<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 00:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aile, Çocuk ve Güzel Ahlak</title>
		<link>http://www.netyazari.com/aile-cocuk-ve-guzel-ahlak.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/aile-cocuk-ve-guzel-ahlak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 06:41:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat Turker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ailede çözünme]]></category>
		<category><![CDATA[ailede dejenarasyon]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[güzel ahlak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=4074</guid>
		<description><![CDATA[Toplumdaki en küçük, en temel birim olan ailenin yapısı ne denli güçlü ise, millet ve devlet de o derece güçlü olur. Değerlerini yitiren, bireyleri arasında sevgi, saygı ve beraberlik duyguları körelen ailelerden oluşan devletin güçlü olması zordur. Aile yapısı çöken toplumlar, hızla manevi ve ahlaki dejenerasyona doğru yol alır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> </strong></p>
<p>Toplumdaki en küçük, en temel birim olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>nin yapısı ne denli güçlü ise, millet ve devlet de o derece güçlü olur. Değerlerini yitiren, bireyleri arasında sevgi, saygı ve beraberlik duyguları körelen <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>lerden oluşan devletin güçlü olması zordur. Aile yapısı çöken toplumlar, hızla manevi ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a>i dejenerasyona doğru yol alır.</p>
<p>Din <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a>ına sahip insanların yaşadığı çevreler, özlem duyulan, huzur ve güven içindeki ortamlardır. İslam barıştır, ışıl ışıl aydınlıktır; insana gerçek sevgiyi, şefkati, merhameti, dostluğu tarif eder, sevmenin sanatını öğretir. O’nun sınırları içerisinde yaşayan insan da her zaman ve her ortamda dürüst, samimi karakter özellikleri, saygı ve sevgi dolu davranışlar sergiler.<br />
Din yalnızca belirli ibadetlerden oluşmaz. Gerçek din, yaşamın her anını kapsar ve insanlara Kur’an ekseninde güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a> özellikleri kazandırır. Güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a> özelliklerinin de ibadet olduğu bilincine sahip insan Allah&#8217;ın hoşnutluğunu, rahmetini ve cennetini kazanmak için yaşamının her anında Kur’an&#8217;la bildirilen üstün <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a>ı yaşamaya çaba gösterir.<br />
Günümüz toplumunda, anne ve babaya itaatsiz, saldırgan <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lara ve onlara doğruyu yanlışı anlatmayan, onlarla ilgilenmeyen, birbiriyle de geçimsiz, sürekli tartışan anne- babalara çok sık rastlıyoruz. Bu evlerde, itaat, sevgi, saygı, anlayış ve şefkat yerine kavga, hakaret ve isyan hakimdir.</p>
<p>Kur’an ahlakına uygun yaşam süren bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>de ise bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>lerdeki sorunlar yaşanmaz. Bu evlerde, anne- babaya itaatli, Allah&#8217;ın buyruğu gereği onlara <strong>&#8220;öf&#8221;</strong> bile demeyen, kötülüklerden uzak duran vicdanlı çocuklar yetişir. Bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>lerin anne babaları <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larının hayırlı insanlar olmaları için çaba harcayan, birbirlerine de sevgi ve saygı gösteren, davranışları ile örnek insanlardır.</p>
<p><strong>Her Anne Baba ‘İyi’ Değildir</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her toplumda olduğu gibi, toplumumuzda da <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a> dışı yaşayan, çocuklarını da kendi yaşantılarına çekmeye çalışan anne babalar vardır. Çocuk, anne-babası olduğu için bu kişilerin fikirlerine boyun eğmek zorunda değildir. Allah Kur’an’da, <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a> dışı davranan anne babaya itaati yasaklar.</p>
<p><strong>Biz insana, anne ve babasına (karşı) <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel">güzel</a>liği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle Bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim. </strong><strong>( Ankebut Suresi, 8 )</strong><strong> </strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/07/ail-cocuk-guzel-ahlak.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4102" title="ail-cocuk-guzel-ahlak" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/07/ail-cocuk-guzel-ahlak-300x225.jpg" alt="ail-cocuk-guzel-ahlak" width="300" height="225" /></a>Bugün cezaevleri hırsızlık yapmış, insanlara/devlete zarar vermiş, cinayet işlemiş anne-babalarla doludur. Bu anne-babaların çocukları, onlarla birlikte yaşamak zorunda değildir. İnsanların genelde söylediği gibi her anne-babanın, çocuklarının iyiliğini ve sağlığını gözeterek hareket ettikleri görüşü gerçek dışıdır. Her <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a> çocuk açısından güvenli bir ortam sunmaz. Bugün kadın sığınma evleri, <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a> bireylerinden ya da eşinden şiddet görmüş kadınlarla doludur.</p>
<p>Birçok <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>, çocuklarının düşüncelerine ve inançlarına saygı duymaz. Kızını istemediği biriyle evlendirerek adeta mal gibi satan ya da biriyle konuşurken görüldüğü için çocuğunu feci şekilde döven hatta öldüren <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a>ler vardır. Bugün hala süregelen töre cinayetleri de bunun dehşet verici örneklerindendir. Kısacası her <a href="http://www.netyazari.com/tag/aile">aile</a> ortamı <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lar için huzurlu ve güvenlidir demek mümkün değildir.</p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>Ailede Dejenerasyon</strong></p>
<p>Ailede sevgi, saygı, dayanışma, özveri ve sadakat duyguları köreldiğinde, artık o milletin de varlığının devamı zorlaşır. Bu durum yalnızca aile ile sınırlı kalmaz, toplumun diğer kesimlerine yayılır. Arkadaşlık ilişkilerinde, çalışma ortamlarında, okullarda kıskançlık, ikiyüzlülük, alaycılık, dedikodu gibi kötü davranışlar ortaya çıkar. İlişkiler, beklenti ve çıkarlar üzerine kurulur.<br />
