<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; Allah</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/tag/allah/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 00:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gerçek Akıl Allah&#8217;ı Bilir</title>
		<link>http://www.netyazari.com/gercek-akil-allahi-bilir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/gercek-akil-allahi-bilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 14:10:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat Turker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[akıl Allahı bilir]]></category>
		<category><![CDATA[akıl nimeti]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allaha akılla ulaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[bilir]]></category>
		<category><![CDATA[din ve akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iman ve akıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=4149</guid>
		<description><![CDATA[Dinin kaynağı ve rehberi olan Kuran, akıl ve din arasında bir ayrım yapmaz, aksine dinin temelinin akıl olduğunu söyler. Kuran’a göre, iman eden insanlar akıl sahipleridir; inkar edenler ise akıl edemeyen kişilerdir. Bu nedenle pek çok ayetle insanlara akıllarını kullanmaları ve düşünmeleri yönünde çağrı yapılır. Kuran’ın insanlardan düşünmelerini istediği ise, karşılaştıkları olayların nasıl ve neden olduğu konularıdır. Gerçek din de ancak bu düşünceden doğar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evrendeki canlı-cansız her şeyin tek güç ve üstün <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> sahibi Yüce <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> tarafından yaratıldığı çok açık bir gerçektir. Etrafımızda gördüğümüz her şey ya da görmediğimiz halde varlığından haberdar olduğumuz varlıklar ve sistemler; güneş, dünyamız, ay, galaksiler, yıldızlar, gezegenler, dağlar, denizler, bulutlar, nehirler, insanlar, hayvanlar, bitkiler, mikrodünya… tümü <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın eşsiz sanatını ve gücünün sınırsızlığını bizlere tanıtan delillerdir. Ve etrafımızda gördüğümüz her şey<strong> ,” Şüphesiz, müminler için göklerde ve yerde ayetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” </strong>(Casiye Suresi, 3-4) ifadesiyle de bildirildiği üzere <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın varlığının kesin birer kanıtıdır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın hayranlık uyandırıcı varlık delillerini baktığımız her yerde görebiliriz. Mucizevî hassas ısı algılayıcılarına sahip bir sivrisinek dahi, insanın, Yüce Rabbimizin büyüklüğünü, yüceliğini, gücünü ve kudretini kavrayarak, iman etmesine vesile olabilir. Tüm varlıkları yaratan ve her an denetiminde tutan <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın, eşsiz ve benzersiz sanatıyla yarattığı mucizevi tasarımlarını sergilemediği tek bir santimetrekare yoktur. Rabbimiz bir Kuran ayetinde, <strong>“Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz? “ </strong>(Enam Suresi, 95) şeklinde buyurmaktadır.</p>
<p>Kuran’da <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın varlığının kanıtı olan her şey &#8220;ayet&#8221; olarak tanımlanır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın ayetleri/mucizeleri/delilleri, <strong>&#8220;Yeryüzünde kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler (deliller) vardır. Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?&#8221; </strong>(Zariyat Suresi, 20-21) ayetiyle ifade edildiği üzere tüm evrende ve insanın kendi nefsinde de vardır.</p>
<p>Dünyada yaşamı ayakta tutan tüm sistemler mucizevi dengeler üzerine kurulmuştur. Bunlar öyle hassas dengelerdir ki, biraz inceleyince hepsinde olağanüstü bir hesap ve tasarım olduğu hemen fark edilir. Örneğin Materyalizm’i şok eden Big Bang (Büyük Patlama) teorisine göre tüm evren, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olmuştur. Büyük Patlama, tüm evrenin tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır. Dilediğini dilediği gibi yapmaya gücü yeten Yüce Rabbimiz Kuran’da, <strong>&#8220;O gökleri ve yeri yoktan var edendir&#8230;&#8221; </strong>(Enam Suresi, 101) ayetiyle bu üstün yaratışına dikkatimizi çekmektedir.</p>
<p>Evrenin bir sahibi ve hakimi olduğunu reddeden Materyalizm, tek gerçekliğin madde olduğunu ileri sürer. Buna göre, sonsuzdan beri var olan mutlak varlık Allah değil (Allah’ı tenzih ederim, yüceltirim), maddedir. Materyalist söylemlere dikkat edersek, din ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> kavramları arasında ısrarla bir ayrım yapmaya çalıştıklarını görürüz. Sürekli olarak, dinin yalnızca ön kabullere dayandığı, dogmatik olduğu, aklını kullanan insanların ise bu ön kabulleri aşmış kimseler olduklarını vurgularlar.</p>
<p>Bu son derece ucuz ve cahilce bir aldatmacadır. Çünkü din, <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> vesilesiyle anlaşılabilir. Dinin kaynağı ve rehberi olan Kuran, <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> ve din arasında bir ayrım yapmaz, aksine dinin temelinin <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> olduğunu söyler. Kuran’a göre, iman eden insanlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> sahipleridir; inkar edenler ise <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> edemeyen kişilerdir. Bu nedenle pek çok ayetle insanlara <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a>larını kullanmaları ve düşünmeleri yönünde çağrı yapılır. Kuran’ın insanlardan düşünmelerini istediği ise, karşılaştıkları olayların nasıl ve neden olduğu konularıdır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/gercek">Gerçek</a> din de ancak bu düşünceden doğar.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/07/din-aski.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4276" title="din-aski" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/07/din-aski.jpg" alt="din-aski" width="375" height="500" /></a>Örneğin her ilköğretim öğrencisinin okulda yaptığı bir deney vardır. Bir kabın içine yerleştirilen iki kat pamuk arasına fasulyeler konur, ara sıra sulanır ve gözlemlenir. Bir süre sonra fasulyelerin çatladıkları ve filizlendikleri görülür. Belli bir zaman sonra ise filizler ışığa doğru iyice uzarlar ve her öğrenci bir ‘sihirli fasulye’ ağacına sahip olur. Çocuklara çok doğal bir süreç olarak açıklanan bu olay, gerçekte olağanüstü bir mucizedir. İşte Kuran’ın istediği neden ve nasıl soruları, insanı bu olayın sıradan olmadığı ve bir tohumun bilinç ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> gerektiren bir iş yaptığı gerçeğine götürür. Toprağa atılan tahta parçası görünümündeki tohumun da canlanması ve büyümesi, kendisi için gerekli olan mineralleri topraktan ayrıştırarak alması, güneşe doğru filizlenmesi, yer altına doğru köklenmesi ve çeşitli ürünler vermesi başından sonuna kadar mucizevi aşamalardır. Burada gördüğümüz olay programlanmış bir olaydır ve bir programlayanı vardır. İşte O, en üstün <a href="http://www.netyazari.com/tag/akil">akıl</a> olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’tır.</p>
<p>Kuran’ın bize bildirdiği düşünce yöntemi de; evrenin ve olayların nasıl işlediğini düşünmektir. İnsan bu şekilde hepsinin ardındaki Yaratıcıyı görebilir. Kuran’da insanı düşünmeye yönelten ayetlerden birkaçı şöyledir: <strong>Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız&#8230; (Vakıa Suresi, 63-65) </strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İnsan bu gerçekler üzerinde düşünmediği takdirde, dünyanın başıboş ve sahipsiz ve rastlantılarla işlediğini zannedebilir. Allah’ın her şeyi yaratıp, sonra gökyüzünde bir köşeye çekilip-haşa- olayları izlediğini düşünen kişiler vardır. Bu sapkın düşünce, zaman içinde kişiyi Allah’ın varlığını inkara sürükler. &#8220;Eğer evrendeki düzen tesadüflerle işliyorsa, ilk ortaya çıkışı da tesadüfen olmuş&#8221; diye düşünebilir. Çevresinde hak dine değil de pagan dinlerine inanan kişiler de varsa, onların da etkisiyle içinde bulunduğu cahilliği, tam aksine akıllılık olarak düşünmeye başlar.</p>
