<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; hayat</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/tag/hayat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 00:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Nejat Uygur’un Hayatı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/nejat-uygurun-hayati.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/nejat-uygurun-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 21:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[boks]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[kemal]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[nejat]]></category>
		<category><![CDATA[ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[sunal]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[üstadı]]></category>
		<category><![CDATA[uygur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3074</guid>
		<description><![CDATA[Tiyatronun üstadlarından Nejat Uygur, subay bir baba ve öğretmen bir annenin üç oğlundan birisi olarak dünyaya geldi. Tiyatro kariyerine ilkokul ile adım adam Uygur, Siirt,İntepe ve Ezine’deki okullarda müsamerelere katıldı. Ortaokulu, Manisa,Sarıyer ve Çanakkale’de tamamladı. 1949 yılında profesyonel olarak tiyatro kariyerine başladı. Bir çok röportajında düşündüğü mesleğin pilotluk olduğunu fakat sonra tiyatrocu olmaya karar verdiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatronun üstadlarından Nejat Uygur, subay bir baba ve öğretmen bir annenin üç oğlundan birisi olarak dünyaya geldi. Tiyatro kariyerine ilkokul ile adım adam Uygur, Siirt,İntepe ve Ezine’deki okullarda müsamerelere katıldı. Ortaokulu, Manisa,Sarıyer ve Çanakkale’de tamamladı. 1949 yılında profesyonel olarak <a href="http://www.netyazari.com/tag/tiyatro">tiyatro</a> kariyerine başladı. Bir çok röportajında düşündüğü mesleğin pilotluk olduğunu fakat sonra <a href="http://www.netyazari.com/tag/tiyatro">tiyatro</a>cu olmaya karar verdiğini belirtiyor. <span id="more-3074"></span></p>
<p>Amerika’ya ulaşma isteği onu gençlik yılarlıda gemici olmaya itti. Askerliğine kadar gemilerde çalışan Nejat Uygur daha sonra askerliğini yapmak üzere gemiciliği bıraktı ve askerlik sonrası tiyatroya başladı. Tiyatroya başlamasının nedenini ise, insanları güldürmenin kendisinde giderek tutkuya dönüşmesinden dolayı olduğunu belirtiyor. 1943 yılında spora merak saran Uygur, Sarıyer Halkevinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/boks">boks</a> sporuna başladı. Boksun yanı sıra, sutopu, atletizm ve at biniciliği sporlarında başarıları vardır. Nejla Uygur ile 1952 yılında yaşamlarını birleştiren Nejat Uygur’un Süha,Süheyl,Kemal,Behzat ve Ahmet adlarında 5 çocuğu vardır. Çocuklarının hepsi <a href="http://www.netyazari.com/tag/tiyatro">tiyatro</a>cu oldular. Nejat Uygur 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanını Kültür Bakanlığı’ndan almıştır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/nejat-uygur.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3077" title="nejat-uygur" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/nejat-uygur-122x300.jpg" alt="nejat-uygur" width="122" height="300" /></a>10 Eylül 2007 yılında beyninde bulunan damarların tıkanması nedeniyle sol tarafında kısmi felç oluştu. O zaman yapılan basın toplantısında, Nejat Uygur’un yüzünde kayma olduğu, sol kolunu hareket ettiremediği, konuşmasının düzgün olduğu ve bacağını biraz hareket ettirebildiğini belirttiler. Şu an ciddi anlamda sağlık sorunlarıyla iyice artan Nejat Uygur hala hastanede tedavi görmektedir.</p>
<p>Nejat Uygur 2007 yılında Altın Kelebek TV Yıldızları yarışmasında Tiyatroya Destek Yılı Özel ödülünü, 2006 yılında Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü olan En İyi Tiyatrocu ödülünü, 1999 yılında ise 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödüllerinde Belkıs Dilligil Onur Ödülü’nü kazanmıştır. Günümüzdeki bir çok <a href="http://www.netyazari.com/tag/tiyatro">tiyatro</a>cuya ışık olan ve emek veren usta <a href="http://www.netyazari.com/tag/tiyatro">tiyatro</a>cu Nejat Uygur hastanede yaşam savaşı vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/nejat-uygurun-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okan Bayülgen&#8217;in Hayat Hikayesi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/okan-bayulgenin-hayat-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/okan-bayulgenin-hayat-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 21:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bayülgen]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[disco]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[günenç]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaan]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kralı]]></category>
		<category><![CDATA[kuşu]]></category>
		<category><![CDATA[makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[okan]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[zaga]]></category>
		<category><![CDATA[zeyno]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3069</guid>
