserinin başlıca sebepleridir. Deri kanseri açık tenli, gözleri ve saçları açık renk olan, ailesinde deri kanseri görmüş kişi olan ve derisinde çok fazla leke ve çil olan kişilerde görülme olasılığı çok yüksektir.</p>
<p><strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/deri-kanseri">Deri Kanseri</a>nin Tedavisi</strong></p>
<p>TIP alanında bu hastalığın tedavisi, derideki dokunun anestezi yöntemi ile alınmasıdır. Tedaviye başlanmadan önce erken tanı da çok önemlidir. Bu hastalık için evinizde bir reçete yapabilirsiniz kendinize. Bu reçetede on adet menekşe yaprağını iyice ezip lapa haline getirilir. Getirdikten sonra kanserli bölgelere her gün bu lapa sürülür. Böylece derideki deformenin iyileşmesi sağlanır. Umarım bu bilgiler faydalı olur ancak önce Tıp’a başvurulmalıdır yani doktora gidilmelidir daha sonraki aşamada alternatif tıp dikkate alınıp uygulanmalıdır ya da doktorunuzun tavsiyesi ile tıp ile alternatif tip birlikte uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/deri-kanseri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kpss kursları faydalı mı ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/kpss-kurslari-faydali-mi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/kpss-kurslari-faydali-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 15:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Dersane seçerken dikkat edilmesi gereken hususlar]]></category>
		<category><![CDATA[dershane]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hangi kursa gitmeliyim]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanma]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[Kpss kursuna gitmeli miyim]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[memuru]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3348</guid>
		<description><![CDATA[Kpss Kurslarına gitmeli miyim ?, Kpss kursları işe yarar mı gibi sorular son dönemde çok sorulur oldu bu konuda fikirlerimizi yazmak istedik !


KPSS kursları genelde YGS ve LYS için açılmış dershaneler ya da bilgisayar kursu muhasebe kursu gibi mesleğe yönelik kurs merkezleri tarafından yan dal olarak açılmış kurslardan oluşuyor. Dersane de çalışmış bir öğretmen olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/04/kpss-kurslari-faydalimi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3352" title="kpss-kurslari-faydalimi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/04/kpss-kurslari-faydalimi-300x225.jpg" alt="kpss-kurslari-faydalimi" width="240" height="180" /></a><strong>Kpss Kurslarına gitmeli miyim ?, Kpss <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>ları işe yarar mı gibi sorular son dönemde çok sorulur oldu bu konuda fikirlerimizi yazmak istedik !</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>KPSS <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>ları genelde YGS ve LYS için açılmış dershaneler ya da bilgisayar <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>u muhasebe <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>u gibi mesleğe yönelik <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a> merkezleri tarafından yan dal olarak açılmış <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>lardan oluşuyor. Dersane de çalışmış bir öğretmen olarak söylemeliyim ki bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>lar eğer ciddi, kurumsallaşmış kurumlar tarafından yapılmıyorsa sadece ticari kaygılarla yapılıyor demektir.</p>
<p><strong>Hangi Kpss Kursuna Gitmeliyim ?</strong></p>
<ul>
<li>Kpss dershanesine gidecekseniz o dershanenin merkez <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a>una bakın merkez <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a> yani  en önem verilen <a href="http://www.netyazari.com/tag/kurs">kurs</a> KPSS değilse YGS, İngilizce vb ise o kursa para vermeyin.</li>
<li>Eğer kayıt olmak istediğiniz <a href="http://www.netyazari.com/tag/dershane">dershane</a> 3’ten fazla alanda kurs veriyorsa o <a href="http://www.netyazari.com/tag/dershane">dershane</a> uzmanlaşamamış demektir. Bu da o <a href="http://www.netyazari.com/tag/dershane">dershane</a>yi seçmemek için iyi bir nedendir.</li>
<li>Mesleki tecrübeme dayanarak söylüyorum eğitimci olmayan patronlar tarafından kurulmuş dersaneler genelde ticari amaçlı açılmış, yani ana gayesi para kazanmak olan eğitim kurumları oluyorlar…</li>
<li>Kpss kursu seçmeden önce muhakkak  kayıt olmak istediğiniz kursa giden öğrencilerin görüşlerini alın.</li>
<li>Kpss kursları tamamen faydasız demek yanlış olur kaliteli eğitim veren yerleri tavsiye ediyoruz fakat iyi seçmelisiniz.</li>
<li>Son olarak kurslara gitmeden sınav kazanan bir çok Öğretmen adayı ya da iktisat-İşletme mezunu vb. var  bu gerçeği de göz ardı etmeyin..</li>
</ul>
<p>Herkese Kpss&#8217;de ve tüm sınavlarda başarılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/kpss-kurslari-faydali-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermeni Meselesi (Tehcir Kanunu)</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ermeni-meselesi-tehcir-kanunu.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ermeni-meselesi-tehcir-kanunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 12:37:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[çete]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[ERMENİ MESELESİ]]></category>
		<category><![CDATA[milleti]]></category>
		<category><![CDATA[PANSLAVİZM]]></category>
		<category><![CDATA[sadıka]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım iddiaları]]></category>
		<category><![CDATA[sözde ermeni soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[sözde soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Sutyun]]></category>
		<category><![CDATA[Taşnak]]></category>
		<category><![CDATA[TEHCİR KANUNU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2061</guid>
		<description><![CDATA[Ermeni meselesi denilen olay 1915 yılında Osmanlı ordusunu arkadan vuran ve Ermenilerin bulunduğu bölgelerde masum Türk vatandaşlarını öldüren ermeni çetelerine karşı devletin almış olduğu göç kararıdır.Bu göç kararına TEHCİR KANUNU adı verilmektedir.Bu göç ettirme politikası sırasında devlet özel önlemler almıştır.