<p>Yarattığı her şeyi emrine veren Rabbimizden yüz çevirerek yaşayan nankör kişilerin durumu, bir akvaryumdaki balıklar gibidir. Balıkların yemlerini ve vitaminlerini veren, sularını değiştiren, akvaryumun bakımını yapan biri vardır. Ancak balıklar akıl sahibi olmadıklarından, bundan habersiz yaşarlar. İnkar edenler de balıklar gibi yalnızca yerler, içerler, gezerler ancak bunları kim sayesinde yapıyor olduklarını düşünmezler. Yaşadıkları dünyanın, kendilerinin ve diğer insanların neden var olduğunu akıl edemezler. Bu kimselerin akılsızlıkları Kuran’da <strong>&#8220;metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler&#8221;.</strong> (Muhammed Suresi, 12) ayetiyle hayvanların durumuna benzetilmektedir.<br />
Evrendeki tüm olaylar, Rabbimizin izniyle, O’nun bilgisinde ve kontrolünde gerçekleşmektedir. Akıl sahibi insanlar için Allah’ın delilleri her yerdedir. Gerçek akıl <strong>ALLAH </strong>’ı <a href="http://www.netyazari.com/tag/bilir">bilir</a>… <strong>&#8220;Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler (deliller) vardır. Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) &#8220;Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.&#8221; ( Al-i İmran Suresi, 190-191) </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/gercek-akil-allahi-bilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözün Güzeli</title>
		<link>http://www.netyazari.com/sozun-guzeli.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/sozun-guzeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 06:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat Turker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel söz]]></category>
		<category><![CDATA[güzel söz]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3974</guid>
		<description><![CDATA[Güzel söz söylemek insanların kalplerini birbirine ısındırır ve aralarında dostluk ve güven oluşmasına neden olur. Kalbinde Allah aşkını taşıyan insan, etrafına da Allah aşkıyla bakar. Sözleriyle Allah’a olan yakınlığını ve sevgisini gösteren kişiye, çevresindekiler de sevgi ve saygı duyarlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güzellikler, dostluklar, huzur ve güven özveri ister. İnsanlar kendi çıkarlarını düşünerek konuşur, çıkarlarını gözetir ve yalnızca kendi rahatlarını düşünürlerse, toplumda çatışma ve huzursuzluk olması kaçınılmazdır. Ancak Kuran ahlakını yaşayan ve Yüce <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın sınırlarını koruyan müminler bu şekilde davranışlar göstermezler. Onlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın Kuran’daki tavsiyesi gereği bağışlayıcı ve özverilidirler. Haksızlıkla karşı karşıya kaldıklarında dahi, insanların huzurunu sağlamak için <strong>“…insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir…” </strong>(Al-i imran Suresi, 134) ayetiyle haber verildiği üzere en güzel tavrı sergilerler.</p>
<p><strong>“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.” (Nahl Suresi, 125) </strong></p>
<p>Güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a> söylemek, Yüce Allah’ın insanlara verdiği çok önemli bir yükümlülüktür. Kur’an’da, <strong>“Kullarıma, <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>ün en güzel olanını söylemelerini söyle…” </strong>(İsra Suresi, 53) ayetiyle Allah, insanlara güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a> söylemelerini buyurur.</p>
<p>Samimi iman edenler yaşamları boyunca bir ibadet olarak güzel ahlakı anlatmakla, kendileri de yaşamak ve insanlara iyiliği tavsiye edip, onları kötülüklerden sakındırmakla sorumludurlar. <strong>“Bunlar, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.” </strong>(Al-i İmran Suresi, 114) ayetiyle bildirilen bu yükümlülükleri gereği, yakınlarını, ailelerini ve ulaşabildikleri herkesi <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın dosdoğru yoluna, korkup sakınmaya ve güzel ahlakı yaşamaya çağırırlar.</p>
<p>Güzel bir yaşam isteyen insanın güzelliklere, iyilik isteyenin iyiliğe, doğruluk isteyen insanın da diğer insanları doğruya çağırması zorunludur. Bu çağrıyı yaparken bilinmesi gereken, güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>ü insanlar üzerinde etkili kılacak olanın ancak <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> olduğudur.</p>
<p><a onclick="return vz.expand(this)" href="../wp-content/uploads/2010/06/en-guzel-soz-kuran-i-kerim.jpg"><img class="alignleft" title="en-guzel-soz-kuran-i-kerim" src="../wp-content/uploads/2010/06/en-guzel-soz-kuran-i-kerim.jpg" alt="en-guzel-soz-kuran-i-kerim" width="300" height="202" /></a>Sonsuz azaptan kurtulmanın yollarından biri de Kur’an ayetleriyle yapılan öğüt ve hatırlatmalardır. Bu nedenle <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a imana ve din ahlakına ilişkin yapılan her çağrıya icabet etmek her insanın kendi yararına olacaktır. Şu an dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insanın her biri için sonsuz azaba sürüklenme tehlikesi vardır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın sınırlarını korumaya çalışarak yaşayan insanın en önemli amaçlarından biri bu tehlikeden uzak kalma isteğidir.</p>
<p>Diğer taraftan insan, tehlikeden uzaklaşmak için bu kadar çabaladığı gibi, nimeti elde etmek için de çaba harcamalıdır. O halde kişinin, kendisini Allah’a çağıran her güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>e uyması, bu azaptan kurtuluşu için yaşamsal önem taşımaktadır. İnsan, güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>e uyduğu, uyarıları dikkate aldığı takdirde ise Yüce <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın izniyle dünyada ve ahirette güzel bir yaşama kavuşabilecektir.</p>
<p>İnanan insanlar, Allah aşkıyla, sevgiyle bakmaları ve alçak gönüllü olmaları nedeniyle güler yüzlü ve güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>lü insanlardır. Yüce Allah, <strong>“Kullarıma, <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>ün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.” </strong>(Isra Suresi, 53) ayetiyle iman edenlerin sahip olmaları gereken üslubu bildirmiştir. Bu nedenle müminlerin insanlara karşı da incitici, iğneleyici, alaycı, sert ve kınayıcı <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>lerden şiddetle kaçınmaları gerekir.</p>
<p>Allah insana apaçık düşmanı işaret eder. Kötü <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a> söylendiğinde şeytan mutlu olur; çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel-soz">güzel söz</a>den hoşlanmaz. Rabbimiz ise <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel-soz">güzel söz</a>den hoşlanır, o halde O’nun rızasını gözeten insanın <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel-soz">güzel söz</a> söylemesi gerekir&#8230;</p>
<p>Güzel söz söylemek insanların kalplerini birbirine ısındırır ve aralarında dostluk ve güven oluşmasına neden olur. Kalbinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> aşkını taşıyan insan, etrafına da <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> aşkıyla bakar. Sözleriyle Allah’a olan yakınlığını ve sevgisini gösteren kişiye, çevresindekiler de sevgi ve saygı duyarlar. Bu durum müminlerin arasındaki sevgi ve bağlılığı pekiştirir. Rabbimiz müminlerin bu güzel davranışlarına karşılık olarak, onlara düşmanca bakanları dahi ‘sıcak bir dost’a çevirir. Kalpleri çeviren Allah, dilediği kişinin kalbini değiştirebilir.</p>
<p>İnanan insan karşısındaki mümine <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel-soz">güzel söz</a> söylemelidir. İnsanın buna ihtiyacı vardır. Aksi halde o kendine söyler; bu da onun nefsini kabartır, büyüklenmesine neden olur.</p>
<p>Yüce Allah’ın indirdiklerinin en güzeline uymak için her an yeni bir fırsattır. Yapamadıklarımız dolayısıyla kararsızlığa ya da ümitsizliğe düşmemeliyiz. Önemli olan geçmiş değil, yaşadığımız andır; vicdanımızın, doğrunun, güzelin ve hak olanın sözünü dinlemek, nefsimizin olumsuz telkinlerine karşı çıkmaktır.</p>
<p>Sözün güzel olanını söylemek inanan insan için rahatlık olur. Her <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel-soz">güzel söz</a>ü O’na yükselen ve O’na yakınlığı artan insan Rabb’inin tecellisini üzerinde görebilecektir.</p>