Aile içinde din <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a>ı konusunda eğitilmemiş olan ve özellikle televizyon programlarının yoğun telkinlerden etkilenen gençlerin, hatta <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>ların şiddet eğilimli olduklarını görüyoruz. Bu durum öylesine yaygınlaşmıştır ki, küçük <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>ların ellerine silah aldıklarına, cinayet işlediklerine tanık olmaktayız.</p>
<p>Allah&#8217;tan korkmayan anne-babalar, <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larına da Allah’ın emrettiği merhametli, adaletli, hoşgörülü, akılcı <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel">güzel</a> ahlâkı öğretemez, Allah sevgisi ve korkusu olmayan zalim nesiller yetiştirirler. Hz. Nuh&#8217;un Kur’an’da söz edilen bu konudaki duası, inkârcıların ortak zalim karakterlerini gösterir:<br />
<em><strong>Nuh &#8220;Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma.&#8221; dedi. &#8220;Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükten sınırı aşan (facir&#8217;den) kafirden başkasını doğurmazlar.&#8221; &#8220;Rabbim, beni, annemi, babamı, mü&#8217;min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını artırma.&#8221; (Nuh Suresi, 26-28)</strong></em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em><strong>Ne Yapmalı?..</strong></em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>İmam Gazali, çocuğun kalbini “tertemiz, bomboş, saf, her şeyi almaya kabiliyetli ve yöneltildiği her şeyi yapmaya meyilli” olarak tanımlar. Gazali ayrıca, ruhun fıtratı itibariyle gerçekleri kabullenmeye yetenekli ve Allah’ı bulup kavrayacak güce sahip olduğunu söyler. Bu nedenle çocuklara Allah inancı küçük yaşlarda öğretilmelidir. Dinin özü güzel <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a>tır. Allah katında beğenilen üstün <a href="http://www.netyazari.com/tag/ahlak">ahlak</a> özellikleri, özellikle <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>luk döneminde şekillenir. Son zamanlarda bazı batılı psikologlar, tarafsız ve önyargıdan uzak olarak yaptıkları araştırmalar sonucunda dinin, çocuğun ruhuna seslendiği ve onun ruhsal yapısına uygun olduğu görüşünde birleşmişlerdir.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Kur’an’da bildirilen geniş kapsamlı eğitim anlayışını ailesinde hayata geçirmek isteyen her vicdan sahibi insan, bilimsel konularda da kendisini geliştirmelidir. Bilim, evreni ve varlıkları inceleyerek Allah’ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu, benzersizliği, üstünlüğü açıklamanın yoludur. Anne ve babalar kişiliklerini, davranışlarını, konuşma biçimlerini Kur’an’da bildirilen üstün ahlaka yakışır bir hale getirmede gayret ettikleri kadar, bilimsel konularda da kendilerini eğitmelidirler. Çocuğa ilk tebliği verecek olanlar anne babalardır ve edindikleri bilgiler onlara bu konuda yardımcı olacaktır.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Kuşkusuz bu eğitim süreci dua mahiyetinde yapılır. Kalpleri etkileyecek ve hidayete ulaştıracak olan yalnızca Allah’tır. Ancak anne baba, ahlakı, kişiliği ve karakter özellikleriyle iyi bir Müslüman modeli oluşturuyorsa iyi birer örnektir ve Allah’ın dilemesiyle <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larının <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel">güzel</a> ahlak özelliklerini kazanmasına vesile olurlar. </em></p>
<p>Bediüzzaman Lem&#8217;alar’ında, insanın en birinci üstadının ve en etkili öğretmeninin annesi olduğunu söyler ve yaşamında annesinin önemini şu cümlelerle ifade eder:</p>
<p>“<em>Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi, merhum validemden aldığım telkinat ve mânevî derslerdir ki, o dersler fıtratımda, adeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini aynen görüyorum. Demek, bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma merhum validemin ders ve telkinâtını, şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum.&#8221;</em></p>
<p>Rabb’inin huzurunda hesabını veremeyeceği işler yapmaktan, O’nun rızasını, rahmetini ve cennetini kaybetmekten içi titreyerek korku duyan insanlardan oluşan ailelerin çoğalması, toplumun geleceği için en önemli güvencelerden biridir.</p>
<p>Kur’an ahlâkını gerçek anlamda yaşayan ailelerde yetişen <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lar topluma, devletine, milletine yararlı bir yurttaş, ailesini seven, saygılı bir evlat, özverili bir arkadaştır. Bu yapıdaki bireylerin oluşturduğu bir milletin huzurlu, mutlu ve birlik ruhuna sahip güven dolu bir yaşamı olur. Kur’an, birlik içinde ve güçlü olmanın sırrını şöyle haber verir:<br />
<strong>Allah&#8217;a ve Resûlü&#8217;ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)</strong></p>
<p>O halde, dini gerçek anlamda yaşayan vicdan sahibi bir nesil için, <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larımıza Resulullah’ın(sav) hadisinde tavsiye ettiği en <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel">güzel</a> mirası bırakalım:</p>
<p><em>“Bir baba çocuğuna <a href="http://www.netyazari.com/tag/guzel">güzel</a> ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz.”</em> (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2.cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.512)</p>
<p><strong>Fuat Türker</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/aile-cocuk-ve-guzel-ahlak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Beslenme Alışkanlığı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cocuklarda-beslenme-aliskanligi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cocuklarda-beslenme-aliskanligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 21:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alması]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[tüketilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlarda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3284</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı beslenme alışkanlığının ilerleyen yaşlarda kazanılmasıyla küçük yaşlarda kanılması arasında farklar vardır. Küçük yaşta kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlığı sonraki yıllarda da devam edecektir. Çocuklarınıza küçük yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak için yapmanız gerekenler vardır.