Peki tehcire neden gelindi ? Aslında Osmanlı Devleti sınırlarında yaşayan Ermeniler yüzyıllar boyunca hep Türklerle dostça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ermeni meselesi denilen olay 1915 yılında Osmanlı ordusunu arkadan vuran ve Ermenilerin bulunduğu bölgelerde masum Türk vatandaşlarını öldüren ermeni <a href="http://www.netyazari.com/tag/cete">çete</a>lerine karşı devletin almış olduğu göç kararıdır.Bu göç kararına <strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.netyazari.com/tag/tehcir-kanunu">TEHCİR KANUNU</a></span></strong> adı verilmektedir.Bu göç ettirme politikası sırasında devlet özel önlemler almıştır.<span id="more-2061"></span><br />
Peki tehcire neden gelindi ? Aslında Osmanlı Devleti sınırlarında yaşayan Ermeniler yüzyıllar boyunca hep Türklerle dostça yaşamış ve ilişkilerinde birkaç, günlük mesele dışında bir soruna rastlanmamıştır.Hatta Ermeniler Osmanlı arşivlerinde <strong><span style="text-decoration: underline;">MİLLET-İ SADIKA</span></strong> (Sadık millet)olarak da yerini almıştır.</p>
<p>Ancak özellikle Rusya’nın bölgedeki rolünü arttırma isteği ve bunun sonucunda geliştirdiği politikalar neticesinde Ermeniler de bu politikalar içinde rol almıştır.Rusya balkanlarda Osmanlı’yı parçalamak için <strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/panslavizm">PANSLAVİZM</a></strong> politikasını hayata geçirirken Osmanlı’nın doğusunda ise mezhepdaş olduğu Ermenileri kullanmıştır.Osmanlı’nın son dönemlerde zayıf hali ve toprakları üzerinde yeterince egemen olamaması Rusya’nın ekmeğine yağ sürmüştür.<br />
<a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ermeni_soykirimi_cetesi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2079" title="ermeni_soykirimi_cetesi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ermeni_soykirimi_cetesi-300x256.jpg" alt="ermeni_soykirimi_cetesi" width="300" height="256" /></a>Rusya, Balkanlar’daki politikasını rahatça Bulgarlar ve Sırplar üzerinden yürütürken Doğu politikasını da 1877-78 Osmanlı_Rus savaşından sonra Ermeniler üzerinden yürütme fırsatı bulmuştur. Savaştan sonra imzalanan Ayestefanos antlaşması ile Ermeniler üzerinde ıslahat yapılacak maddesiyle <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a> meselesinin tohumu atılmış ve Ermeniler de bununla birlikte Rusya ya yakınlaşmaya başlamıştır.Ancak bu antlaşma Avrupalı büyük devletlerin girişimiyle uygulanmamıştır. Fakat BERLİN ANTLAŞMASI bunun yerine uygulanmıştır.</p>
<p>Bu antlaşmaların ardından artık Ermeniler de kendi içinde örgütlenmeye başlamış,Rusya başta olmak üzere İngiltere ve Fransa da Ermenileri kullanmak için harekete geçmiştir.Burada tek hedef vardır:KENDİ ÇIKARLARINA UYGUN HAREKET EDECEK VE OSMANLI’YI İÇERİDEN PARÇALAYACAK BAŞKA BİR MİLLET.Bu millet de Ermeniler olarak seçilmiştir.1890 yılında tiflis’te kurulan Taşnak <a href="http://www.netyazari.com/tag/sutyun">Sutyun</a> örgütü de Ermenilerin içinde nam salmaya başlamış ve Özellikle Doğu Anadolu bölgesinde faaliyetlerini arttırarak hem yandaş kazanma yoluna gitmiş hem de provakatif eylemlerine başlamıştır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ermeni_tehcir_kanunu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2083" title="ermeni_tehcir_kanunu" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ermeni_tehcir_kanunu-300x277.jpg" alt="ermeni_tehcir_kanunu" width="300" height="277" /></a>I.Dünya savaşı’nın çıkmasında bir süre önce bu örgütle birlikte Rusya, HER EVE(BU EVLER ERMENİ EVİ) BİR SİLAH KAMPANYASI BAŞLATMIŞ VE ERMENİLERİ SAVAŞTAN ÖNCE SİLAHLANDIRMIŞTIR.<br />
I.Dünya savaşının çıkmasıyla birlikte Ruslar ,Erzurum ve Van’ı gözüne kestirmiştir.Artık burada <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a>ler’in harekete geçme zamanı gelmiş ve ilk olarak Van’da çıkan isyanla birlikte kısa sürede <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a> nüfusunun olduğu her yerde ayaklanmalar başlamıştır.Bu ayaklanmalardan başka Kafkas cephesinde savaşan Osmanlı ordusunun arkasında hem orduyu tehdit etmişler hem de orduya ait lojistik birimleri başta olmak üzere birçok ordu malına zarar vermişlerdir.Hatta daha da ileri giderek cephe gerisinde yaralı asker taşıyan araçlara saldırmışlardır.Osmanlı telgraf hatlarını kesmişlerdir.Bu da yetmiyormuş gibi bölgedeki masum halkı katletmişlerdir.</p>
