Genetiği Değiştirilmiş Gıdaları Tüketmeli Miyiz?
Ülkemizde son günlerde genetiği değiştirilmiş gıdalarla ilgili haberler aldı başını yürüdü. Peki nedir genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO ve GMO) ve niye bu yola başvurulmaktadır ?
Bir canlının genetik yapısında meydana gelen değişiklikler mutasyon olarak isimlendirilir. Mutasyona sebep olan fatörlere ise mutajenler denir. İşte herhangi bir mutajen vasıtasıyla ister bitki olsun ister hayvan olsun insan eliylede mutasyon yapılmaktadır. Mutasyonlar bazen yararlıda görülse çoğu zaman yararlı olmadıkları anlaşılmıştır. Günümüzde bu teknik bir çok hastalıkta dahi kullanılmaktadır.
Peki nedir bu GDO ?
Örneğin elimizde Amfisiline karşı dirençli olmayan bir bakteri var. Diğer bir taraftada amfisiline karşı dirençli olan bir bakteri olsun. Dirençli olan bakteriden amfisilin dirençlilik genini kopyalayıp dirençsiz olan bakteriye aktarım yaparsak o bakterinin de bir süre sonra dirençli hale geçtiği görülür. Bu aktarım ise gen tabancaları gibi farklı metotlarla yapılmaktadır. Bu sayede istediğimiz bakteriyi üretebilir ve dirençlilik genleri aktarabiliriz peki bu bizim ne işimize yarar diye sorarsanız tüm bu aktarım yöntemleri sayesinde antibiyotik üretilir. İşte bakın GDO burada ne kadar önemli bir teknoloji olduğunu gösterdi bile.
Bir diğer örnek olarakta aşılamayı verebiliriz. Bitkileri aşılama yöntemiyle daha kısa sürede bitkinin büyümesini ve sonuç itibariylede meyve vermesini sağlayabiliriz. Burada zamandan tasarruf sağlayan çiftçi de kısa süre de para kazanmış olacaktır. Tüm bu örneklerin dışında GDO ile imkansız gibi görülen bazı meyveler yada bazı ticari ürünler de ortaya çıkarabiliriz ki bunun insan sağlığı açısından ne kadar yararlı olduğu maalesef şüphelidir. Bir diğer örneğimizide Amerika’dan verebiliriz. Amerika şeker pancarının bulunmadığı bir ülke olmasına rağmen kendi imkanıyla şeker üretimi yapabilmektedir. Tüm bunlar da GDO ile şeker pancarının gerekli olan genetik kodu mısıra aktarılarak Amerika şeker üretimini başarmış ve şekerle ilgili herhangi bir ithalaatı bulunmamaktadır.
GDO aslında yıllardan beri yapılmasına rağmen son zamanlarda hızlanmıştır. Bu tekniğin yapılması hem masraflı hemde bir zamanlar zordu ancak günümüzde durum tersine dönmüş kısa süre içerisinde maddi gelir sağlanabilmek amacıyla GDO yapılmaya başlanmıştır. Maalesef bu bilim dalı birçok şirket tarafından da GDO = Para olarak görüldüğünden yararlı olmaktan çıkıp zararlı hale dönüştürülmüştür. Son zamanlarda yapılan bir diğer araştırma ise genleri değiştirilmiş meyve ve sebzelerin bir süre sonra zehirli bir protein ürettiğinin gözlenmesidir. Belki bizler bu genleri değiştirilmiş meyve ve sebzeleri tüketirken hayatımızda çok kalıcı bir değişik yansımıycak ama gelecek kuşaklarda bunun etkisi muhakkak görülecektir. Çünkü genleri değiştirilmiş meyve ve sebzelerin ürettikleri zehirli proteinler sayesinde kuşların ve böceklerin de öldükleri gözlenmiştir.
Bir toplum olarak genetiği değiştirilmiş gıdalardan uzak durmamız söz konusu mu peki ? Maalesef hayır hatta imkansız diyebiliriz. Çünkü aldığımız her ürünün içinde başta şekerli gıdalar olmak üzere maalesef GDO kullanılmaktadır. Tüm bu ürünlerdeki değişikilikler ise antibiyotik dayanıklılık genine bağlanarak taşındığından dolayı Alzheimer ve deli dana gibi rahatsızlıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Günümüzde bu rahatsızlıkların da arttığını gözlemlemişinizdir zaten.
Sözün özü ; toplum olarak elinizden geldiği kadarıyla doğal ürünler yetiştirmeye çalışın ülkemizde hala GDO tohumu üretmek yasakta olsa bu ürünler hayvan yemi olarak ülkemize alınmakta ve bu sayede kaçakta olsa bizlerin sofralarına sunulmaktadır. Bizler her ne kadar kendi ürettiğimiz ürünleri doğal ürünleri kullanırsak emin olunki gelecekte daha sağlam bir nesil ortaya çıkacaktır…

bu güzel bilgi için teşekkürler. derslerimizde bize çok faydalı oluyor bu tür makaleler.
evet haklısın..gerçekten çok yararlı emeğiniz için teşekkürler
Keşke tükettiğimiz gıdalar , aldığımız nefes , giydiğimiz elbise doğal ve temiz olsa. Şehir hayatının zararları gün geçtikçe ortaya çıkıyor.
İnsanlar köyler de doğal yaşadıkları ve doğal beslendikleri ve doğal yaşadıkları için uzun ve sağlıklı yaşıyorlar