İlim Kaynaklarından Kitap
İslam uleması ; mücerred olarak kitap denildiği zaman bununla ancak Kuran-ı Kerimi anlaşılacağı hususunda müttefiktirler. Kuran-ı Kerimin başka başka yönleri ve vasıfları ele alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Genel olarak: “ Allahu Teala tarafından Cebrail vasıtası ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e indirilmiş olan ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’den bize tevatüren nakledilen bir nazımdır. ” tarifi uygun bulunmuştur. Bunun dışında “ Allahu Teala tarafından Hz.Muhammed (SAV)e vahiy yoluyla indirilmiş, Mushaflarda yazımlı, tevatürle nakledilmiş, tilavetiyle taabbüd olunan muciz kelamdır. ” tarifi de yaygındır.
Kuran-ı Kerimin mucize olduğu hususunda hiçbir ihtilaf yoktur. İmamı Maturidi r.a. göre Kuran-ı Kerimin icaz yönü, belağıtının kemale ulaşmasıdır. Eğer bu icaz belağat yönünden başka olsaydı, benzerini getirmek için uğraşan Arapları, başka yönleriyle de aciz bırakması icap ederdi. Gaybtan haber vermesi, tenakuzdan hali olması, ister dünyevi, ister uhrevi olsun bütün mesalihi ihtiva etmesi noktasından, diğer ilahi kitaplarla aynıdır.
Kuranı Kerimin hem lafzı, hem manası Allahu Teala’dandır. Bu hususta hiçbir beşerin payı yoktur. Kuran-ı Kerimin bize ulaşması tevatür yoluyladır ve indirildiği gibi eksiksiz olarak muhafaza edilmiştir. Ayeti kerimelerin sureler içerisindeki yeri de tevkifidir. Bu hususta hiç kimsenin ictihad ve reyinden söz etmek mümkün değildir. Mesela harfi mukataadan elif lam mim bir ayeti kerime olduğu halde, elif lam ra bir ayet değil, ayetten cüzdür.

makale için teşekkürler
makale sayesinden yeni bişeyler öğrendim