Bunun için atılacak en büyük adım çocuğunuzun ana öğünler arasında abur cubur diye tabir ettiğimiz sağlıksız ürünleri tüketmesini engellemelisiniz. Bu gibi sağlıksız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/03/cocuklarda_beslenme.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3285" title="cocuklarda_beslenme" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/03/cocuklarda_beslenme-300x225.jpg" alt="cocuklarda_beslenme" width="240" height="180" /></a>Sağlıklı beslenme alışkanlığının ilerleyen yaşlarda kazanılmasıyla küçük yaşlarda kanılması arasında farklar vardır. Küçük yaşta kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlığı sonraki yıllarda da devam edecektir. Çocuklarınıza küçük yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak için yapmanız <a href="http://www.netyazari.com/tag/gereken">gereken</a>ler vardır.</p>
<p>Bunun için atılacak en büyük adım çocuğunuzun ana öğünler arasında abur cubur diye tabir ettiğimiz sağlıksız ürünleri tüketmesini engellemelisiniz. Bu gibi sağlıksız ürünlerin tüketimi yerine öğün arasında acıkan çocuğunuzun açlığını yatıştırmak için reçelli ekmek, yoğurt gibi ürünler yemesini sağlayabilirsiniz. Süt, yoğurt ve peynir tüketiminin her yaşta önemi büyüktür fakat özellikle çocuklarda bu ürünlerin tüketiminin günde mutlaka en az bir kere olmasına <a href="http://www.netyazari.com/tag/dikkat">dikkat</a> edilmelidir. Süt, yoğurt ve peynir gibi ürünler kalsiyum açısından zengin besinlerdir. Bunların tüketiminin süreklilik kazandırılması olası osteoporoz riskini en aza indirecektir.</p>
<p>Küçük yaşlarda çocuğunuza bol miktarda demir içeren besinlerin tüketimini aşılamalısınız. Özellikle büyüme çağında olan kişilerin anemi riskini taşıdığını düşündüğümüzde bol miktarda demir içeren besin maddelerinin tüketiminin anemi riskini en aza indireceğini söylemek yanlış olmaz. Çocuğunuzun asitli içeceklerden uzak durmasını sağlamanız sağlıklı ve dengeli <a href="http://www.netyazari.com/tag/beslenme">beslenme</a> alışkanlığı kazanmasında faydalı bir adım olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cocuklarda-beslenme-aliskanligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Dönemde Cinsel Eğilimler (Masturbasyon)</title>
		<link>http://www.netyazari.com/okul-oncesi-donemde-cinsel-egilimler-masturbasyon.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/okul-oncesi-donemde-cinsel-egilimler-masturbasyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 20:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[masturbasyon]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğilimler]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1402</guid>
		<description><![CDATA[Okul öncesi dönemdeki bir çocukla ilgili bir şeyler söylemek istediğimizde cinsellik bunlardan sonuncu olacaktır büyük ihtimalle. Toplumumuzda ergenlik çağına girilmedikçe cinsel deneyimlerin yaşanamayacağı hatta böyle özellikler görülemeyeceği kanısı yaygındır. Okul öncesi dönemde çocuklarda görülen mastürbasyon benzeri davranışlar bazı ebeveynler tarafından panik ve telaşla karşılanmaktadır. Bunun sebebi de işte bu kanıdır.