<p><strong>“Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.” (İbrahim Suresi, 24) </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/sozun-guzeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Aşkın Kaynağı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/gercek-askin-kaynagi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/gercek-askin-kaynagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 06:10:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat Turker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[Allah sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek aşk]]></category>
		<category><![CDATA[iman aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[iman ve aşk]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3954</guid>
		<description><![CDATA[... Bu bağlar öylesine zayıftır ki kaza sonucu sakat kalan ya da imkanlarını kaybedip yaşam şartları değişen, dolayısıyla artık karşısındaki kişinin beklentilerine yanıt veremeyen kişi, gördüğü ilgi ve sevgiyi kaybeder. Çok sevdiğini söyleyen kişi, bu konuma gelen insanla, değişik bahaneler ortaya koyarak tüm bağlarını koparır. Dinden uzak insanların yaşadığı sevginin, gerçek olmayan ‘sözde sevgi’ olduğu çok açıktır. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını ’eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>leri daha güçlüdür&#8230; (Bakara Suresi, 165) </strong></p>
<p>İnsanların hemen hepsi yaşamları süresince gerçek <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ı yaşayabilmenin yollarını arar dururlar. Her defasında tam bulduklarını zannederken, o <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ın da diğerleri gibi aldatıcı, gelip geçici ve sahte olduğunu anlarlar. Dinden uzak yaşayan cahiliye toplumu bireyleri, sevgiyi hep cahiliye yöntemleri içerisinde aramaları nedeniyledir ki, gerçek <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ı/<a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>yi yaşayabilmenin sırrına ulaşamazlar.</p>
<p>İnanan insanlar için ise durum tamamen tersidir. Onlar gerçek ve samimi <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>yi doruğunda yaşarlar, çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>lerinin temelinde yaratıcıları Allah’a duydukları derin <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a> ve teslimiyetleri vardır. Davranışlarını yalnızca sonsuz cennet umuduyla yapmaz; yaptıkları her şeyde Rabbimiz’i razı ederek O’nun eşsiz <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>sini kazanma hissiyatı içinde olurlar.</p>
<p>Çevremizde sık sık arkadaşlıkları, dostlukları, iş ortaklıkları veya evlilikleri biten insanların haberlerini duyarız. Çok kısa bir süre önce, birbirlerini sevdiklerini, birbirlerine değer verdiklerini söyleyen kişilerin, birbirlerine çok ağır sözler söyleyerek ve birbirlerine iftiralar atarak, düşmanca ayrıldıklarına tanık oluruz. İnsanların ilişki türü ne olursa olsun aralarındaki bağların kopması genellikle bu şekilde aşağılama, suçlama ve nefretle olur. Ve bu insanların büyük bir çoğunluğu, artık &#8220;<a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>lerinin bittiğini&#8221; söylerler.</p>
<p>Aslında bu insanların yaşadıkları sistem içerisinde ’<a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>’ olarak adlandırdıkları şey, ’gerçek <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>’ değildir. Bu yalnızca sağlam bir dayanağı olmayan, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda gelişen, manevi derinliği olmayan ve maddi değerlere dayanan bağlardır.</p>
<p>Bu bağlar öylesine zayıftır ki kaza sonucu sakat kalan ya da imkanlarını kaybedip yaşam şartları değişen, dolayısıyla artık karşısındaki kişinin beklentilerine yanıt veremeyen kişi, gördüğü ilgi ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>yi kaybeder. Çok sevdiğini söyleyen kişi, bu konuma gelen insanla, değişik bahaneler ortaya koyarak tüm bağlarını koparır. Dinden uzak insanların yaşadığı sevginin, gerçek olmayan ‘sözde sevgi’ olduğu çok açıktır.</p>
<p>Yaşamlarını Kur’an’a göre düzenlemeyen insanların, gerçek sevgiyi yaşamaları da olanaksızdır. Kaynağını kalplerindeki imandan alan gerçek sevgiyi yaşayan insanların yaşamlarında, söz ettiklerimizden çok daha zor olaylar, ağır şartlar dahi oluşsa sevgileri asla bitmez.</p>
<p>İşte inanan insanların sevgileri, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a olan bu güçlü, samimi ve içten sevgilerinden kaynak bulmaktadır. Karşılarındaki tüm güzellikleri yaratanın, yalnızca Rabbimiz olduğunun bilincinde olarak sevgiyi yaşarlar. Sevdikleri kişi hata da yapsa, imanlarından kaynaklanan şefkat, merhamet, hoşgörü ve bağışlama ile yaklaşırlar.</p>
<p><a onclick="return vz.expand(this)" href="../wp-content/uploads/2010/06/gercek-ask.jpg"><img class="alignright" title="gercek-ask" src="../wp-content/uploads/2010/06/gercek-ask.jpg" alt="gercek-ask" width="300" height="200" /></a>Kısacası gerçek sevgi; temeli Allah sevgisi ve hoşnutluğu üzerine kurulmuş bir sevgidir; iman, takva ve Allah’a olan yakınlıkla artar. İman kalbine yerleşmiş bir insan, Allah’ı büyük bir coşku, <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a> ve heyecanla sever. Allah <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ı ve hoşnutluğu, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın sevdiği bir insan olma umudu kişiye büyük şevk verir. Bu sevgi, insan ruhundaki coşkuyu, huzuru, mutmainlik duygusunu sürekli diri tutar. Rabbimiz’in benzersiz sanatı ve eşsiz yaratma kudreti, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a olan sevgiyi daha da arttırır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a duyduğu sevgi nedeniyle, mümin, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın yarattıklarına karşı da büyük bir sevgi duyar. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ı çok sevdiği için, yine <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a sevgi duyan insanlara karşı coşkun bir sevgi duyar. Ve inanan insanın, karşısındaki kişi imanı yaşadığı sürece, yaşlılık, sakatlık ya da maddi kayıp gibi durumlarda da sevgisi asla olumsuz etkilenmez. Tam aksine duyduğu sevgi daha da derinlik kazanır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> için yaşanan sevgide sadakat, merhamet ve bağışlama vardır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> için yaşanan sevgi bir süresiz ve sonsuzdur. Bu sevgi önce dünyada ve ardından sonsuz yaşamda devam etmeye kilitlenmiş bir sevgidir. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> tüm güzel şeyleri yaratan tüm zevkin sahibidir ve hiçbirşey O’na duyulan sevgi ve imani coşku kadar kalpte tatmin duygusu oluşturamaz.</p>
<p>Bu, Allah’ın iman edenlere bir lütfudur, Allah Katından bir nimettir. Bu, Allah’a inananlara has üstün bir güzellik, bir nimettir ve cennette de bu şekilde olacaktır.Yüce Allah gerçek <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ın, tutkunun, muhabbetin sırlarını bize Kuran’da açıklar. Rabbimiz, gerçek sevgiyi yaşamanın ancak imanla mümkün olduğunu <strong>“İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.” </strong>(Meryem Suresi, 96) ayetiyle Kuran’da bizlere bildirir.</p>
<p>Toplumdaki insanların büyük bir bölümü ise ruhlarındaki sevgiyi öldürmüş durumdadırlar. İnsanların öncelikle ruhlarındaki ölüyü diriltmeleri gerekir; asıl önemli konu, Allah <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ının insanı sarmasıdır. Allah <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ını içinde hisseden insan dünyanın tüm güzelliklerine kavuşur. Kalbini Allah’a tam olarak teslim eden insan, artık Allah’ın yönetimindedir. Allah’ı <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>la seven insan yaşadığı <a href="http://www.netyazari.com/tag/ask">aşk</a>ın derin güzelliğini ve mutluluğu sürekli içinde hisseder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/gercek-askin-kaynagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşünmek</title>
		<link>http://www.netyazari.com/dusunmek.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/dusunmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 09:23:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat Turker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[dişler]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce nedir]]></category>
