Dinde Zorlama Yoktur
Kuranı Kerimde “dinde zorlama yoktur, hakikat; iman ile küfür apaçık meydana çıkmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp da, Allahu Teala ya iman ederse, o (kimse) muhakkak ki, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah hakkı ile işitici (her şeyi) kemali ile bilicidir.“
Hükmü beyan buyrulmuştur. Bu ayeti kerimede hem inanç hürriyetinin bulunduğu, hem de iman ve küfrün apaçık (hiç şüpheye yer bırakmayacak) meydana çıktığı beyan edilmiştir. Yine bir başka ayeti kerimede “eğer rabbin dileseydi yeryüzündeki kimselerin (insanların) hepsi iman ederlerdi. Böyle iken sen hepsi mümin olsunlar diye insanları zorlayıp duracak mısın?” buyrulmuştur. Başta Farüddüni Razi olmak üzere müfessirler: “ilahi iradenin aksine herhangi bir hal meydana gelmeyeceği için, bu ayeti kerimede zamir “tukrihu” fiili üzerine takdim olunmuş ve efente tükrihun nase şeklined varid olmuştur. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in kavminin iman etmesi hususunda haris olduğundan, bu kuvvetli arzuyu izale için nazil buyrulduğunu kaydetmişlerdir. Ayrıca “de ki; o (kuran) rabbinizden (gelen bir ) haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen (inkar ederek) kafir olsun” ayeti kerimesi, meseleyi kavramamızı kolaylaştırmaktadır. Şurası muhakkaktır ki, Allahu Teala insanların küfrüne razı değildir. Ancak cüzi irade neticesinde insan imanı veya küfrü seçme durumundadır. Sonuç olarak; dünyada hem Allahu Teala’ya iman eden müminler hem de tağuta kulak eden kafirler bulunacaktır. Bu noktada şu suale cevap bulmak durumdayız; “yeryüzünde Allahu Teala nın indirdiği hükümlerle mi, yoksa insanların heva ve heveslerinen kaynaklanan kanunlarla mı hükmedilecektir.“ İşte Hz.Adem A.S.dan itibaren devam eden Tevhit mücadelesi bu sualin içerisinde gizlidir.


tüm samimiyetimizle siz değerli müşterilerimize hizmet vermekten mutluluk duyarız
yaptığınız emek için teşekürler gerçekten büyük bir emek var