Öncelikle şunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki gelişimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul öncesi dönemdeki bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>la ilgili bir şeyler söylemek istediğimizde cinsellik bunlardan sonuncu olacaktır büyük ihtimalle. Toplumumuzda ergenlik çağına girilmedikçe cinsel deneyimlerin yaşanamayacağı hatta böyle özellikler görülemeyeceği kanısı yaygındır. Okul öncesi dönemde <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larda görülen mastürbasyon benzeri davranışlar bazı ebeveynler tarafından panik ve telaşla karşılanmaktadır. Bunun sebebi de işte bu kanıdır.</p>
<p>Öncelikle şunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki gelişimin her döneminde ister bilinçli ister bilinçsizce olsun <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a>lik vardır. Özelikle bazı dönemlerde bebekler genital bölgeye dokunulmasından hoşnut olurlar.  Üç yaşına doğru <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a> merak iyice artar. Bazen bu yaşlardaki çocuğunuzun siz tuvalet, banyo vb ihtiyaçlarınızı giderirken yanınızda bulunma girişimlerine şahit olmuşsunuzdur. Nereden geldiklerini sorgulamaya başlarlar.<span id="more-1402"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/cinsel_egitim.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1502" title="cinsel_egitim" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/cinsel_egitim-300x225.jpg" alt="cinsel_egitim" width="300" height="225" /></a>Altı yaşlarına doğru hassasiyet artarak devam eder. Zevk bölgelerine yanlışlıkla bile olsa yapılan dokunuşlar haz kaynağı olur ve tekrarlanma eğilimi gösterirler. Örneğin denizde kasıklarına kadar suya girmiş bir çocuğun suyun <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a> organına değmesiyle duyduğu hazzı oradaki tekrar çalışmalarıyla gözlemleyebilirsiniz.</p>
<p>Zaten <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lar yeni öğrendikleri bir şeyi tekrar tekrar yapma eğilimindedirler. Hele bir de o öğrenilen şeyin onlara zevk verdiğini düşünürsek bu davranışları da normal olarak karşılanması gerekmektedir. Anne babalara bu aşamada düşen görev <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larının bu gelişim aşamasını başarılı bir şekilde atlatması için elinden geleni yapıp anlayışlı davranmalıdır. Bu dönemlerde takılıp kalan <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lar ileriki yaşamlarında <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a> problemler yaşayabilmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/okul-oncesi-donemde-cinsel-egilimler-masturbasyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Okumayan Beyinler Nasıl Çalışır ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/kitap-okumayan-beyinler-nasil-calisir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/kitap-okumayan-beyinler-nasil-calisir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 11:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kirap okumayan insan]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okumak]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1396</guid>
		<description><![CDATA[Günümüz insanının en büyük hastalığı nedir diye hiç düşündünüz mü ? Bunu anlayabilmek için çevrenizdeki insanlara şu soruyu sorun. “ Kitap okuyor musun? ”.  Cevap muhtemelen “ hayır ” bahanesi de büyük ihtimalle “ vakit bulamıyorum ” olacaktır. Hele hele bazıları vardır ki kitap için verilen parayı kendilerine bir yük bir masraf olarak görürler.
Kitap okuyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz insanının en büyük hastalığı nedir diye hiç düşündünüz mü ? Bunu anlayabilmek için çevrenizdeki insanlara şu soruyu sorun. <strong>“ Kitap okuyor musun? ”</strong>.  Cevap muhtemelen <strong>“ hayır ”</strong> bahanesi de büyük ihtimalle <strong>“ vakit bulamıyorum ” </strong>olacaktır. Hele hele bazıları vardır ki <a href="http://www.netyazari.com/tag/kitap">kitap</a> için verilen parayı kendilerine bir yük bir masraf olarak görürler.</p>
<p>Kitap okuyor musun sorusunu duyduğunda nedense insanlar kaçacak yer aramakta, tatmin edici cevaplar verememektedirler. Bizim üç büyük ilimizin nüfusları kadar bile nüfusa sahip olmayan Azerbaycan, Yunanistan, Belçika gibi ülkelerde herhangi bir kitabın basım adedi yüz binlerle ifade edilirken, 70 milyonluk Türkiye’mizde normal bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/kitap">kitap</a> basım adedi iki bin bilemedin üç bin civarlarında seyrediyor.<span id="more-1396"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/cocuk_kitap.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1480" title="cocuk_kitap" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/cocuk_kitap-300x224.jpg" alt="cocuk_kitap" width="300" height="224" /></a>Yapılan bir araştırmada ortaya çıkan sonuç oldukça ürkütücü; ülkemizde toplam kitap ve dergi <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a> oranı sadece %8,5. Televizyon seyretmen oranı %95 e yaklaşırken gazete <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a> oranı ise %22lerde.</p>
<p>Aydınlanmış beyinler daima ileriye doğru adımlar atarken, <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a>dığı için karanlıkta kalan beyincikler ise geri geri adımlar atıyor. Çok küçük bir adım atarak bile öyle yerlere gelebiliriz ki… Örneğin ortalama günlük televizyona ayırdığımız 5 saatin sadece 20 dakikasını <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a>ya ayırdığınızı bir düşünün ve olacakları hayal etmeye çalışın.</p>
<p>Son günlerde yaygınlaşan <a href="http://www.netyazari.com/tag/okul">okul</a>larda uyguladığımız <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a> saatleri bana göre bu yolda atılmış en büyük adımlardan biri. Saydığımız bahanelerin arkasına gizlenmeden günde en az 15 dakikanızı <a href="http://www.netyazari.com/tag/okuma">okuma</a>ya ayırmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/kitap-okumayan-beyinler-nasil-calisir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimde Oyun Kullanımının Yararları</title>
		<link>http://www.netyazari.com/egitimde-oyun-kullaniminin-yararlari.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/egitimde-oyun-kullaniminin-yararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 08:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[derste oyun kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitici]]></category>
		<category><![CDATA[eğitici oyun]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde oyun]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[örneği]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1389</guid>
		<description><![CDATA[Oyunlar her çocuğun yaşamında şüphesiz ki vazgeçilmez kurmacalardır. Bir çocuk için bu denli önemli olan bir varlığı eğitim aracı olarak kullanmamak cahillik olur diye düşünüyorum. Bunun yanında eğitim ortamında oyun kullanmanın daha birçok faydası olduğunu bu yazımızda göreceğiz.