<p> İşte bu oluşumların sonucunda Osmanlı Devleti Tehcir Kanunu çıkarmak zorunda kalmıştır.Tehcir kanunu,tüm Ermenileri kapsamamaktadır.Sadece olaylara karıştığı tesbit edilen Ermeniler bu kanuna tabi tutulmuştur.Kanun çıkarıldıktan sonra ilgili kişilere tebligat yapılarak 15 gün mühlet verilmiş ve bu süre sonunda Osmanlı jandarması eşliğinde göç ettirilmiştir.Göç edenlere günlük yevmiye bile hükümet tarafından verilmiştir.Göç ettirilen Ermenilerin malları da devlet güvencesine alınmıştır.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ataturk_ermeni_tehciri_sozu_ne_dedi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2081" title="ataturk_ermeni_tehciri_sozu_ne_dedi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/ataturk_ermeni_tehciri_sozu_ne_dedi-300x300.jpg" alt="ataturk_ermeni_tehciri_sozu_ne_dedi" width="300" height="300" /></a>Tabi bu göç ettirme sürgün politikası değildir.Yine göçe tabi Ermeniler Osmanlı Devleti sınırları içinde bir bölgeye naklolunmuştur.Bunlar kayıt altına alınmıştır.</p>
<p>Kısacası bugün karşımıza getirilen <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a> meselesi bir devletin meşru hakkını kullanmasından başka bir şey değildir ki Osmanlı bunu en nazik şekilde kullanmayı tercih etmiştir.Buna benzer tehcir meselesini A.B.D.’nin II. Dünya savaşı sırasında ülkesindeki Japonlara uyguladığını görmekteyiz.Hele ki japonlar Ermeniler gibi de bir katliama girişmeden bu başlarına gelmiştir.<br />
Bu bağlamda bizler <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a> meselesi ya da soykırım denilen meseleyi tarihteki arşivlerimiz ve görgü tanıklarımızla yalanlamaktayız.Bu yalanlama sadece bizim içimizden değil,Avrupalı devletlerin bu olayların içinde bulunmuş asker ve diplomatlarından de gelmektedir.Bugün bizler temiz tarihimizle bu konun tarihçiler nezdinde tartışılmasını isterken <a href="http://www.netyazari.com/tag/ermeni">ermeni</a> diasporası bunu siyasi arenaya sürüklemede direnmektedir.Bu durum da onların kendi tarih ve iddialarına güvenmediğinin açık bir kanıtıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ermeni-meselesi-tehcir-kanunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Net Göç Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/net-goc-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/net-goc-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 11:46:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Net GÖÇ]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus hareketleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1783</guid>
		<description><![CDATA[Gelen nüfus ile giden nüfus arasındaki farka Net Göç adı verilmektedir.
Örneğin :
10 Kişi gelen nüfus
5 kişi giden nüfus
O halde NET GÖÇ 5 kişidir.
Bir yerin net göçünü hesaplarken ;
Verdiği göç miktarı fazla ise – (eksi-negatif) değer alır
Aldığı Göç Miktarı Fazla İse + (artı-pozitif) değer alır…
Mustafa YİĞİT
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelen <a href="http://www.netyazari.com/tag/nufus">nüfus</a> ile giden <a href="http://www.netyazari.com/tag/nufus">nüfus</a> arasındaki farka<strong> Net Göç</strong> adı verilmektedir.</p>
<p>Örneğin :</p>
<p>10 Kişi gelen <a href="http://www.netyazari.com/tag/nufus">nüfus</a><br />
5 kişi giden <a href="http://www.netyazari.com/tag/nufus">nüfus</a></p>
<p>O halde<strong><span style="text-decoration: underline;"> NET GÖÇ 5 kişi</span></strong>dir.</p>
<p>Bir yerin net <a href="http://www.netyazari.com/tag/goc">göç</a>ünü hesaplarken ;</p>
<p>Verdiği <a href="http://www.netyazari.com/tag/goc">göç</a> miktarı fazla ise – (eksi-negatif) değer alır<br />
Aldığı Göç Miktarı Fazla İse + (artı-pozitif) değer alır…<br />
Mustafa YİĞİT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/net-goc-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coğrafya&#8217;da Sürdürülebilirlik Kavramı Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cografyada-surdurulebilirlik-kavrami-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cografyada-surdurulebilirlik-kavrami-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 10:57:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[evrensel]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1787</guid>
		<description><![CDATA[Sürdürülebilir Kalkınma
Ülkelerin doğa ve insana ait kapasiteleri ile ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını dengeleyecek şekilde yürütülen kalkınma şeklidir. Bir başka deyişle doğayla uyumlu kalkınma olarak da isimlendirilebilir.
Sürdürülebilir Gelişme
Gelecek nesillerin kendi gereksinimlerini karşılayabilmelerini tehlikeye atmadan bugünün ihtiyaçlarına karşılamaktır.
Sürdürülebilir Tarım
Tarımsal faaliyetin uzun dönemde verimliliği çevreyi koruyacak, ekonomik gelişmeyi sağlayacak, kırsal yaşam kalitesini yükseltecek şekilde yönlendirilmesidir.
Bir başka deyişle tarımın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sürdürülebilir <a href="http://www.netyazari.com/tag/kalkinma">Kalkınma</a></strong></span></p>
<p>Ülkelerin doğa ve insana ait kapasiteleri ile ekonomik ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/sosyal">sosyal</a> ihtiyaçlarını dengeleyecek şekilde yürütülen kalkınma şeklidir. Bir başka deyişle doğayla uyumlu kalkınma olarak da isimlendirilebilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sürdürülebilir <a href="http://www.netyazari.com/tag/gelisme">Gelişme</a></span></strong></p>
<p>Gelecek nesillerin kendi gereksinimlerini karşılayabilmelerini tehlikeye atmadan bugünün ihtiyaçlarına karşılamaktır.<span id="more-1787"></span><strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sürdürülebilir <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a></span></strong></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a>sal faaliyetin uzun dönemde verimliliği çevreyi koruyacak, ekonomik gelişmeyi sağlayacak, kırsal yaşam kalitesini yükseltecek şekilde yönlendirilmesidir.<br />
Bir başka deyişle tarımın sürekli yapılabilme olanaklarına sahip olmasıdır.<br />
<a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a>sal <a href="http://www.netyazari.com/tag/cesitlilik">çeşitlilik</a> korunur ve bu tarıma konu olan ürünler gelecek nesillere aktarılır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/ekolojik">Ekolojik</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/surdurulebilir">Sürdürülebilir</a>lik</strong></span></p>
<p>Çevreyi en fazla doğanın kendi kendini yenileyebileceği kadar doğadan faydalanmaktır. Bu kapsamda sürdürülebilirlik biyofiziksel işlemler ile ekosistemin devam eden üretkenliği ve fonksiyonu üzerinde odaklaşır. Aynı zamanda uzun dönemde kaynakların kalite ve üretkenliği, su ve toprak gibi fiziksel şartların korunması, genetik kaynakların korunması, biyolojik farklılıkların muhafaza edilmesi gibi konularda ekolojik sürdürülebilirlik kavramı içine girer.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sosyal <a href="http://www.netyazari.com/tag/surdurulebilir">Sürdürülebilir</a>lik</span></strong></p>
<p>Gıda ve barınma gibi temel gereksinimlerin sürekli temini yanında güvenlik, eşitlik, özgürlük, eğitim, istihdam gibi kültürel ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/sosyal">sosyal</a> zorunluluklarda karşımıza çıkar. Bu da çeşitli olumsuzlukları beraberinde getirir bu olumsuzlukların önlenmesi ve gerekli önlemlerin alınmasıdır. Örneğin; kırdaki olumsuz şartlardan dolayı kırdan kente göç yaşanmaktadır bu kırdan kente göçü önlemek.</p>
<p> <br />
<strong><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/kalkinma_sanayi1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2069" title="kalkinma_sanayi1" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/kalkinma_sanayi1.jpg" alt="kalkinma_sanayi1" width="232" height="237" /></a><a href="http://www.netyazari.com/tag/ekonomik">Ekonomik</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/surdurulebilir">Sürdürülebilir</a>lik</span></strong></p>
<p>Bir yatırım alanına gerektiği kadar yatırım yapmak ve bunun karşılığını alabilmektir. Başka bir deyişle insanların karnını doyurabilmek için yeteri kadar yatırım yapmak ve bu yatırımın karşılığını almaktır.<br />
Süreklilikte ekonomik yaklaşım, tarımsal üretici açısından uzun dönemli faydayı hedefler ayrıca ekonomik performans, düşük tarımsal ürün fiyatları, azalan üretim, yüksek üretim maliyeti veya bunlara benzer olumsuz koşullar nedeniyle tarımsal işletmelerin varlığı ekonomik açıdan sürdürülebilirliği ortaya çıkaran faktörlerdir.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Evrensel <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a></span></strong></p>
<p><strong></strong>Dünya üzerindeki tarım alanlarında her türlü bitkiyi yetiştirmek mümkündür. Dünya tarımındaki en önemli özellik evrensel olmasıdır. Evrensel tarım demek <strong>“ <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a>da Çeşitlilik ”</strong> demektir.<br />
Bir başka deyişle tarımın ticarete konu olması olayına Evrensel <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a> adı verilmektedir. <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarim">Tarım</a>ın ticarete konu olmasıyla tarım yöntemleri gelişir ve tarımsal verim ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/cesitlilik">çeşitlilik</a> artar.</p>
<p> </p>
<p>Mustafa YİĞİT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cografyada-surdurulebilirlik-kavrami-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atmosferde Salınan Co2 Gazı Artışının Su Bitkilerinin Fotosentezi Üzerine Etkileri</title>
		<link>http://www.netyazari.com/atmosferde-co2-gazinin-artisinin-su-bitkilerinin-fotosentezi-uzerine-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/atmosferde-co2-gazinin-artisinin-su-bitkilerinin-fotosentezi-uzerine-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 17:25:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[bitki solunumu]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[Co2]]></category>
		<category><![CDATA[dense]]></category>
		<category><![CDATA[Egerria]]></category>
		<category><![CDATA[Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[fotosentez]]></category>
		<category><![CDATA[Fotosentezi]]></category>
		<category><![CDATA[gazı]]></category>
		<category><![CDATA[ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Salınan]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1769</guid>
		<description><![CDATA[Bu çalışma atmosderde çeşitli sebeplerle artan CO2 gazının su bitkisinin(Egerria dense) fotosentezini arttırp arttırmadığını gözlemlemek için yapılmıştır.
