CD’nin İcadı
Günümüzde her ne kadar yerini DVDye bıraksada CDlerin yeri hala vazgeçilmezdir. Özellikle müzik piyasasında sıklıkla kullanılmaktadır. Bilgisayarlarımızdaki verileri her ne kadar dvdlere saklasakta CDler ilk çıktığı zaman yüzyılın icadı arasına girmişti. John Logie Baird adlı kişi gramafondan yola çıkarak 25cm çapındaki bir balmumu diskin üzerinde görüntüleri kaydedebilen bir aygıt üretti ve bu aygıtın patentini aldı. 46 yıl sonra Philips firması bu patentten yola çıkarak diskin üzerine görüntü kaydetme olayını yeniden icat etti. 1972 yılından Philips firması tarafından tanıtım yapılan bu aygıt 1980 yılında ABD’de 1982 yılında ise Avrupa’da piyasaya verildi. 1982 yılı Sony ve Philip firmalarının ortaklaşa ürettikleri CD’yi piyasaya verdikleri tarihtir.
CDler, optik diskin mucidi olan James T. Russell’in fikrinden yola çıkılarak türetilmiştir. J. Russell, plaklarının pikapta bulunan iğne yüzünden yıpranmasından sıkılmış ve 1965 yılında verileri lazerle okunmasını sağlayacak şekilde bir diskin içine kaydetme fikrinin patent hakkını almıştı. Philips firması bu fikri genişleterek, işi video görüntüleri kaydetmeye kadar getirdi.
İlk CD’nin prototipi üretildiğinde boyutu 12cm, kayıt süresi ise 74 dakika idi. Bunun nedeni ise, Sony’nin o zaman ki yönetim kurulu başkanı A. Maritonun benimsemiş olduğu düşünce idi. Marito, bir CD’ye Beethoven’in 9. Senfonisinin sığmasını istiyordu. Bu fikirden yola çıkarak boyutları değiştirildi. Portatif ve arabalardaki cd çalarlarda bulunan sarsıntı önleme sisteminde ise, CDler sarsıldığında bile çalmasında herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Bunun nedeni ise, lazer sistemi sayesinde bu aletlerin en son nereyi okuduğunu hatırlaması böylece kaldığı yerden devam etmesidir.
Günümüzde CDler yavaş yavaş yerlerini DVDlere bıraksalarda, özellikle şu an müzik piyasasında sıklıkla kullanılmakta ve karşımıza çıkmaktadır. Kısa zaman sonra disketler gibi CD’lerinde yavaş yavaş yerlerini kaybedeceğini söylememiz mümkün olabilir.