Eğitici oyunlar çocukların zihin gelişiminde önemli rollere sahiptir. Olayları mantıksal boyutlarıyla değerlendirdikleri için gelişmeler karşında bağ kurup düşünmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000080;"><a href="http://www.netyazari.com/egitimde-oyun-kullaniminin-yararlari.html">Oyun</a>l</span></strong>ar her çocuğun yaşamında şüphesiz ki vazgeçilmez kurmacalardır. Bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a> için bu denli önemli olan bir varlığı <a href="http://www.netyazari.com/tag/egitim">eğitim</a> aracı olarak kullanmamak cahillik olur diye düşünüyorum. Bunun yanında <a href="http://www.netyazari.com/tag/egitim">eğitim</a> ortamında oyun kullanmanın daha birçok faydası olduğunu bu yazımızda göreceğiz.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/egitimde-oyun-kullaniminin-yararlari.html">Eğitici oyunlar</a> çocukların <a href="http://www.netyazari.com/tag/zihin">zihin</a> gelişiminde önemli rollere sahiptir. Olayları mantıksal boyutlarıyla değerlendirdikleri için gelişmeler karşında bağ kurup düşünmeye ve buna uygun davranmaya yönelecektir. Genellikle sıkıcı olan ders süreci ve ders işlenişi oyunlar sayesinde sürekli talep edilen ve eğlenceli vakit geçirilen bir süreç haline getirilebilir. Şimdi derslerimizde zevkle uygulayabileceğimiz bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/egitici">eğitici</a> oyun <a href="http://www.netyazari.com/tag/ornegi">örneği</a> inceleyelim.<span id="more-1389"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/egitim_oyun.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1459" title="egitim_oyun" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/egitim_oyun-300x222.jpg" alt="egitim_oyun" width="300" height="222" /></a>Sınıfın görülen bir yerine bir saat yerleştirerek öğrencilere 5 dakika gibi belli bir süre bildirin ve her birine boş birer kağıt çıkarmalarını söyleyin. Önlerindeki bu kağıtlara verdiğiniz süre boyunca yazabildikleri kadar çok şey ve ya okuma yazma bilmeyen <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>lar için çizebildikleri kadar çok şey çizmelerini isteyin. Belli aralıklarla ne kadar süreleri kaldığını da bildirin.</p>
<p>Süre bitiminde her öğrencinin bir defada kaç kelime yazabildiğini ve ya kaç <a href="http://www.netyazari.com/tag/resim">resim</a> çizebildiğini not alın ve bu uygulamayı her yapışınızda bir öncekinin bir fazlasını yapmalarını isteyin. Böylelikle öğrencilerin hem yaratıcılıkları geliştirilecek hem de eğlenceli vakit geçirip öğretim sürecinden azami ölçüde faydalanmaları sağlanmış olacaktır.</p>
<p>Bütün öğretmenlere <a href="http://www.netyazari.com/tag/tavsiye">tavsiye</a> edilen şudur; <span style="text-decoration: underline;"><em> ders işlenişi eğlenceli olmalı ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/egitici">eğitici</a> oyunlar bu amaç uğrunda kullanılmalıdır.</em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/egitimde-oyun-kullaniminin-yararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demir Eksikliği Nedir ? Çocuklarda ve Yetişkinlerde Tedavisi Nasıldır ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/demir-eksikligi-nedir-cocuklarda-ve-yetiskinlerde-tedavisi-nasildir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/demir-eksikligi-nedir-cocuklarda-ve-yetiskinlerde-tedavisi-nasildir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 13:33:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tly</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anemi]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda demir eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[demir sülfat]]></category>
		<category><![CDATA[ferro]]></category>
		<category><![CDATA[ferrum]]></category>
		<category><![CDATA[kansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[önleyici]]></category>
		<category><![CDATA[sanol]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedbirler]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinler]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde demir eksikliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=934</guid>
		<description><![CDATA[Çoğunlukla gençlerde görülen vitamin eksikliklerindendir. Demir, fazla bulunması ve azalması durumlarında sağlık için ciddi tehlikeler barındırır. Demir eksikliği neticesinde kansızlık çeken insanların ağız bölgelerinde meydana gelen çatlaklar en belirgin göstergelerdir. Çocuklarda ise kurşun zehirlenmesi neticesinde kansızklık görülebilmektedir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğunlukla, gençlerde görülen vitamin eksikliklerindendir. Demir, fazla bulunması ve azalması durumlarında sağlık için ciddi tehlikeler barındırır. Demir eksikliği neticesinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/kansizlik">kansızlık</a> çeken insanların ağız bölgelerinde meydana gelen çatlaklar en belirgin göstergelerdir. Çocuklarda ise kurşun zehirlenmesi neticesinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/kansizlik">kansızlık</a> görülebilmektedir.<span id="more-934"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/kansizlik.jpg"></a>Kansızlığın en büyük nedenlerinden olan, saçlara ve bütün vucüda büyük zararı olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> eksikliğinin tedavisi ise, ileri düzeyde kansızlık çekenler için ilaç takviyesi ile yapılmaktadır.  Ancak ilaç tedavisinden önce gerekli besinleri tüketerek de <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> eksikliğini tedavi edici, önleyici tedbirler alınabilir. <span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Yağsız kırmızı et, koyu yeşil sebzeler ( lahana, fasulye, yeşil biber, brokoli gibi), pekmez, domates ve dalak <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> ihtiva eden bezinlerdir.</em></strong></span></p>