Bu amaç için iki adet su bitkisi kullanılarak, her iki bitkiye de fotosentez şartları sağlandı. Birinci bitkinin ortama ek olarak CO2 sağlandı. Bitkiler gözlem yapılmak üzere 105 dk aynı koşullarda bırakıldı. Bu süre içinde belirli aralıklarla ürettikleri O2 miktarları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu çalışma atmosderde çeşitli sebeplerle artan CO2 gazının <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> bitkisinin(<em>Egerria <a href="http://www.netyazari.com/tag/dense">dense</a></em>) <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a>ini arttırp arttırmadığını gözlemlemek için yapılmıştır.</p>
<p>Bu amaç için iki adet <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> bitkisi kullanılarak, her iki bitkiye de <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a> şartları sağlandı. Birinci bitkinin ortama ek olarak CO2 sağlandı. Bitkiler gözlem yapılmak üzere 105 dk aynı koşullarda bırakıldı. Bu süre içinde belirli aralıklarla ürettikleri O2 miktarları ölçüldü.<span id="more-1769"></span><br />
<strong>1. GİRİŞ</strong></p>
<p>Küresel <a href="http://www.netyazari.com/tag/isinma">ısınma</a>, insanlar tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.(wikipedia, 2008)</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/sera_etkisi_kuresel_isinma.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-2051" title="sera_etkisi_kuresel_isinma" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/sera_etkisi_kuresel_isinma-300x226.gif" alt="sera_etkisi_kuresel_isinma" width="300" height="226" /></a>Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> buharı, karbondioksit ve metan <a href="http://www.netyazari.com/tag/gazi">gazı</a>nın dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi. Bilim adamlarına göre işte bu artış <a href="http://www.netyazari.com/tag/kuresel">küresel</a> ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama <a href="http://www.netyazari.com/tag/kuresel">küresel</a> sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor. Bilim adamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkileri olduğu görüşünde. (<a href="http://www.netyazari.com/tag/kuresel">küresel</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/isinma">ısınma</a>, 2008)</p>
<p>Yapılan araştırmalar, ormanların ve okyanusların insanoğlunun ürettiği milyarlarca ton karbondioksitin yarısını emerek yok ettiğini göstermektedir. Yılda ortalama iki milyar tonun üzerindeki karbon, diğer bir ifadeyle döngüde yok olan karbonun yarısı okyanuslara gider. Bitkilerin daha hafif olan &#8216;karbon 12&#8242; içeren gazları kullanmaları ve bu durumda &#8216;karbon 13&#8242; gazının atmosferde birikmesine rağmen okyanusların karbon gazı konusunda seçici olmaması atmosferin temizlenmesinde önemli bir rol oynar. Karbondioksit özellikle soğuk okyanus <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>larında kolayca çözünürken deniz bitkileri hızla çözünmüş <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>la beslenerek büyümekte ve bunları yiyen deniz canlılarının ölüp denizin dibinde birikmesi ile <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a> deniz altında depolanmaktadır. Denizlerde emilen <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>un <a href="http://www.netyazari.com/tag/bitkilerin">bitkilerin</a> oksijen üretmesinde kullanılmaması nedeniyle de, dünyada oksijen dengede kalmaktadır. (antrak, 2008)</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/egeria_densa.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2053" title="egeria_densa" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/egeria_densa-224x300.jpg" alt="egeria_densa" width="224" height="300" /></a>Bitkiler, gelişimleri  için  fotosenteze  ihtiyaç  duyarlar. Fotosentez  sayesinde  güneş enerjisini kullanarak topraktan <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> ve havadan da CO2 alarak bunları şeker, nişasta ve selüloza dönüştürürler. Karbonhidratlar olarak adlandırılan bu elementler iç gıda zincirini oluştururlar. CO2 yapraklar vasıtasıyla bitkinin içine girer. Daha büyük atmosferik yoğunluklar, bitkinin yapraklarının içindeki ve dışındaki kısmi basınçlardaki farklılıkları artırır ve bunun sonucunda daha fazla CO2 absorbe edilir ve  <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>hidratlara  dönüştürülür. (Çelik, 2000)</p>
<p>Bitkiler fotosentezle solunumda kullandıklarından daha çok oksijen üretirler . Gündüzleri fotosentez yapan bitkiler, besin maddelerinde depolanmış enerjiyi açığa çıkarabilmek için balıklar ve aerobik bakteriler gibi hem gece hem gündüz oksijenli solunum yaparlar. Solunumda fotosentezin tersine oksijen kullanılır ve karbondioksit açığa verilir. Normal şartlar altında akvaryum bitkilerinin fotosentezle <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>ya verdikleri oksijen, kullandıklarından çok daha fazladır. Bu yüzden bitkiler akvaryumda önemli bir oksijen kaynağıdırlar. Bitkilerin yeterince hızlı fotosentez yapabilmesi için gerekli besin maddeleri ve minerallerin yanında <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>da yeterince <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>dioksit de olmalıdır. (akvaryumculuk, 2008)</p>