		<category><![CDATA[düşüncenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[düşünmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[islamda süşünce]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda düşünce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3889</guid>
		<description><![CDATA[Örneğin; insanda dişler oluşurken milyonlarca hücrenin önce kalsiyum depolayıp ardından yan yana gelerek büyük bir blok oluşturması ve devamındaki aşamalar, Allah’ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu ve örneksizliği bizlere gösterir. Bu bloğun şeklini de yine bloğu inşa eden hücrelerin belirlemesi büyük bir yaratılış mucizesidir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok Kur’an ayetinde insanlar derin düşünmeye davet edilir. İnsan, herşeyi yoktan var eden, sonsuz güç sahibi Yüce Yaratıcıyı takdir edebilme gücünü, korkusunu ve O’na olan yakınlığını ve sevgisini derin düşünerek artırabilir.</p>
<p>Kur’an’da birçok ayette <strong>&#8220;&#8230;yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?&#8221; </strong>(Nahl Suresi, 17), <strong>&#8220;&#8230;düşünen bir topluluk için deliller vardır&#8221; </strong>(Bakara Suresi, 164) ifadeleriyle yaratılışın kanıtları üzerinde düşünmenin önemi bildirilir. Çevremizde gördüğümüz herşey <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın benzersiz yaratışının ve varlığının delilidir. Bu nedenle gökler, yer ve bunların arasında bulunan herşey insanın düşünmesi için birer sebeptir.</p>
<p><strong>&#8220;<a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O’nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp -düşünmeyecek misiniz? (Secde Suresi,4) </strong></p>
<p>İnsanlar gün içinde birçok konu hakkında düşünürler. Ancak bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/dusunce">düşünce</a>lerin büyük bir kısmı yararsız, gereksiz, insanı hiçbir sonuca götürmeyen, insana hiçbir şey kazandırmayan boş <a href="http://www.netyazari.com/tag/dusunce">düşünce</a>lerdir. Oysa önemli olan, insanın yaşamının her anında olayların sebeplerini, hikmetlerini araştırarak gerçek anlamda “derin bir şekilde” düşünmesidir.</p>
<p>Örneğin; insanda dişler oluşurken milyonlarca hücrenin önce kalsiyum depolayıp ardından yan yana gelerek büyük bir blok oluşturması ve devamındaki aşamalar, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu ve örneksizliği bizlere gösterir. Bu bloğun şeklini de yine bloğu inşa eden <a href="http://www.netyazari.com/tag/hucre">hücre</a>lerin belirlemesi büyük bir yaratılış mucizesidir. Alt damakta bulunan <a href="http://www.netyazari.com/tag/hucre">hücre</a>ler, kendilerinden uzakta bulunan üst damaktaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/hucre">hücre</a>lerin nasıl bir şekil inşa ettiklerini adeta çok iyi bilirler ve her iki <a href="http://www.netyazari.com/tag/hucre">hücre</a> grubu da ürettiği dev bloğu, kendisine karşı gelecek blokla birbirlerine en uygun şekilde üretirler. Hiçbir uyumsuzluk gerçekleşmez ve 32 kalsiyum bloğundan oluşan karmaşık yapı, birbirlerine en uygun şekilde inşa edilir.</p>
<p>Derin düşünen insan için açıktır ki, vücuttaki bütün hücrelere olduğu gibi dişleri oluşturan hücrelere de sahip oldukları özellikleri veren üstün güç sahibi <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’tır. Ve kişinin <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın yaratma sanatına duyduğu hayranlık, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın izniyle imanını artırır. Düşünen insan, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın kudretini ve sanatını görür, O’nu bütün noksanlıklardan tenzih eder ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’a yakınlaşmaya bir yol bulur..</p>
<p>Etrafımızdaki herşey <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın benzersiz yaratma sanatının birer delilidir. Bu delillere sadece bakmak bir anlam ifade etmez. Baktığımız herşeyi görmemiz ve üzerinde düşünmemiz gerekir. Çevremizdeki güzellikler üzerinde tefekkür ederek muhteşem yaratılışlarını farkedebilir, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>’ın üstün yaratmasını kavrayabiliriz.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/06/dusunmek.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3909" title="dusunmek" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/06/dusunmek-300x225.jpg" alt="dusunmek" width="300" height="225" /></a>Etrafındaki deliller üzerinde düşünen insan, her şeyin bir varoluş nedeni olduğunu görecek, kendisinin de bir amaçla yaratıldığını anlayacak ve Allah’ın sonsuz kudretini kavrayabilecektir. Allah’ı çok düşünmek, Allah’tan çok korkmak, insanın güzel ahlaklı olmasını sağlayacaktır.</p>
<p>İnsan yalnızca Allah’ın evrende yarattığı varlık delilleri üzerinde değil, <strong>“Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı?..” </strong>( Rum Suresi, 8 ) buyruğu gereği kendi nefsi konusunda da derin düşünmelidir. Rabb’inden bir ağırlanma olarak O’nun hoşnutluğunu umut eden insan, gün içinde her attığı adımı Allah için attığında, nefsinin bencil dünyevi tutkularından uzak olacaktır.</p>
<p><strong>Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) &#8220;Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.&#8221; (Al-i İmran Suresi, 191) </strong></p>
<p>Hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. Ancak derin düşünen insan Allah’ın yüceliğini, büyüklüğünü kavrar ve korkusu artar. Bütün bunları önemsemeden geçmek ve düşünmemek, Allah’ın ayetlerinden yüz çevirmek anlamına gelir. Kuran’da pek çok yerde, Allah’ın ayetlerinden ve yaratılışın delillerinden yüz çevirmenin, inkar olduğu vurgulanır.</p>
<p><strong>Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 32) </strong></p>
<p><strong>Size kendi ayetlerini gösteriyor; artık Allah’ın ayetlerinden hangisini inkar ediyorsunuz? (Mü’min Suresi, 81) </strong></p>
<p>İman etmeyen insanlar ise <strong>&#8220;O gün cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu hatırlamadan) ona ne fayda?&#8221; </strong>(Fecr Suresi, 23) ayetinde de haber verildiği gibi ancak azabı gördüklerinde gerçek anlamda düşünmeye başlarlar.</p>
<p>Bu kişiler o ana kadar, dünyadaki yaşama amaçlarını, evrendeki ve canlılardaki yaratılış mucizelerini, Allah’ın Kuran’daki emir ve yasaklarını, kısacası gerçek anlamda kendilerine yarar sağlayacak konuları hiç düşünmemişlerdir. Bir gün öleceklerini ve Allah’ın huzurunda sorgulanacaklarını akıllarına bile getirmemişlerdir.</p>
<p>Oysa Yüce Allah’ın hiç var olmamış gibi her şeyi yok edecek olan buyruğu, hiç beklemediğimiz bir anda, aniden gelebilir. Hükmünü yerine getiren Allah’ın herşeye gücü yeter.</p>
<p><strong>Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiç bir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için biz ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Yunus Suresi, 24) </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/dusunmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vahiy Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/vahiy-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/vahiy-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 20:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[ekber]]></category>
		<category><![CDATA[etmesi]]></category>
		<category><![CDATA[fısıltı]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[meleği]]></category>
		<category><![CDATA[namusu]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefsin]]></category>
		<category><![CDATA[nida]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygambere]]></category>
		<category><![CDATA[saptırma]]></category>
		<category><![CDATA[şeytandan]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[ünlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy]]></category>
		<category><![CDATA[vahy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2120</guid>