<p> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Diğer oral <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> seçenekleri ise;</span></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Demir Sülfat (FERRO-SANOL)</span>     <a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferro_sanol.jpg"><img class="size-full wp-image-970 alignright" title="ferro_sanol" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferro_sanol.jpg" alt="ferro_sanol" width="200" height="150" /></a></p>
<ul>
<li>5 ml= 20 mg (ölçek bardağı 15 ml)    <a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferro_sanol.jpg"></a></li>
<li>27 damla = 30 mg</li>
<li>Aç karnına verilmeli</li>
<li>GİS problemi yaratabilir (Bulantı-kabızlık).</li>
<li>Metalik tadı nedeniyle alımı keyifli değil…</li>
<li>Hızla etkili olur. 15 günde 1 gr Hb artışı</li>
<li>İstenen düzeye ort. 2.ayda ulaşılır. Ucuzdur</li>
</ul>
<p> </p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Fe (OH) Polimaltoz Kompleksi</span>     <a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferlos-tablet.jpg"><img class="size-full wp-image-971 alignright" title="ferlos-tablet" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferlos-tablet.jpg" alt="ferlos-tablet" width="170" height="130" /></a>  </p>
<ul>
<li>FERRUM <a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/ferlos-tablet.jpg"></a></li>
<li>1 ölçek = 5 ml = 50 mg.</li>
<li>20 damla = 50 mg</li>
<li>Tadı hoş, aç veya tok karnına verilebilir.</li>
<li>Dişleri boyamaz. GİS yan etkisi yoktur.</li>
<li>Yavaş etki gözlenir. 2.-3. aylarda etkin düzeye ulaşır (Hb = 12 g/dl)</li>
</ul>
<p><strong><em>Tüm bunlara keza paranteral <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> ise <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a>larda nadiren kullanılmakla birlikte;</em></strong></p>
<ul>
<li>Kısa barsak sendromu</li>
<li>Malabsorbsiyon (Çöliak- Kistik Fibroz)</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Oral <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a>in tolere edilemediği durumlar</span></strong></p>
<ul>
<li>KBY’de Eritropoetin kullanımı sırasında</li>
<li>Kullanılan <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/tedavi">tedavi</a>leridir.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Çocuklarda dikkat edilmesi gereken ve izlenilmesi doktorlar tarafından öngörülen <a href="http://www.netyazari.com/tag/tedavi">tedavi</a> için ise ;</span></strong></p>
<ul>
<li>Nutrisyonel faktörler düzeltilmeli</li>
<li>Oral <a href="http://www.netyazari.com/tag/demir">demir</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/tedavi">tedavi</a>si tercih edilmeli</li>
<li>Öncelikle Fe++ tercih edilmeli</li>
<li>Tedavi en az 4-6 ay sürdürülmeli</li>
<li>Parenteral gerekirse hastane şartlarında uygulanmalı</li>
</ul>
<p>Tedaviye yanıt alınamıyorsa kronik kan kaybı ve parazitoza dikkat edilerek yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/demir-eksikligi-nedir-cocuklarda-ve-yetiskinlerde-tedavisi-nasildir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Doğallığı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cocuk-dogalligi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cocuk-dogalligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 12:25:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tly</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk doğallığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk olmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=895</guid>
		<description><![CDATA[Çocukken hayatın kuralları da, oyunun kuralları da değişiktir. Maç yapılacaksa gruptaki en güçlü veya en iyi oynayan iki kişi oyuncularını seçerler. Önce biri, daha sonra diğeri sırayla en iyi olduğunu düşündüklerini bir kenara ayırırlar. Bu durumda en sona kalan kendini küçük ve zayıf hisseder.

Hayatın ilk darbesini fark etmeden yemiştir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukken hayatın kuralları da, oyunun kuralları da değişiktir. Maç yapılacaksa gruptaki en güçlü veya en iyi oynayan iki kişi oyuncularını seçerler. Önce biri, daha sonra diğeri sırayla en iyi olduğunu düşündüklerini bir kenara ayırırlar. Bu durumda en sona kalan kendini küçük ve zayıf hisseder.</p>
<p>Hayatın ilk darbesini fark etmeden yemiştir. Sınıflandırma, engelleme, üstü kapalı bir kötülüğe maruz kalmıştır. Ama <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a> yine de mutludur. Çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a> doğaldır. Eleştiriyi, engellemeyi kabul eder. Çünkü hatasız ve kusursuz olmak gibi bir düşüncesi yoktur. O oyun bittiğinde onu mutlu edecek başka bir oyuna geçer. Sebepsizce mutludur. Gelecek ve zaman kaygısı yoktur, doğal yaşar…</p>
<p>Erişkin olunca durum farklı bir boyut kazanır. İş ortamında çok güçlü olmasa da iyi politika yapan her zaman kazanır. Özellikle bizim gibi ülkelerde liyakatten çok, riyakarlığa önem verildiği için bu durum çok daha baskındır. <strong><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="color: #3366ff;">Geometrik ilişkiler, matematiksel arkadaşlıklar sonucunda duygusallıktan yoksun arkadaşlıklar denizi oluşuverir.</span></em></span></strong> Böyle ortamlarda da herhangi bir paylaşım olmadığı için özellikle büyük şehirlerde mutsuzluklar ortaya çıkar. Çocuk gibi katıksızca mutlu olunamaz….</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/iliski.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1057" title="iliski" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/iliski-277x300.jpg" alt="iliski" width="277" height="300" /></a>Erişkin olunca sevgi bile doğru düzgün paylaşılmaz. Düşünceler, hayaller, tutkular, mutluluklar <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a> doğallığını kaybettiğimiz için yeterince paylaşılmaz. Bu yüzden de <strong>‘‘ keşke ’’</strong> lerin sayısı artar.</p>
<p>Ben bu matematiksel, cebirsel yaşamdan, geometrik ilişkilerden kaçmaya çalışıyorum. Hayırsız Ömer kardeşim gibi arkadaşlarımı, sevdiklerimi arıyorum, soruyorum, gerçekten özlüyorum.</p>
<p>Karşılık beklenmeden arandığı zaman hem ben mutlu oluyorum hem de aradığım kişinin hayatında küçük de olsa bir farklılık yarattığımı düşünüyorum. Eğer dudağının kenarında küçücük, gerçek, sahici, İzmir’lilerin dediği gibi harbi bir gülücük yaratabiliyorsam ne mutlu bana…</p>
<p>Büyüdükçe kaybettiğimiz <a href="http://www.netyazari.com/tag/cocuk">çocuk</a> doğallığımızı, yeniden kazanmamız dileğiyle</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cocuk-dogalligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumlarda Kadının Rolü ve Gelişimi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/toplumlarda_kadinin_rolu_ve_gelisimi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/toplumlarda_kadinin_rolu_ve_gelisimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 22:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>serdar128</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[aşağılama]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğurgan]]></category>
		<category><![CDATA[doğurma]]></category>
		<category><![CDATA[etnik]]></category>
		<category><![CDATA[etnoloji]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[haksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kullanma]]></category>
		<category><![CDATA[obje]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sex]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[üreme]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[Bütün toplumlarda , cinsel bir rol bölüşümü vardır , ama toplumsal bir grup olarak kadınlar uzun süre inceleme konusu olarak görmezden gelinmiştir. Çok genel olarak fizyolojilerinden ileri geliyormuş, dolayısıyla da dağalmış gibi gösterilen niteliksiz işlere mahkum edilen kadınlar , cinsiyet eşitliğinin hukuksal veya anayasal olarak tanındığı toplumlarda bile hala ayrımcılıkla karşılaşmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Bütün toplumlarda , cinsel bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/rol">rol</a> bölüşümü vardır , ama <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>sal bir grup olarak kadınlar uzun süre inceleme konusu olarak görmezden gelinmiştir. Çok genel olarak fizyolojilerinden ileri geliyormuş, dolayısıyla da dağalmış gibi gösterilen niteliksiz işlere mahkum edilen kadınlar , cinsiyet eşitliğinin hukuksal veya anayasal olarak tanındığı <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>larda bile hala ayrımcılıkla karşılaşmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Etnolojik Yaklaşım</span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Tıpkı sosyoloji gibi etnoloji de (ama diğerlerinin tersine , daha başından itibaren) kadınları ele alarak her toplumda <a href="http://www.netyazari.com/tag/yeri">yeri</a>ne getirdikleri sayısız görevi betimlemeye özen göstermiştir. Bununla birlikte kadınlar , <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>sal ilşkilerin analizinde uzun süre gözardı eldilmişler ve çeşitli kurumlarda tümüyle yok sayılmışlardır.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-759"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu bakımdan , kadınların görünmez kılınmasından söz edilebilir ; bu olgu  , toplumun bütününü , kabul edilen biricik toplumsal aktörler olan erkeklerle özdeşleştirmesine yol açmıştır. Önceki araştırmalara egemen olan erkek merkezli önyargının eleştirel analizinin ardından , kadınlar ve cinsiyetler arası toplumsal ilişkiler üzerine incelemelerin olağanüstü bir gelişme göstermesine yol açan olgu , 1960&#8242;larda ABD&#8217;de , 1970&#8242;lerde  Batı Avrupa&#8217;da  kadın kareketlerinde yaşanan yenilenme olmuştur. Bu hareketler içinde iki düşünce akımı ayırt  edelebilir. Bunlardan birincisi , kadınlar üzerine araştırmalara girişen <strong><a href="http://www.netyazari.com/toplumlarda_kadinin_rolu_ve_gelisimi.html">Women&#8217;s Studies</a></strong> hareketidir ;<em><span style="text-decoration: underline;"> kadınlar görünür kılınmış ve toplumsal aktörler olarak itibarları iade edilmiştir</span></em>. Bu akımın sayısız türevlerinden biri kadınlara , biyolojik özelliklerine bağlı bir özgürlük verilir. İkinci akım , her biri toplumsal bir grup veya bir cinsiyet sınıfı olarak görünen iki cinsiyet arasında var olan toplumsal ilişkileri çözümlemeyi iş edinir. Bu düşünce akımından doğan konuların ve kavramların çoğu , bunları kendi özel araçlarıyla ele alan çeşitli insan bilimleri dallarını ilgilendirir. Böylece 1980&#8242;lerde , düşünceyi biyolojik kabullerin dışında sürdürme imkanı veren toplumsal cinsiyet veya tür kavramı oluşmuştur. <em>Bu iki düşünce akımı , bilgi alanında , özellikle de <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a>liğin <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>sallaşması  ve üretken emek konularında , birbirlerine büyük ilerlemeler yapma imkanını vermişlerdir.