<p>Bu çalışmada artan CO2 miktarıyla birlikte <a href="http://www.netyazari.com/tag/bitkilerin">bitkilerin</a> ürettikleri O2 miktarının artıp artmayacağı araştırılmıştır.</p>
<p><strong>2. MATERYAL METOD</strong></p>
<p>Kullanılan araç-gereçler: 2 adet <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> bitkisi(Egerria <a href="http://www.netyazari.com/tag/dense">dense</a>), 2 adet kavanoz, 2 adet cam boru, küçük bir şişe, ince bir boru, şırınga,cetvel, <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>at, sirke, macun</p>
<p>Her iki kavanoza da bitkiler yerleştirilerek içlerine <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> konuldu. Birinci kavanozun kapağından biri şırınga için diğeri cam boru için iki adet delik açıldı. İkinci kavanoza da cam boru için bir tane delik açıldı. Diğer taraftan şişenin kapağından biri şırınga için diğeri bitkiye CO2 yi sağlayacak ince boru için iki tane delik açıldı. Şişeye ince boru takıldı. Şırınga birinci kavanozun kapağına oradan da şişedeki diğer deliğe takıldı. Cam borunun içine <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> konularak hava almayacak şekilde kavanozun içindeki suya ters çevrildi ve kavanozun kapağı kapatıldı. Kavanozun deliklerden hava giriş çıkışı olmaması için şırınganın ve cam borunun etrafı macunla çevrildi.</p>
<p>İkinci cam borunun da içine su konuldu ve ikinci kavanozdaki suya hava almayacak şekilde ters çevrildi. Cam boru kapaktan geçirilerek kavanozun kapağı kapatıldı.</p>
<p>İki sistemde hazır olunca birinci kavanozdaki şişeye şırınga ile 30ml sirke dökülerek bitkiye CO2 sağlanmaya çalışıldı. Böylelikle birinci bitki CO2’ li ortamda ikinci bitki CO2’ siz ortamda bırakıldı.</p>
<p>İki cam boruda da su seviyesi işaretlenerek ışıklı ortamda 105 dakika bırakıldı. Belirli aralıklarla cam borulardaki su seviyesi ölçüldü.</p>
<p>CO2’ li ve CO2’siz olan denemeler sonunda ölçülen O2 miktarı ANOVA testi kullanılarak 0,05 anlam düzeyine göre karşılaştırıldı.</p>
<p><strong>3. BULGULAR VE TARTIŞMA</strong></p>
<p>Deney sonunda CO2 verilen Elodea’ nın CO2 verilmeyene göre daha fazla <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a> yaparak daha fazla O2 üretmesi bekleniyordu.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/fotosentez.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2055" title="fotosentez" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/fotosentez-300x300.jpg" alt="fotosentez" width="300" height="300" /></a>Yapılan çalışma sonucunda da atmosferine CO2 verilen bitkide su seviyesindeki düşüşün CO2 verilmeyen bitkiye oranla daha fazla olduğu görüldü.</p>
<p>Bitkilerin her ikisi de aynı sıcaklıklardaydı ve aynı ışığı kullandılar. Anacak CO2’ li ortamda bulunan bitki 105 dakika sonunda 0,65 cm O2 üretirken CO2’siz ortamda bulunan bitki 0,35 cm 02 üretti. Buna bağlı olarak birinci bitkide <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a> hızının arttığı ve dolayısıyla daha fazla O2 ürettiği söylenebilir. Artan CO2 miktarı <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a>i arttırmıştır.</p>
<p>Birinci bitkide ölçülen O2 miktarı belirli zaman aralıklarında aynı artarken, ikinci bitkide ölçülen O2 miktarı ilk sürelerde daha fazla artarken ilerleyen süreyle birlikte azalmaya başlamıştır. Bunun sebebi şöyle açıklanabilir: birinci bitkiye sürenin başında <a href="http://www.netyazari.com/tag/karbon">karbon</a>at ve sirke reaksiyona sokularak bitkiye CO2 sağlandı. Ancak sürekli bir CO2 sağlanma durumu olmadı. Yani bitki ilk zamanlarda havadan daha fazla CO2 alırken ilerleyen zamanlarda havada CO2 azaldığı için havadan daha az CO2 aldı ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/fotosentez">fotosentez</a> hızı yavaşlayarak daha az O2 üretti.</p>
<p>Her iki durum sonunda Şekil-1 de gösterilen alg örneklerinde 105 saniye boyunca kümülatif olarak ürettikleri O2 miktarları arasında ANOVA testine göre önemli bir fark bulunmuştur.</p>
<p>Bu deney sonucunda atmosferdeki CO2 miktarı artışının su bitkilerinin fotosentezini attırdığı ve buna bağlı olarak su bitkilerinin daha fazla O2 ürettiği görülmüştür. Böylelikle su bitkileri hem havadaki fazla CO2’ i absorbe ederek <a href="http://www.netyazari.com/tag/kuresel">küresel</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/isinma">ısınma</a>nın etkilerini biraz da olsa azaltır hem de yaşadığı sudaki canlılara daha fazla oksijen sağlayarak canlıların daha iyi bir şekilde yaşamasına olanak tanır.</p>
<p>Bu çalışmada su <a href="http://www.netyazari.com/tag/bitkilerin">bitkilerin</a>in atmosferdeki CO2’ i kendileri için kullanıp besinlerini sağlayıp, hem kendilerine hem de yaşadığı ortamdaki canlılara O2 sağlayıp solunum gerçekleştirebileceklerini gördük.</p>
<p>Doğada su bitkileri gibi CO2’ i absorbe edip doğaya O2 sağlayan canlılar vardır. Bunların da araştırılıp doğaya yaralı bir şekilde kullanılmaları gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/atmosferde-co2-gazinin-artisinin-su-bitkilerinin-fotosentezi-uzerine-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbni Haldun Kimdir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ibni-haldun-kimdir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ibni-haldun-kimdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 20:11:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Adam]]></category>