		<description><![CDATA[“Vahy” olayı, iki varlık arasındaki gizli ve süratli haberleşmedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Allahla insan arasındaki haberleşmede buharı sarihlerinden kirmanın parmak bastığı şu durum ortaya çıkmaktadır. “ vahy Allah ile insan arasındaki kocuşmadan meydana gelir. İki taraf arasında, yani konuşan ve dinleyen ilişkisi olmadıkça karşılıklı bir kelime alışverişi mümkün değildir. Bu nedenle, vahy olayında ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Vahy”</strong> olayı, iki varlık arasındaki gizli ve süratli haberleşmedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Allahla insan arasındaki haberleşmede buharı sarihlerinden kirmanın parmak bastığı şu durum ortaya çıkmaktadır. <em>“ <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a> Allah ile insan arasındaki kocuşmadan meydana gelir. İki taraf arasında, yani konuşan ve dinleyen ilişkisi olmadıkça karşılıklı bir kelime alışverişi mümkün değildir. Bu nedenle, <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a> olayında ya dinleyen konuşanın etkisiyle derin bir kişisel değişikliğe uğrar, ya da konuşan dinleyenin anlayacağı şekilde konuşur.<span id="more-2120"></span></em></p>
<p>Zil, çıngırak ve arı sesi şeklinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/hz">Hz</a>. Peygambere gelen vahy, peygamberin beşeri kişiliğindeki değişmeyle gerçekleşmektedir. Nitekim, bu konudaki rivayetlerde, <a href="http://www.netyazari.com/tag/hz">Hz</a>.Peygamber’de fiziki ağırlıkların meydana geldiği, en soğuk günde bile alnından ter damlarının aktığı ifade olunmaktadır. Meleğin <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a> getirmesi ise, yukarından aşağıya iniştir.</p>
<p> Vahyin bir diğer şekli daha vardır. Eğer <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>,<strong> “biz ona dağın sağ tarafından ünledik ve yalnız konuşmak için onu kendimize yaklaştırdık” (Meryem: 52) </strong>ayetinde ifade olunduğu gibi, Allah’ın nida etmesi, ünlemesi ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>i, alanı kendisine yaklaştırmazsı şeklinde değil de, çok yakından fısıldama şeklinde olursa, buna<strong> “vesvese”</strong> denir. Şu kadar ki, <span style="text-decoration: underline;">bu türlü <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>i insanlara <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> değil, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nefis">nefis</a>le insandan ve cinden şeytanlar gönderir. </span></p>
<p> <strong><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/vahiy.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2125" title="vahiy" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/10/vahiy-198x300.jpg" alt="vahiy" width="198" height="300" /></a>“işte böyle, biz her peygamber için insan ve cin şeytanlarından düşman tayin ettik; aldatmak için, birbirlerine süslü püslü <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>ler vah yederler” (Enam: 112) </strong><br />
Bu vahy, müminlerle mücadele etmek, Allahın vahyine karşı koymak için şeytanların birbirlerine ve kendi adamlarına fısıldadıkları küfür <a href="http://www.netyazari.com/tag/soz">söz</a>leri, <a href="http://www.netyazari.com/tag/saptirma">saptırma</a> ve vesveselerdir.<br />
<strong>“muhakkak, şeytanlar sizinle mücadele etsinler diye velilerine <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a> ederler. Onlara itaat ederseniz, müşriklerden olursunuz” (Enam: 121) </strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>İnsan nefsi de, tıpkı bir şeytan gibi, insana vesvese verir  bu da onun <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>idir : <strong>“biz insanı yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz” (Kaf: 16)</strong> Nefsin ve şeytanların <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>ine muhatap olanlar ve bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahy">vahy</a>e itaat edenler ise, şeytanlara kul olanlar, yaratılışlarındaki ilahi özü karartanlardır. Nasıl, <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>&#8217;tan vahy alan insanlar <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>ın kulu ise, şeytanlardan vahy alanlar da, şeytana kul olma derecesine düşünlerdir.</p>
<p>Şu kadar ki, nasıl <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>ın vahyi bu vahyi alanlar için bir kesinlik ifade bu vahyi tebliğ ediyorlarsa, şeytanların vahyini alanlar için de bu vahy kesin bir bilgi halini almakta ve onlar bu bilgi üzerinde sapkınlığa düşmektedirler.<br />
<a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>, şeytanların vahyinden <a href="http://www.netyazari.com/tag/korunma">korunma</a>yı ve kendisine sığınılmasını emretmektedir.  <span style="color: #ff0000;"><strong>“De; sığınırım insanların rabbine, insanların melikine, insanların ilahına, hannasın vesvesesinin şerrinden, o insanların göğüslerine vesvese verir, cinlerden ve insanlardan” (Nas: 1-6) </strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/vahiy-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İcmali ve Tafsili İman Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 07:32:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[baliğ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[İslami]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimei]]></category>
		<category><![CDATA[Resuli]]></category>
		<category><![CDATA[Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[tafisli]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1626</guid>
		<description><![CDATA[Resuli Ekrem (s.a.v)’in tebliğ ettiği İslami esasların tamamına, hiçbir tafsilat gözetmeden inanmaya “ icmali ” iman denir. Bu da “ Kelimeyi Tevhid ” ve “ Kelimeyi Şahadette ” ifadesini buyurmuştur.
“La ilahe (ilah yoktur), illallah (yalnız Allah (cc) vardır), Muhammedür-Resulullah (Muhammed (as) onun resulüdür) diyen ve bunu kalbi ile tasdik eden her mükellef, müslümandır. Akıl ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Resuli Ekrem (s.a.v)’in tebliğ ettiği İslami esasların tamamına, hiçbir tafsilat gözetmeden inanmaya <span style="color: #ff0000;"><strong>“<a href="http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html"> icmali</a> ”</strong></span> iman denir. Bu da <span style="color: #ff0000;"><strong>“ <a href="http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html">Kelimeyi Tevhid </a>” </strong></span>ve <strong><span style="color: #ff0000;">“ <a href="http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html">Kelimeyi Şahadette</a> ”</span></strong> ifadesini buyurmuştur.</p>
<p>“La ilahe (<span style="color: #ff0000;">ilah yoktur</span>), illallah (<span style="color: #ff0000;">yalnız Allah (cc) vardır</span>), Muhammedür-Resulullah (<span style="color: #ff0000;">Muhammed (as) onun resulüdür</span>) diyen ve bunu kalbi ile tasdik eden her mükellef, müslümandır. Akıl ve baliğ olan her insana ; “Kelimei Tevhid” ve Kelimei Şehadette” ifadesini bulan icmali <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>a sahip olmak farzdır.<span id="more-1626"></span></p>
<p>Allahü Teala (cc)’ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kadere, bunların mahiyetlerini bilerek kati olarak <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> etmeye<span style="color: #ff0000;"> <strong>“ tafsili <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> ”</strong></span> denir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/icmali-ve-tafsili-iman-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeryüzünde Allah&#8217;ın Halifesi İnsan</title>
		<link>http://www.netyazari.com/yeryuzunde-allahin-halifesi-insan.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/yeryuzunde-allahin-halifesi-insan.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 10:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allahü]]></category>
		<category><![CDATA[halifesi]]></category>
		<category><![CDATA[icap]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an-ı]]></category>
		<category><![CDATA[misak]]></category>
		<category><![CDATA[rabbimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[ruhlar]]></category>
		<category><![CDATA[şahit]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1536</guid>
		<description><![CDATA[Allahu Teala (cc) gerek kendi hukuku, gerek yaratmış olduğu canlıların hukukunu muhafaza etmek üzere, insan yaratmıştır. İnsanın yeryüzünde Allahu Teala&#8217;nın emirlerini tebliği ve infaza memur kılındığı bilinmekterir. Ayrıca katı nassla sabittir ki ; insan yeryüzünde Allahu Teala&#8217;nın halifesi makamındadır.
Meselenin daha iyi kavranabilmesi için, “ruhlar aleminde” gerçekleşen misak olayını dikkate almak mecburiyetindeyiz. Kuran-ı Kerim&#8217;de “ hatırla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> (cc) gerek kendi hukuku, gerek yaratmış olduğu canlıların hukukunu muhafaza etmek üzere, insan yaratmıştır. İnsanın yeryüzünde Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;nın emirlerini tebliği ve infaza memur kılındığı bilinmekterir. Ayrıca katı nassla sabittir ki ; <em><span style="text-decoration: underline;">insan yeryüzünde Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;nın <a href="http://www.netyazari.com/tag/halifesi">halifesi</a> makamındadır</span></em>.</p>
<p>Meselenin daha iyi kavranabilmesi için, <strong><em><span style="color: #003366;">“<a href="http://www.netyazari.com/tag/ruh">ruh</a>lar aleminde”</span></em></strong> gerçekleşen <a href="http://www.netyazari.com/tag/misak">misak</a> olayını dikkate almak mecburiyetindeyiz. Kuran-ı Kerim&#8217;de <strong><em>“ hatırla ki rabbin, adem oğullarının sulbünden zürriyetlerini çıkarıp, kendilerini nefislerine şahit tutmuş, ; “ben sizin rabbiniz değil miyim? (demişti), onlar da ; “ <span style="text-decoration: underline;">evet rabbimizsin, şahit olduk</span> ”</em></strong> demişlerdir. (işte bu şahidlendirme kıyamet günü: &#8221;<em> bizim bundan haberimiz yoktu &#8220;</em> dememeniz içindir. <strong><span style="text-decoration: underline;">Yahut :</span></strong> <em>“ daha evvel atalarımız (<a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a>a şirk koşmuştu. Biz de onların adından gelen (atalarının izinden ayrılmayan ) bir nesiliz. Şimdi o batılı kuranların işlediği (günahlar) yüzünden bizi helak mı deceksin ? Dememeniz içindi ”</em> hükmü beyan buyrulmuştur.<span id="more-1536"></span></p>
<p>İslam uleması : &#8221; <a href="http://www.netyazari.com/tag/ruh">ruh</a>lar aleminde gerçekleşen misak olayında iki önemli unsur mevcuddur. Birincisi : Allahu Teala&#8217;nın ben sizin rabbiniz değil miyim ? Şeklindeki ikrarı, ikincisi: insanların kendi nefislerine şahit tutulup; <strong><em>“evet rabbimizsin, şahit olduk”</em></strong> şeklindeki, tasdikidir.&#8221; Bu hadisede <strong><em>“ <a href="http://www.netyazari.com/tag/icap">icap</a> ve kabul ”</em></strong> teşekkül etmiştir. Bunun tabii sonucu insanların yerine getirmesi gereken vazifeler ortaya çıkmıştır, buna emanet denir. Hükmünde ittifak etmiştir. Bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/misak">misak</a> hadisesinden sonra insan, başta akıl olmak üzere, hürriyet, mülkiyet ve diğer nimetlere kavuşmuştur.<br />
Hz.Adem (AS)&#8217; den itibaren bütün peygamberler insanları, Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;ya kulluğa davet etmişlerdir. Nitekim Kuran-ı Kerim&#8217;de <strong><em>&#8221; cinleri ve insanları, bana ibadet etmeleri için yarattım. &#8220;</em></strong> hükmü beyan buyrulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/yeryuzunde-allahin-halifesi-insan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlim Kaynaklarından Kitap</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 17:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[İmam]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kelam]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[lafzı]]></category>
		<category><![CDATA[maturidi]]></category>
		<category><![CDATA[muciz]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[mushaf]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[tevatür]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1272</guid>
		<description><![CDATA[İslam uleması ; mücerred olarak kitap denildiği zaman bununla ancak Kuran-ı Kerimi anlaşılacağı hususunda müttefiktirler. Kuran-ı Kerimin başka başka yönleri ve vasıfları ele alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Genel olarak: “ Allahu Teala tarafından Cebrail vasıtası ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e indirilmiş olan ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’den bize tevatüren nakledilen bir nazımdır. ” tarifi uygun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>sı ; mücerred olarak kitap denildiği zaman bununla ancak Kuran-ı Kerimi anlaşılacağı hususunda müttefiktirler. Kuran-ı Kerimin başka başka yönleri ve vasıfları ele alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Genel olarak: <strong><em>“ Allahu Teala tarafından Cebrail vasıtası ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e indirilmiş olan ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’den bize tevatüren nakledilen bir nazımdır. ”</em></strong> tarifi uygun bulunmuştur. Bunun dışında <strong><em>“ Allahu Teala tarafından Hz.Muhammed (SAV)e <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahiy">vahiy</a> yoluyla indirilmiş, Mushaflarda yazımlı, tevatürle nakledilmiş, tilavetiyle taabbüd olunan <a href="http://www.netyazari.com/tag/muciz">muciz</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/kelam">kelam</a>dır. ”</em></strong> <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarifi">tarifi</a> de yaygındır.</p>
<p> <br />
Kuran-ı Kerimin <a href="http://www.netyazari.com/tag/muciz">muciz</a>e olduğu hususunda hiçbir ihtilaf yoktur. <a href="http://www.netyazari.com/tag/imam">İmam</a>ı Maturidi r.a. göre Kuran-ı Kerimin icaz yönü, belağıtının kemale ulaşmasıdır. Eğer bu icaz belağat yönünden başka olsaydı, benzerini getirmek için uğraşan Arapları, başka yönleriyle de aciz bırakması icap ederdi. Gaybtan haber vermesi, tenakuzdan hali olması, ister dünyevi, ister uhrevi olsun bütün mesalihi ihtiva etmesi noktasından, diğer ilahi kitaplarla aynıdır.<span id="more-1272"></span></p>
<p> Kuranı Kerimin hem lafzı, hem manası Allahu Teala’dandır. Bu hususta hiçbir beşerin payı yoktur. Kuran-ı Kerimin bize ulaşması tevatür yoluyladır ve indirildiği gibi eksiksiz olarak muhafaza edilmiştir. Ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>elerin sureler içerisindeki yeri de tevkifidir. <em><span style="text-decoration: underline;">Bu hususta hiç kimsenin ictihad ve reyinden söz etmek mümkün değildir.</span></em> Mesela harfi mukataadan elif lam mim bir ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>e olduğu halde, elif lam ra bir ayet değil, ayetten cüzdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslami ilimlerden sünnet</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islami-ilimlerden-sunnet.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islami-ilimlerden-sunnet.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 17:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetullah]]></category>
		<category><![CDATA[kiram]]></category>
		<category><![CDATA[manası]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sahabe]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnetullah]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1266</guid>
		<description><![CDATA[Önce sünnet kelimesi üzerinde duralım. Lugat manası, adet, makbul olsun veya olmasın takip edilen yol, yüz, yahut yüzün görünen kısmı siret, tabiat manalarına gelir. Cahiliye döneminde Araplar sünnet kelimesini “ takip edilen yol ” manasına kullanıyor ve biliyorlardır. Sahabe kiram, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem “size benim sünnetime sarılmanızı tavsiye ederim.” Emrini işitince, buradaki sünnet lafzından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce sünnet kelimesi üzerinde duralım. Lugat manası, adet, makbul olsun veya olmasın takip edilen yol, yüz, yahut yüzün görünen kısmı siret, tabiat manalarına gelir. Cahiliye döneminde Araplar sünnet kelimesini <strong>“ <a href="http://www.netyazari.com/islami-ilimlerden-sunnet.html">takip edilen yol</a> ”</strong> manasına kullanıyor ve biliyorlardır. Sahabe <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiram">kiram</a>, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem <strong><em><span style="color: #808000;">“size benim <a href="http://www.netyazari.com/tag/sunnet">sünnet</a>ime sarılmanızı tavsiye ederim.”</span></em></strong> Emrini işitince, buradaki <a href="http://www.netyazari.com/tag/sunnet">sünnet</a> lafzından onun umumi ve hususi hayatındaki davranışlarını ifade ettiğini bildikleri için, hiçbir şey sormamışlardır. Çünkü bu kelimeye yabancı değillerdir.</p>
<p>Kuran-ı Kerim’de <strong><span style="color: #993300;">“daha evvel geçenler hakkında Allah bu sünneti (<a href="http://www.netyazari.com/tag/adet">adet</a>i) koymuştur. Allahın sünnetini (<a href="http://www.netyazari.com/tag/adet">adet</a>ini) değiştirmeye ise asla imkan bulamazsın.”</span></strong> buyrulmaktadır. Bu ayeti kerimede geçen <a href="http://www.netyazari.com/tag/sunnet">sünnet</a> kelimesi Sünnetullah veya <a href="http://www.netyazari.com/tag/ayetullah">Ayetullah</a> diye ifade edilmiştir.<br />
İslami manada <strong><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #008000;"><a href="http://www.netyazari.com/tag/sunnet">sünnet</a> Resulullah <a href="http://www.netyazari.com/tag/sallallahu">Sallallahu</a> Aleyhi Vesellem&#8217;den sadır olan söz, fiil ve takrirdir</span></span></em></strong> şeklinde tarif olunmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islami-ilimlerden-sunnet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da Sünnete Sarılmanın Önemi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islamda-sunnete-sarilmanin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islamda-sunnete-sarilmanin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 16:09:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ehli]]></category>
		<category><![CDATA[fıkhı]]></category>
		<category><![CDATA[fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[gazali]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[İmam]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[şafi]]></category>
		<category><![CDATA[şafii]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>
		<category><![CDATA[zikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1257</guid>
		<description><![CDATA[Allahu Teala muhkem ayetleriyle Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;e itaati farz kılmıştır. Bu sebeple İslam fıkhında sünnet kati bir delildir. İmam-ı Gazali küfrü tarif ederken Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in getirdiği haberlere inanmamak, onları yalanlamak hükmünü zikrediyor. Bu tarifte hem Kuran-ı Kerim, hem de sünnet birlikte zikredilmiştir. Esasen mütevatir sünnetin inkarının küfür olduğu hususunda ehli sünnet uleması etmiştir.
Resulullah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allahu Teala muhkem ayetleriyle Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;e itaati farz kılmıştır. Bu sebeple İslam fıkhında sünnet kati bir delildir. İmam-ı Gazali küfrü tarif ederken <em><span style="text-decoration: underline;">Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in getirdiği haberlere inanmamak, onları yalanlamak</span></em> hükmünü zikrediyor. Bu tarifte hem Kuran-ı Kerim, hem de sünnet birlikte zikredilmiştir. Esasen mütevatir sünnetin inkarının küfür olduğu hususunda <a href="http://www.netyazari.com/tag/ehli">ehli</a> sünnet <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>sı etmiştir.<br />
Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem <strong><em>“ <span style="text-decoration: underline;">şüphesiz ki bana bir kitap ve onunla birlikte bir benzeri verildi.</span> &#8220;</em></strong> Hadisi şerifini esas alan İslam <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>sı, Cebrail Kuran-ı Kerimi getirdiği gibi, sünneti de Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;e talim ettirmiştir. Hükmünü beyan etmiştir. Esasen Kuran-ı Kerim&#8217;de <a href="http://www.netyazari.com/tag/kitap">kitap</a> ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/hikmet">hikmet</a>i bir arada zikredilmiştir.</p>
<p><span id="more-1257"></span><br />
İmamı Şafii (rh.a) kitap ve hikmetin bir arada beyan edildiği ayeti kerimeleri zikrettikten sonra şunları kaydediyor, bu ayeti kerimelerde Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> kitap ve hikmeti zikretmektedir. <strong><span style="text-decoration: underline;">Kitaptan maksad Kuran-ı Kerimdir.</span></strong> Kuran ilmine vakıf, itimad ettiğim alimlere göre hikmet ise Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem in sünnetidir. <strong><span style="text-decoration: underline;">Zira Kuran-ı Kerim bir zikirdir</span></strong>. Hikmet ise ona tabi kılınmıştır. Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> kitabı ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/hikmet">hikmet</a>i öğretmekle kullarına verdiği nimeti hatırlatmaktadır. Bu husus dikkate alınırsa <a href="http://www.netyazari.com/tag/hikmet">hikmet</a>in Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in <a href="http://www.netyazari.com/tag/sunnet">sünnet</a>inden başka bir şey olduğunu söylemek katiyen doğru değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islamda-sunnete-sarilmanin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da Misak Olayı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 15:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[bela]]></category>
		<category><![CDATA[beladan]]></category>
		<category><![CDATA[emaneti]]></category>
		<category><![CDATA[fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[galü]]></category>
		<category><![CDATA[halife]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kafir]]></category>
		<category><![CDATA[kalu]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı]]></category>
		<category><![CDATA[metevatir]]></category>
		<category><![CDATA[misak]]></category>
		<category><![CDATA[mukavele]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[müslümansın]]></category>
		<category><![CDATA[necaset]]></category>
		<category><![CDATA[tağut]]></category>
		<category><![CDATA[tağuta]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[teklif]]></category>
		<category><![CDATA[zamandan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1239</guid>
		<description><![CDATA[Allahu Teala'nın bütün insanlardan ruhlar aleminde iken misak aldığı mütevatir haberlerle sabittir. Bu bir anlamda Allahu Teala ile insanlar arasında tahakkuk eden manevi bir mukaveledir. 

Her mümin “ ne zamandan beri Müslümansın ? ” sualine “ galü beladan beri ” diyerek, bu misakı ikrar eder.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allahu Teala&#8217;nın bütün insanlardan ruhlar aleminde iken misak aldığı mütevatir haberlerle sabittir. Bu bir anlamda Allahu Teala ile insanlar arasında tahakkuk eden manevi bir mukaveledir. Her mümin <strong><em>“ ne zamandan beri Müslümansın ? ”</em></strong> sualine <strong><em>“ <a href="http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html">galü bela</a>dan beri ”</em></strong> diyerek, bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/misak">misak</a>ı ikrar eder.</p>
<p>Kuranı Kerim&#8217;de, Allahu Teala&#8217;nın <strong>“<a href="http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html"> <span style="color: #339966;">emaneti</span> </a>”</strong> göklere, dağlara ve yeryüzüne teklif ettiğini, onların bu emanetin ağırlığı karşısında endişeye düştükleri, insanın ise kendi iradesi ile emaneti yüklendiği bildirilmiştir. <strong>“ <span style="color: #339966;">emaneti</span> ” </strong>, Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;nın tekliflerinin tamamına verilen bir isimdir. Usulü Fıkıhta yegane hüküm koyucu olan Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;nın ; <a href="http://www.netyazari.com/tag/teklif">teklif</a>lere muhatap olan insana yüklediği <span style="color: #339966;"><strong><span style="color: #ff0000;">“ vazifeler ”</span></strong></span> manasına kullanılır. İnsanın lehinde ve aleyhindeki haklarına sahip olabilmesine <strong><span style="color: #ff0000;">“ ehliyet ”</span></strong> denilmiştir.<span id="more-1239"></span></p>
<p>Allahu Teala&#8217;nın teklifleri bu ehliyete dayanır. <a href="http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html">Ehliyet</a> sahibi olan insan, emaneti yüklendiği için yeryüzünde Allahu Teala&#8217;nın halifesi makamına nail olmuştur. İşte eşrefi mahlukat yaratılmışların en şereflisi olması buna dayanır. <strong><em><span style="color: #ff0000;">Eğer ruhlar aleminde teşekkül eden <a href="http://www.netyazari.com/tag/misak">misak</a>ı reddeder ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/tagut">tağut</a>u güçlere iman ederse, hayvanlardan daha aşağı bir seviyeye düşer.</span> Kafirlerin <a href="http://www.netyazari.com/tag/necaset">necaset</a> hükmünde olmasının sebebi budur.</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islamda-misak-olayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlim Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ilim-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ilim-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 17:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[allah'ın]]></category>
		<category><![CDATA[amentü]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[cahil]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[duyu]]></category>
		<category><![CDATA[ehl-i]]></category>
		<category><![CDATA[ehli]]></category>
		<category><![CDATA[eşyayı]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kuşatması]]></category>
		<category><![CDATA[organlarının]]></category>
		<category><![CDATA[pozitivst]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy]]></category>
		<category><![CDATA[vahye]]></category>
		<category><![CDATA[vel]]></category>
		<category><![CDATA[vel cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://netyazari.com/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Ehli Sünnet Vel Cemaat’e göre ilim, “malum olanın, olduğu hal üzere bilinmesidir” bu yalıtılmışların ilmidir. Allahu Teala’nın ilmi ise; bir şeyin (eşyanın) aslının ne olduğunu ve ne olacağını kuşatması ve haberdar olmasıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                  Ehli Sünnet Vel Cemaat’e göre <a href="http://www.netyazari.com/tag/ilim">ilim</a>, <strong>“malum olanın, olduğu hal üzere bilinmesidir”</strong> bu yalıtılmışların ilmidir. Allahu Teala’nın ilmi ise; <strong>bir şeyin (eşyanın) aslının ne olduğunu ve ne olacağını kuşatması ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/haber">haber</a>dar olmasıdır.</strong><br />
İlim şu üç yolla elde edilir.</p>
<p> 1. Haber,<br />
2. Duyu <a href="http://www.netyazari.com/tag/organlarinin">organlarının</a> faaliyetleri,<br />
3. Akıl <a href="http://www.netyazari.com/tag/yurutme">yürütme</a> metodu.</p>
<p>Bilimcilik akımı, İslam topraklarında şirkin ve zulmün yayılmasında büyük rol oynamıştır. Bilimin yapısını, gayesini ve şartlarını araştıran ve bilim dışındaki bütün inançları inkar eden pozitvist ideoloji; “<strong>bilim bir dindir, bundan sonra amentüleri yalnız bilim yazacaktır. Ahlaki ve edebi meseleleri bilim çözecektir.</strong>&#8221; Sloganlarıyla “<a href="http://www.netyazari.com/tag/vahye">vahye</a>” karşı <a href="http://www.netyazari.com/tag/savas">savaş</a> açmıştır. Sosyal olayları ilkel toplumdan modern topluma doğru sürekli bir evrimin bulunduğunu iddia ederek. İzaha çalışan <a href="http://www.netyazari.com/tag/filozof">filozof</a>lar: “bilim ilerledikçe, dinin ortadan kalkacağını&#8221;  iddia edecek derecede çıldırmışlardır. Cahil bütün eğitim sistemleri temelde bu akaide dayanır.</p>
<p>Müslümanlar için ; Allahu Teala’nın kitabında ve resulünün sünnetinde kati olarak yer alan her haber <a href="http://www.netyazari.com/tag/ilim">ilim</a> hükmündedir. Velev ki akıl ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/duyu">duyu</a> organları bunun mahiyetini kavrayamasın….</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ilim-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakimiyet Kayıtsız ve Şartsız Allahındır</title>
		<link>http://www.netyazari.com/hakimiyet-kayitsiz-ve-sartsiz-allahindir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/hakimiyet-kayitsiz-ve-sartsiz-allahindir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 16:08:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ahide]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[allah'ın]]></category>
		<category><![CDATA[allahındır]]></category>
		<category><![CDATA[cizye]]></category>
		<category><![CDATA[dinini]]></category>
		<category><![CDATA[edin]]></category>
		<category><![CDATA[edinceye]]></category>
		<category><![CDATA[etmiş]]></category>
		<category><![CDATA[gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hakimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hakir]]></category>
		<category><![CDATA[hanefi]]></category>
		<category><![CDATA[heva]]></category>
		<category><![CDATA[heves]]></category>
		<category><![CDATA[hüküm]]></category>
		<category><![CDATA[hüsrev]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kafir]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtsız]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an-ı]]></category>
		<category><![CDATA[molla]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sakın]]></category>
		<category><![CDATA[şartsız]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[uyma]]></category>
		<category><![CDATA[zelil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://netyazari.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[Kuranı Kerimde Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem e hitaben “ ve şu emri indirdik insanlar arasında, Allahın indirdiği hükümlerle hükmet.. sakın onların (insanların) heva ve heveslerine uyma” hükmü beyan buyrulmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                        Kur&#8217;an-ı Kerimde Resulullah Sallallahu Aleyhi Veselleme hitaben <strong>“ ve şu emri indirdik insanlar arasında, Allahın indirdiği hükümlerle hükmet.. sakın onların (insanların) <a href="http://www.netyazari.com/tag/heva">heva</a> ve heveslerine <a href="http://www.netyazari.com/tag/uyma">uyma</a>”</strong> hükmü beyan buyrulmuştur.</p>
<p>                             Dolayısıyle hiç kimsenin ; Allahu Teala nın hükümlerine mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hüküm icad etmesi caiz olmadığı gibi, küfür ahkamına tabi olması da caiz değildir. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin <strong><span style="text-decoration: underline;">“nefsin yedi kudretinde olan Allahu Teala&#8217;ya yemin olsun ki, arzusunu İslama tabi kılmayan kimse <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> etmiş olmaz”</span></strong> buyurduğu bilinmektedir. Allahu Teala mülkünde küfür ahkamı ile hükmetme hakkı hiç kimseye tanımamıştır. Molla Hüsrev; siyarel esnasta kaydedildiğine göre ; <span style="text-decoration: underline;">bir kimse başkasına küfür (ahkamı ) ile emretmek için azmeylese, sırf bu azmi sebebiyle <a href="http://www.netyazari.com/tag/kafir">kafir</a> olur</span>. <span style="text-decoration: underline;">Şayet bu kimse kelime küfrü konuşsa ve bir cemaat de o konuşanın sözünü kabul eylese, o cemaatin hepsi <a href="http://www.netyazari.com/tag/kafir">kafir</a> olur</span>. Hükmünü zikretmektedir.<br />
Hanefi Fukahası; “<strong>yeryüzünde yaşıyan bir kimsenin canının ve malının masum olması için;  ya <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> etmiş olması veya (zimmet akdi ile) ahide sahip olması gerekir.</strong> İslama karşı savaşan harbilerin (saldırgan <a href="http://www.netyazari.com/tag/kafir">kafir</a>lerin) canları ve malları masum değildir. Hükmünde ittifak etmişlerdir. Bu ittifak şu ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>eye dayanmaktadır.<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">“kendilerine kitap verilenlerden ne Allah&#8217;a, ne Ahiret gününe inanmayan, Allahın ve Resulünün haram ettiği şeyleri haram tanımayan, İslam dinini din olarak kabul etmeyen kimselerle; zelil ve hakir olup kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar, savaş <a href="http://www.netyazari.com/tag/edin">edin</a>.&#8221;</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/hakimiyet-kayitsiz-ve-sartsiz-allahindir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dinde Zorlama Yoktur</title>
		<link>http://www.netyazari.com/dinde-zorlama-yoktur.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/dinde-zorlama-yoktur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 15:19:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allahü]]></category>
		<category><![CDATA[bilici]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[Farüddüni]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[işitici]]></category>
		<category><![CDATA[istek]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an-ı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Razi]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[tevhit]]></category>
		<category><![CDATA[zorlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://netyazari.com/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[İslam dinin de zorlama yoktur, Kişi kendi iradesi ile dini kabul eder. İnsan önündeki bu firsatı ilahi'yi değerlendirmeli.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"> <span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">Kuranı Kerimde “<strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/din">din</a>de zorlama yoktur, hakikat; iman ile küfür apaçık meydana çıkmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp da, Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> ya iman ederse, o (kimse) muhakkak ki, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/allah">Allah</a> hakkı ile işitici (her şeyi) kemali ile <a href="http://www.netyazari.com/tag/bilici">bilici</a>dir.</strong>&#8220;</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">          Hükmü beyan buyrulmuştur. Bu ayeti kerimede hem inanç hürriyetinin bulunduğu, hem de iman ve küfrün apaçık (hiç şüpheye yer bırakmayacak) meydana çıktığı beyan edilmiştir. Yine bir başka ayeti kerimede <strong>“eğer rabbin dileseydi yeryüzündeki kimselerin (insanların) hepsi iman ederlerdi. Böyle iken sen hepsi mümin olsunlar diye insanları zorlayıp duracak mısın?</strong>&#8221; buyrulmuştur. Başta Farüddüni <a href="http://www.netyazari.com/tag/razi">Razi</a> olmak üzere müfessirler: “ilahi iradenin aksine herhangi bir hal meydana gelmeyeceği için, bu ayeti kerimede zamir “tukrihu” fiili üzerine takdim olunmuş ve efente tükrihun nase şeklined varid olmuştur. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in kavminin iman etmesi hususunda haris olduğundan, bu kuvvetli arzuyu izale için nazil buyrulduğunu kaydetmişlerdir. Ayrıca <strong>“de ki; o (kuran) rabbinizden (gelen bir ) haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen (inkar ederek) kafir olsun</strong>&#8221; ayeti kerimesi, meseleyi kavramamızı kolaylaştırmaktadır. Şurası muhakkaktır ki, Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> insanların küfrüne razı değildir. Ancak cüzi irade neticesinde insan imanı veya küfrü seçme durumundadır. Sonuç olarak; dünyada hem Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a>&#8217;ya iman eden müminler hem de tağuta kulak eden kafirler bulunacaktır. Bu noktada şu suale cevap bulmak durumdayız; <strong>“<span style="text-decoration: underline;">yeryüzünde Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> nın indirdiği hükümlerle mi, yoksa insanların heva ve heveslerinen kaynaklanan kanunlarla mı hükmedilecektir.</span>&#8220;</strong> İşte Hz.Adem A.S.dan itibaren devam eden Tevhit <a href="http://www.netyazari.com/tag/mucadele">mücadele</a>si bu sualin içerisinde gizlidir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/dinde-zorlama-yoktur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