</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Toplumsal Cinsiyet Gruplarının Oluşması</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft" src="http://img90.imageshack.us/img90/9936/21a7fd8eebb.jpg" alt="http://img90.imageshack.us/img90/9936/21a7fd8eebb.jpg" width="150" height="150" />Etnoloji, güçlü bir biçimde farklılaşmış toplumsal cinsiyet grupları oluşturmak için kullanılan araçların bir toplumdan diğerine nasıl önemli ölçüde değiştiğini gösterir ;  bunlardan , sembolik veya ideolojik olanlardn bazıları soyuttur ; diğerleri, özelliklede giysiler , süsler besiye çekme yoluyla şişmanlatma gibi bedende gerçekleştirilen bazı dönüşümler ise tam tersine somut ve maddidir. Dövmeler ve deriyi çizerek oluşturulan izler gibi damgalamalar her iki cinsiyeti de ilgilendirebilir, ama bunların , beden morfolojisini dönüştürülmesiyle sonuçlanan müdahalelerde oluşanları ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a> sakatlamalar veya boynu uzatmak  ( zürafa kadınlar ) için boyun omurlarının eklem yerlerinden çıkarılması gibi bedenin bütünlüğüne zarar verenleri , çoğu durumda kadınlara uygulanmaktadır. Toplumsal kadın grubuna aidiyeti tanımlayan diğer yaklaşımlar , bazı anatomik ayrıntıları öne çıkarır ( <em>mesela evlenene kadar korunması gereken kızlık zarı</em> ) veya birçok <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>da özel bir muameleye konu olan ve kir olarak kabul edilen adet <a href="http://www.netyazari.com/tag/gorme">görme</a> gibi fizyolojik olayları vurgular.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/kizlik_zari.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-788" title="kizlik_zari" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/kizlik_zari.jpg" alt="kizlik_zari" width="105" height="113" /></a>Buradan hareketle bazı  toplumlarda , kadınların sözde alt cinsten olmalarını ve doğalarının uğursuzluğunu adet görmeleriyle açıklayan kuramlar geliştirilmiştir ; bazı toplumlar ise , zamanında yapılan müdahalelerle  ( mesela  ilk adet görme sırasında ) veya kısmi yasaklarla yetinirler. Cinsiyetlerin farklı eğitimden gerçirilmesi bu çeşitli müdahaleleri tamamlar. Kız ve erkek çocuklar çok erken yaşta , kendilerine verilmiş <a href="http://www.netyazari.com/tag/rol">rol</a>ler konusunda  sıkı bir eğitime tabi tutulurlar. Kadınlara yönelik bu ayrıma yaklaşımların çoğu, başta dini ve siyasi olmak üzere sayısız etkinlikten dışlanmalarına ve asıl görevleri olan türün devamı ve çocuk eğitimi konularında yardımcı görevlere ayrılmalarına katkıda bulunur ; kadınlar, sayılan bu işlere ek olarak , geleneksel <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>larda başta tarım olmak üzere üretken etkinliklere çoğunlukla yoğun bir biçimde katılırlar.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kadınların Sömürülmesi</span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Pek çok etnolog <a href="http://www.netyazari.com/toplumlarda_kadinin_rolu_ve_gelisimi.html">kadınların</a> iki bakımdan sömürüldüklerini göstermiştir : <em><strong>işlerinde ve üreme</strong></em> yeteneklerinde. Hemen hemen bütün <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>larda , ev işlerinin tamamı , sık sık üretime de katılan kadınların sırtına yüklenmiştir. Cinsel iş bölümü genellikle , doğal olduğu düşünülen , anne olmaya bağlı görevlerin kadınların hareketliliğini sınırladığı olgusuyla haklı gösterilir. Oysa pek çok örnek , özellikle de , kadınların erkeklerle birlikte yer değiştirdikleri göçebe <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a> örnekleri , <a href="http://www.netyazari.com/tag/kadin">kadın</a>ların <a href="http://www.netyazari.com/tag/dogurma">doğurma</a> işlevini hareketliliklerini azalmasına yol açmadığını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/calisan_kadin.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-789" title="calisan_kadin" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/calisan_kadin.gif" alt="calisan_kadin" width="234" height="178" /></a> Öyleyse toplumsal örgütlenmenin temelinde yer alan ve üremenin yarattığı ayak bağlarından kaynaklanmayan <a href="http://www.netyazari.com/tag/cinsel">cinsel</a> iş bölümü , kadınlara dayatmak bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>sal denetim mekanizması olarak kabul edilmelidir. Bu denetim amacı , kadınların doğurganlığına erkeklerin egemen olma çabasıyla ilintili gibi görünmektedir; çünkü biyolojik üremenin  örgütlenmesi büyük bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/toplum">toplum</a>sal kaygıdır. Böylece, demografik büyümeye yatkın toplumlarda , toplumsal hedeflere ulaşmasını sağlayan karmaşık bir usuller bütününden oluşan  &#8221; <strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/ureme">üreme</a> sistemleri</strong> &#8221; ortaya çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/hamilekadin.jpg"></a><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/hamile-kadini.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-792" title="hamile-kadini" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/hamile-kadini.jpg" alt="hamile-kadini" width="250" height="250" /></a>Böylece kadınların sırtına pek çok görev yüklenmiştir. Oysa , etkinliklerinin ve kendilerine aftedilen statünün dengesizleşmesi nedeniyle, bu görevler karşılığında pek az ödüllendirilmektedirler. BM istatistikleri insanlığın çalışma saatlerinin üçte ikisinin , dünyadaki toplam gelirin ancak onda birini alan ve maddi varlıkların yüzde birinden azına sahip olan kadınlar tarafından sağlandığına işaret etmektedir. Öte yandan kadınlar toplumların büyük çoğunluğunda kocaya ve onun soyuna ait çocuklarından yoksun bırakılmaktadır ;  Boşanma durumunda , çocuk memeden kesilir kesilmez babaya verilmektedir. Böylece kadınlar belli bir özerkliğe sahip olsalar ve kendi alanlarıda bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/rol">rol</a> oynasalar bile , geleneksel toplumlarda üretime ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/ureme">üreme</a>ye sayalı bir statüye ulaşamamaktadırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/toplumlarda_kadinin_rolu_ve_gelisimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