		<category><![CDATA[bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[İbn]]></category>
		<category><![CDATA[İBNİ HALDUN]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam bilgini]]></category>
		<category><![CDATA[Materyalist]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Rüşt]]></category>
		<category><![CDATA[Simthin]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1777</guid>
		<description><![CDATA[İslam bilginidir.  Soyu yemen kabilelerine kadar uzanır. Dedesi Endülüsten karmuya hicret etmiştir. Fıkıh ve edebiyat desleri almıştır. İyi bri eğitim gördüğünü söyleyebiliriz. Birçok yer gezmiştir. Cezayir Fas gibi. Fastaki kütüphanelere gidip bilgisini artırmıştır. İbn Rüştün öğrencisidir.
İbni Haldun Toplumun bilimini tarih ile açıklamıştır. İbni Haldun Ticaret ve iş bölümü esasını anlatır eserlerinde.Bu model Adam Simthin modelini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam bilginidir.  Soyu yemen kabilelerine kadar uzanır. Dedesi Endülüsten karmuya hicret etmiştir. Fıkıh ve edebiyat desleri almıştır. İyi bri eğitim gördüğünü söyleyebiliriz. Birçok yer gezmiştir. Cezayir Fas gibi. Fastaki kütüphanelere gidip bilgisini artırmıştır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/ibn">İbn</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/rust">Rüşt</a>ün öğrencisidir.</p>
<p>İbni Haldun Toplumun bilimini tarih ile açıklamıştır. İbni Haldun Ticaret ve iş bölümü esasını anlatır eserlerinde.Bu model <a href="http://www.netyazari.com/tag/adam">Adam</a> Simthin <a href="http://www.netyazari.com/tag/modeli">modeli</a>ni benzemektedir. İktisadi kalkınmaya imara önem vermiştir.<span id="more-1777"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/tag/ibn">İbn</a>i Haldun günüzmüde de düşünceleri önem taşıyacaktır. Her zaman anılacaktır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/ibn">İbn</a>i Haldun&#8217;un yaptığmız araştırmalar yaşadığı dönemde <a href="http://www.netyazari.com/tag/materyalist">Materyalist</a> olduğunu gösterir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ibni-haldun-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güney Afrika Cumhuriyeti Kömür Rezervi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/guney-afrika-cumhuriyeti-komur-rezervi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/guney-afrika-cumhuriyeti-komur-rezervi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 10:50:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Güney]]></category>
		<category><![CDATA[Güney afrika cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[havza]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[kömür rezervi]]></category>
		<category><![CDATA[kömürü]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[Natal]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Witbank]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1775</guid>
		<description><![CDATA[Güney Yarımküredeki en zengin kömür rezervine sahip iki ülkeden biridir. Ülke yaklaşık 49 milyar ton maden kömürü rezerviyle dünya rezervlerinin % 10’unu barındırır ve bu bakımdan ABD, Rusya, Hindistan ve Çin’in ardından 5. sırada yer alır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Yarımküredeki en zengin kömür rezervine sahip iki ülkeden biridir. Ülke yaklaşık 49 milyar ton maden kömürü rezerviyle dünya rezervlerinin % 10’unu barındırır ve bu bakımdan <a href="http://www.netyazari.com/tag/abd">ABD</a>, <a href="http://www.netyazari.com/tag/rusya">Rusya</a>, Hindistan ve Çin’in ardından 5. sırada yer alır.</p>
<p>Güney Afrika’daki kömür rezervlerinin tamamı <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> kömürü niteliğinde olmasına karşın kömürlerinin kalitesi çok yüksek değildir. İçindeki yabancı maddelerin fazla olmasından dolayı yandığı zaman fazla kül bırakır. Ancak üretilen <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a>ü yine de kolayca pazar bulabilmektedir. <span id="more-1775"></span></p>
<p>Maden kömürü rezervleri ülkenin doğu kesiminde yer almaktadır. En önemli iki kömür havzası Witbank ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/natal">Natal</a> kömür <a href="http://www.netyazari.com/tag/havza">havza</a>larıdır. Rezervler en fazla 300 metre derinliktedirler ve hafif çarpılmış bir topoğrafya altında depolanmışlardır. Kömür yatakları üzerindeki depo yumuşak olduğu için <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a>ün işletilmesi kolaydır. Büyük ölçüde makine kullanılarak açık işletme yapılmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/komur1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1960" title="komur1" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/komur1-300x178.jpg" alt="komur1" width="300" height="178" /></a>Güney Afrika kömür üretimi tıpkı Avustralya gibi kısa zamanda dikkate çekici bir artış göstermiştir. Ülkede ilk üretim 1900’lü yılların başında İngilizler tarafından başlatılmış, fakat İkinci Dünya savaşı öncesine kadar büyük bir gelişme gösterememiştir. Savaş öncesi yıllarda kömür üretimi 400-500 bin tonu aşmıyordu. Savaş sonrasında üretimini hızla artıran ülke, 220 milyon tonu aşan kömür üretimiyle, Çin, Hindistan ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/abd">ABD</a>’nin ardından dünyada en fazla <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a>ü üreten 4. ülke durumuna gelmiştir.</p>
