|

Bir Varmış Bir Yokmuş

Geçen gün yazdığım ‘‘ Doktor Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı’’ başlıklı yazımı okuyanlardan çok sayıda cevap maili aldım. Çoğu beni bunalımda zannetmişler. Aslında yazımın içeriği benim iç sıkıntımdan daha ziyade hekimlerin yaşadığı zorlukları, zaman zaman içine düştükleri çıkmazları anlatıyordu.

Tabii zaman zaman Türkiye’de yaşayan bir birey olarakta iç sıkıntısına düşebiliyorsunuz. Yaklaşık 5-6 yıl önce böyle bir sıkıntı içerisine düştüm. Hani olur ya her şey üst üste gelir, terslikler birbirini kovalar, ne yapsanız da bir türlü rahatlayamazsınız ya işte o türden günler yaşadığım zamanlardı. Ben de sözüne değer verdiğim, işini layıkıyla yapan sevgili doktor Yıldıray ağabeyimin yanına uğradım…

Abi sen bana bir şeyler önereceksin ya da bir müddet sonra sana hasta olarak geleceğim dedim.

Dikkatini dağıtacak, iş ve içine düştüğün kargaşa ortamından uzaklaştıracak bir şey bulman lazım dedi..

masal_kelebegi_baby_butterflySağ olsun, o an pek bir şey anlamadım ama ‘‘ evet bir şey bulmam lazım ’’ diyerek mutlu bir şekilde uzaklaştım. Abuk subuk bilgisayar oyunları gibi garip denemelerden sonra beni en çok rahatlatan ve dikkatimi dağıtan şeyin, film seyretmek olduğunu keşfettim. Kaliteli bir film seyredince bir iki saatlik bir süre bile olsa zamandan uzaklaşıyor insan.. ben de o zamandan beri düzenli olarak film seyrediyorum.

Film seyretmeyi çocukken dinlediğimiz masallara benzetiyorum. Aslında gerçek olmayan hazineler ve güzellikler vardır. Bu güzelliği yakalamak için zorluklarla, gerektiğinde ejderhalarla savaşan muhteşem masal kahramanı vardır. Masalın sonunda bu kahraman bazen hazineye, bazen güzel prensese, bazen de mutlu bir yaşama kavuşur. Çocuk beyninizle bile bazı saçma ayrıntıları yakalarsınız ama yine de dinlemek onu hayal etmek çok hoşunuza gider. Bir kez daha hatta birkaç kez daha dinlemek istersiniz. Belli bir süre sonra bir bakıyorsunuz kahraman olmuşsunuz. Ne harika bir şeydir…

film_izleme_seyretme_sinemaFilm seyretmekte böyledir. Her ikisinde de temelde öğretilen şey aynıdır. Nasıl anlatılırsa anlatılsın hazineye ve güzelliğe ulaşmak, en zor koşullarda bile mümkündür. Yeter ki insan kendi kısıtlarını görebilsin ve nasıl bir sıçramayla tüm zorlukları aşabileceğini kavrasın.. hem filmler, hem o güzel masallar, insanı (özellikle çocukları ve çocuk kalmışları) düş gücünün sınırlarında geziye çıkartır.

Yalnızca bir fark vardır… Masallar ‘‘ Bir varmış, bir yokmuş ’’ diye başlar. Hani bir varmış ta birden bire yok olup gidivermiş gibi… İngiliz masalları ‘‘ once upon a time ’’ diye başlar. ‘‘ zaman içinde bir kez ’’ cümlesi bana sert geliyor. Sanırsınız ki kaskatı bir gerçeğin ta kendisidir anlatılacak olan.. Bizim anlatımımız çok daha hoş değil mi.. ‘‘ develer tellal iken, pireler berber iken ’’ diye devam eden tekerleme de nefis bir ezgi verir anlatıma…

Büyüklerin masalları filmlerde saklı.. içinizde bir sıkıntı varsa açın bir film seyredin. Daha güzeli sinemaya gidin. Film bittiğinde nasılda rahatladığınızı fark edeceksiniz.

Benden bugünlük bu kadar. Herkes ersin muradına biz çıkalım kerevetine.. gökten üç elma düşmüş.. biri sana, biri bana, biri de bu yazıyı okuyanlara

Memurlar için Haber platformu www.tummemurlar.net'i tavsiye ediyoruz.

Yorum Yapınız

icon_wink.gif icon_neutral.gif icon_mad.gif icon_twisted.gif icon_smile.gif icon_eek.gif icon_sad.gif icon_rolleyes.gif icon_razz.gif icon_redface.gif icon_surprised.gif icon_mrgreen.gif icon_lol.gif icon_idea.gif icon_biggrin.gif icon_evil.gif icon_cry.gif icon_cool.gif icon_arrow.gif icon_confused.gif icon_question.gif icon_exclaim.gif 
Güvenlik Kodu: