Domuz Gribi Aşısı ne kadar güvenli ?
Tüm dünyayı kasıp kavurun ancak ülkemizde birden bire peydah olan domuz gribi artık ölümcül vakalara neden oluyor. Ankara’daki ilk domuz gribi kaynaklı ölümün ardından İstanbul’da da 13 yaşında bir kız çocuğunun ölümüne neden oldu. Ne yazıkki domuz gribi vakalarının arttığına dair haberler artık tv kanallarının haber bültenlerinde ilk sıralarda yer alıyor.
İnsan vücudu aslında domuz gribi virüsünü yenme yeteneğine sahip, bağışıklık sisteminin direncine bağlı olarak bu virüs hastalığa neden oluyor. Yani bütün iş bağışıklık sisteminizin direncine bağlı. Eğer vücudunuzun bağışıklık sistemi dayanıklı ise domuz gribi olduğunuzu bile anlamıyorsunuz, virüsü almış olsanız dahi normal bir grip belirtileri gösteriyor ve bünyenize göre bir iyileşme dönemi geçiriyorsunuz. Zaten doktorlarda domuz gribi vakalarında normal mevsimsel grip tedbirlerini öneriyor ve hastayı dinlendirmek ve hijyenik ortam sağlamak adına evinde istirahat tavsiye ediyor. Ancak ağır vakalarda hastane tedavisi öngörüyorlar.
Domuz gribi için alınması gereken tedbirleri ve korunma yöntemlerini daha önceki makalemizde vermiştik. Ancak burada bahsedilen tedbirlerin tümü kişinin bireysel olarak neler yapması gerektiği ile ilgili. Bireysel anlamda bu dönemde domuz gribine yakalanmamak için yapılması gerekenler sıralanıyor sürekli medya organlarında.
Peki bireysel olarak vatandaş üzerine düşenleri yapmakla yükümlü ise devletin organlarınının yükümlülükleri nedir ? Yani başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere devlet bu salgın sürecinde hangi tedbirleri aldı ? Etrafınızda devlet eli ile alınmış ve uygunlanmakta olan bir tedbir görüyor musunuz ? Bu soruların hemen hepsine sizin adınıza ” Hayır “ cevabını vermek zorundayım. Tüm dünya ülkelerinden alınan tebdirlerden esinlenilerek insanlarımız basın, medya ve eğitim kanalı ile bilinçli hale getirilemez miydi ?
Sağlık Bakanı domuz gribi aşısı alan ülkelerin başındayız dedi ve geri çekildi. Bunun öncesinde salgın bize gösterdiki kişisel bakım ve hijyen konusunda eğitimsiz bir ülkeyiz. Çocuklarımıza elini yıkamayı öğretmemişiz , hijyen bilincini aşılayamamışız. İlköğretim çağındaki çocuklarımız temel kişisel temizlik kurallarını bilmiyor ve uygulamıyor. Bundan daha vahim olanı sağlık personelinden doktorların % 15 ‘i hemşirelerin % 45 sadece ellerini hasta ile temasdan önce ve sonra düzenli olarak yıkıyorlar.
Hastalık hakkında geniş toplumsal bilgilendirme ve bilinç kazandıracak faaliyetler yürütülmeliydi. Bilgilendirme amaçlı yaz başından başlayarak uzun soluklu televizyon programları , görsel ve yazılı basın araçları ile insanlar sürekli olarak bilgilendirilmeli ve toplumsal bilinç arttırılmalı idi. Hatta eylül ayında okullar açıldığı zaman 1-2 aylığına bu hastalık ile ilgili ciddi seminerler , konferanslar ve dersler verilmeliydi en çok risk taşıyan çocuklarımıza. Ancak herne hikmet ise domuz gribi elini kolunu sallaya sallaya ülkemize girdi , hatta bırakın girsin denildi , şuan için ise başımıza bela olmasına ramak kaldı. Hergün üzücü bir domuz gribi vakası haberi alıyoruz haber bültenlerinde.
Bu durumda insanlarda fevkalede bir stres ve tedirginlik meydana geliyor doğal olarak insanların kafaları karışıyor. H1N1 virüsüne karşı şuan için en iyi koruyucu önlem tabiki domuz gribi aşısıdır. Sayın Bakanın’da belirttiği üzere Türkiye domuz gribi aşısı siparişi veren ve kullanmaya başlayan sayılı ülkelerden. Bu ilk bakışta sevindirici bir gelişme gibi görünsede aslında durum hiçte öyle değil. Çünkü domuz gribi virüsünün anavatanı sayılan Amerika’da bile çoğu insan aşı olmak istemiyor. Aşı olmayanların başında Amerikan başkanı Barack Hüseyin Obama’da geliyor. Obama aşıyı güvenli bulmuyor ki aşılanmak istemedi. Ülkemizde de Hükümet lideri Başbakan , Sağlık Bakanı ile çeliştiğini ve domuz gribi aşısının öyle söylendiği gibi çokta sağlıklı ve güvenilir olmadığını Meclis görüşmelerinden Sağlık Bakanı’nın yüzüne çatır çatır söyledi. ” Aşıya güvenmiyorum ve aşılanmak istemiyorum , Oteriteler aşı hakkında onay vermediğini söylüyor ” diyerek aşıya olan güvensizliğini tüm kamuoyuna belirtti.
Peki tüm bunlar yaşanırken sokaktaki insan ne yapmalı , siyaset odaklarına güvenip domuz gribi aşını olmalı mı ? yoksa bilimsel çevrelere bakarak hünüz onay alamamış bu aşıdan uzak mı durmalı ? Bunun yanıtı aslında gayet basit. Çünkü ;
- Aşı sadece Türkiye’de bu kadar aktif olarak kullanılıyor, dünyada bu aşıyı kullanan ülke yok.
- Domuz gribi aşısı Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanınmış ve onaylanmış bir tedavi yöntemi değil. Yani aşı henüz test aşamasında.
- Başbakan aşı olmayacaksa vardır bi bildiği yada bu işte bir bit yeniği vardır.
- Aşının yan etkileri oldukça fazla , bunlar arasında ;
* Aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik oluşacak, baş, kas ve eklem ağrısı yaşanabilecek. Ateş, mide bulantısı, terleme, üşüme ve titreme ile lenf bezlerinde şişlik de yan etkiler görülebilir deniyor. Tabi bunlar hafif ölçekte olan yan etkiler.
* Ciddi allerjik reaksiyonlar, beyin dokusu, sinir, böbrek ve damar iltihabı, bilinç kaybı ve istemli kaslarda şiddetli ritmik kasılmalar, yüz felci ve solunum sistemi rahatsızlıkları da önemli yan etkiler olarak Sağlık Bakanlığı’nın aşılama esnasında dağıttığ bilgi formunda verilen bilgiler arasında.
Bütün bunlar göz önüne alındığında , domuz gribi aşısından zarar görenlerin, yoğun bakıma alınanların haberleri geldikçe , bilim adamlarından ve Dünya Sağlık Örgütü’nden onay almadıkça domuz gribi aşısını kullanmak hiçte mantıklı değil. Aşının güvenilir bir tedavi yöntemi olmadığı kesin gibi görünmekte. Deneme tahtası olmak istemeyen Türk halkı zaten duruma temkinli yaklaşmaktaydı, Başbakanın’da , Cumhurbaşkanı’nında aşı olmayacaklarına dair beyanda bulunmaları üzerine aşı olmak istemeyenlerin sayısında müthiş bir artış görüldü. Kaldıki domuz gribi aşısı olduktan 3-4 saat sonra fenalaşarak yoğun bakıma alınan sağlık personelinin haberini hizledikten sonra bende kesinlikle aşı olmamaya karar verdim.
Olanları yakından takip eden, Sağlık Bakanı ile anlaşmazlığa düşen Başbakan’ın Sağlık Bakanını çağırarak istifasını istediğine dair haberler gelmekte. Bu üzücü olayların ışığında kesinlikle aşının güvenilir olmadığını düşünüyor ve domuz gribi aşısı olmamanızı tavsiye ediyoruz.

Merhabalar,
Konuyu bu güne kadar gelişen olaylar çerçevesinde çok güzel detaylar sunarak anlatmışsınız.
Bende yavruma okuldan verilen bir yazı için araştırmak için nette gezinirken rastladım açıklamalarınıza.
Yazınızın sonunda aşıyı olmamamızı tavsiye etmişsiniz.Ancak bu tavsiyeyi tıbbi bilgilerinize göre mi yaptınız yoksa siyasal olarak mı ya da Amerika karşıtı olarak mı anlayamadım.
Bence konunun detayı biraz daha tıbba dayanmalıydı ve tavsiyeniz tıbbi gerçeklere göre olmalıydı.
Ben yavrum için yazınız için vakit ayırmama rağmen teknik sonuca ulaşamadığımdan karar veremedim açıkçası.
Yinede tavsiyeniz ve açıklamalarınız için teşekkürler.
Soykan Turan.
Öncelikle duyarlı bir insan olarak çocuklarınız ve aileniz için endişelenmeniz gayet doğal. Makalenin temelinde tıbbi gerçekleri anlatabilmek oldukça zor. Sonuçta doktor değiliz , konu hakkında detaylı araştırmalar ve incelemeler sonucu bu araştırmayı yazdım. Ekranlarda doktorlar domuz gribi aşısının normal bir grip aşısı kadar yan etkisi olabileceğiniz söylüyor. Ancak gerçek böyle değil, mevsimsel grip aşılarının belli bir geçmişi var. Tıp oteriteleri tarafından onaylanmış ve yıllardır kullanılıyor.
Oysa şuan aşılama yapılan ilaç dünya sağlık örğütü tarafından onaylanmamış. Tavsiye etmememizin temel sebebi bu tibbi gerçek. Ayrıca benim midemi bulandıran ve kuşkulandıran diğer hususlarda ;
Amerikada halkın büyük çoğunluğu aşılanmayı reddediyor (Amerika karşıtı değilim)
Aşının yakın gelecekteki yan etkileri verilebiliyor ama uzak gelecekteki yani yıllar sonraki etkileri hakkında birşey söylenmiyor. (Kanser , üreme sorunları vb.. olabilir diye bir şehir efsanesi var…)
Siyasiler aşılanmayı istemiyor (Onların canları kıymetlide bizimkisi değil mi )
Durum böyle olunca neden çocuklarınızı riske atısınız. Onlara domuz gribi aşısı yaptıracağınıza temizlik alışkanlığı aşılayın. Bağışıklık sistemini güçlendirici şekilde düzenli besleyiniz.
İmmuneks veya immuzing vb. bağışıklığa destek verici doğal ilaçlar kullanınız. Bunların yeterli olacağını düşünüyorum.
Teşekkürler. İyi çalışmalar