<p>Güney Afrika Cumhuriyeti sanayileşmiş bir ülke olduğundan üretiminin %70-75’ini kendi metalurji sanayiinde kullanmaktadır. Kalan kısmını ise ihraç eder. En önemli müşterisi Japonya’dır. Onu <a href="http://www.netyazari.com/hindistanin-komur-rezervi.html">Hindistan</a> takip eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/guney-afrika-cumhuriyeti-komur-rezervi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hindistan’ın Kömür Rezervi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/hindistanin-komur-rezervi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/hindistanin-komur-rezervi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 08:27:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ganez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Damador]]></category>
		<category><![CDATA[havza]]></category>
		<category><![CDATA[Havzası]]></category>
		<category><![CDATA[hindastan kömürleri]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan kömür rezervi]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[kömürü]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[Madhya]]></category>
		<category><![CDATA[ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Orisa]]></category>
		<category><![CDATA[Pradesh]]></category>
		<category><![CDATA[rezervleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1765</guid>
		<description><![CDATA[Hindistan 70 milyar tonu aşan kömür rezerviyle dünya maden kömürü rezervlerinde ABD’den sonra ikinci, 300 milyon tona yaklaşan üretim miktarıyla da Çin ve ABD’nin ardından üçüncü sırada gelmektedir.
Ülkenin başlıca büyük rezervleri kuzeydoğuda işletilmektedir. En önemli rezervleri
 

 Damador Havzası
 Madhya-Pradesh Havzası
 Orisa Havzaları’nda yer almaktadır.

Bunlardan en önemlisi Damador kömür havzasıdır. Bu havzada yılda 100 milyon tonun üzerinde kömür üretilmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan 70 milyar tonu aşan kömür rezerviyle dünya <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a>ü <a href="http://www.netyazari.com/tag/rezervleri">rezervleri</a>nde ABD’den sonra ikinci, 300 milyon tona yaklaşan üretim miktarıyla da Çin ve ABD’nin ardından üçüncü sırada gelmektedir.</p>
<p>Ülkenin başlıca büyük <a href="http://www.netyazari.com/tag/rezervleri">rezervleri</a> kuzeydoğuda işletilmektedir. En önemli <a href="http://www.netyazari.com/tag/rezervleri">rezervleri</a></p>
<p> </p>
<ul style="text-align: left;">
<li> <a href="http://www.netyazari.com/tag/damador">Damador</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/havzasi">Havzası</a></li>
<li> <a href="http://www.netyazari.com/tag/madhya">Madhya</a>-<a href="http://www.netyazari.com/tag/pradesh">Pradesh</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/havzasi">Havzası</a></li>
<li> <a href="http://www.netyazari.com/tag/orisa">Orisa</a> Havzaları’nda yer almaktadır.<span id="more-1765"></span></li>
</ul>
<p>Bunlardan en önemlisi Damador kömür <a href="http://www.netyazari.com/tag/havza">havza</a>sıdır. Bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/havza">havza</a>da yılda 100 milyon tonun üzerinde kömür üretilmektedir. Bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/havza">havza</a>daki kömürler yüksek oranda kül bırakması nedeniyle kalite bakımından düşüktür. Havzadaki kömür damarları kalındır ve yüzeye yakındır. Ülke üretiminin yaklaşık % 60’ı bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/havza">havza</a>dan sağlanır. Üretilen <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a> daha çok çevredeki demir-çelik tesislerinde kullanılır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/komur.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1952" title="komur" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/komur.jpg" alt="komur" width="240" height="230" /></a>Ülkedeki <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> kömürü üretimi 1820’li yıllarda başlamış, ancak asıl gelişmeyi 20. yüzyıldan itibaren göstermiştir. Ülke üretimi 1948’de 31 milyon ton civarındayken 1998’de bu üretim 297 milyon tona ulaşmıştır. Ülke kömür yataklarının kuzeydoğu havzalarda yer alması, yani birbirlerine komşu ve yakın kesimlerde yer alması, oldukça geniş olan ülkedeki diğer ihtiyaç bölgelerine kömür göndermeyi masraflı kılmaktadır. Bu nedenle ülke güneydeki topraklarında kullandığı <a href="http://www.netyazari.com/tag/maden">maden</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/komur">kömür</a>ünü daha çok Güney Afrika Cumhuriyetinden sağlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/hindistanin-komur-rezervi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