		<description><![CDATA[23 Mart 1964 yılında İstanbul’da hayata merhaba diyen Okan Bayülgenin asıl adı Okan Kaan Bayülgendir. Ressam bir anne ile gazetecilik ve hukuk eğitimi almış bir babanın oğludur. Eğitim hayatına Taş Mektep adlı yatılı okulda başlar. Bu okula kayıt olmasının sebebi o zaman 6 yaşında Okan Bayülgenin, annesi ile babasının boşanmaları sonucu aldıkları bir karar olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>23 Mart 1964 yılında İstanbul’da <a href="http://www.netyazari.com/tag/hayat">hayat</a>a merhaba diyen Okan Bayülgenin asıl adı Okan Kaan Bayülgendir. Ressam bir anne ile gazetecilik ve hukuk eğitimi almış bir babanın oğludur. Eğitim <a href="http://www.netyazari.com/tag/hayat">hayat</a>ına Taş Mektep adlı yatılı okulda başlar. Bu okula kayıt olmasının sebebi o zaman 6 yaşında Okan Bayülgenin, annesi ile babasının boşanmaları sonucu aldıkları bir karar olarak belirtiyor. Lise <a href="http://www.netyazari.com/tag/hayat">hayat</a>ına ise Galatasaray Lisesinde devam eder. Lisedeki son zamanlarında aşık olup okula gitmeyen Okan Bayülgen, annesi tarafından Bodruma çağrılır ve burada Bodrum Lisesine devam eder. 1984 yılında Şişli Lisesinden mezun olan Okan Bayülgen lise eğitimini bu şekilde tamamlar. <span id="more-3069"></span></p>
<p>Fransa’ya fotoğraf eğitimi almaya giden Okan Bayülgen, buradaki Tours Üniversitesinde hukuk bölümünde eğitim görmeye başlar. Sonrasında fikrini değiştirip ekonomi bölümüne geçer. Fransadaki eğitimini yarım bırakarak Türkiye’ye dönen Bayülgen burada Mimar Sinan Üniversitesi’nin Konservatur Bölümüne girer ve 1989 yılında mezun olur. Ardından aynı üniversitede Sosyal Bilimler Fakültesinde mastır yapar.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/okan_bayulgen.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3072" title="okan_bayulgen" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/okan_bayulgen-199x300.jpg" alt="okan_bayulgen" width="199" height="300" /></a>1989-1994 yılları arasında en genç yönetmen ünvanı ile Devlet Tiyatrolarında bazı oyunlar yöneten Bayülgen, 1991 yılında “Son Saatler” isimli bir program ile Kent FM’de radyoculuğa soyunur. Radyolarda bir çok kişi tarafından takip edilen Bayülgen televizyonculuğa ise Satel TV’de başlar. Burada çeşitli video klipleri sunduktan sonra ATV’de “Gece Kuşu” isimli programı yapar. Televizyon şovlarına Televizyon Çocuğu, Zaga, Televizyon Makinesi ile devam eden Bayülgen halen Disco <a href="http://www.netyazari.com/tag/krali">Kralı</a> adlı programı yapmaktadır.</p>
<p>Kendi çizgisini koruması ve prensipleriyle adından söz ettiren Bayülgen’in başından genç yaşta bir evlilik geçmiştir. Bayülgen’in üçüncü evliliği, Çocuklar Duymasın adlı dizide oynayan Zeyno Günenç ile olmuştu. 2009 yılında yeniden evlenen Okan Bayülgen’in İstanbul adlı bir kızı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/okan-bayulgenin-hayat-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ask.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ask.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 12:23:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tly</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aşık olmak]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçilik]]></category>
		<category><![CDATA[değişme]]></category>
		<category><![CDATA[elif]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kesesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[şafak]]></category>
		<category><![CDATA[safra]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=891</guid>
		<description><![CDATA[Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıpta değişmeyen yoktur… bir taş nehre düşmeyegörsün, pek anlaşılmaz etkisi. Hafiften aralanır, dalgalanır suyun yüzeyi. Belli belirsiz bir tıp sesi çıkar;duyulmaz bile akıntının ortasında, kaybolur uğultuda. Hepi topu budur oldu olacağı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıpta değişmeyen yoktur… bir taş nehre düşmeyegörsün, pek anlaşılmaz etkisi. Hafiften aralanır, dalgalanır <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>yun yüzeyi. Belli belirsiz bir tıp sesi çıkar; duyulmaz bile akıntının ortasında, kaybolur uğultuda. Hepsi topu budur oldu olacağı. Ama birde göle düşşün aynı taş… Etkisi çok daha kalıcı ve sarsıcı olur. O taş var ya o taş, durgun <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>ları savurur. Taşın <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>ya değdiği yerde evvela bir halka peydah olur;  halka tomucuklanır, o tomurcuk çiçeklenir açar da açar, katmerlenir…<span id="more-891"></span></p>
<p>Bu kelimeleri benim yazdığımı düşündünüz değil mi ? Hayır.. Bu yazdığım satırlar bana ait değil. Elif Şafak’ın<span style="color: #ff0000;"><strong> ‘‘ <a href="http://www.netyazari.com/ask.html">Aşk</a> ’’</strong> </span>adlı romanından alınma. Nefis bir kitap… gerçek bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/yazar">yazar</a>, gerçek bir roman. Aralarında yüzyıllar olan iki farklı zamanlı olayı o kadar güzel birleştirmiş ki…mutlaka okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri.jpg"></a><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri.jpg"></a>Dün <a href="http://www.netyazari.com/tag/sevgi">sevgi</a>li Burçak telefonda, benim yazdığım yazılar hakkında o kadar güzel sözler söyledi ki, biraz mahçup bir tavırla, açıkçası tam olarak ne diyeceğimi bilemeden küçük bir teşekkür ile telefonu kapattım. Yazılarımdan bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/yazar">yazar</a> övgüsüyle bahsetti. Ben kendimi <a href="http://www.netyazari.com/tag/yazar">yazar</a>lık payesinde görmüyorum, sadece profesyonel bir paylaşıcı diyebiliriz belkide… Sadece içimden gelenleri kaleme döküp, dostlarım ile paylaşmayı seviyorum. Aynen bir sıcak somunu paylaşmak gibi… tek başına yemektense, az bir katıkla veya aptal bir yağ sürerek dört beş kişi yemek çok daha keyifli oluyor.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1170" title="kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri-240x300.jpg" alt="kirmizi_kalp_anahtar_ask_resimleri" width="240" height="300" /></a>Bir de herkes bildiği işi yapacak. Benim sanatımda hekimlik. Sekiz milimetrelik bir tiroid nodülünden sadece hissederek ince bir iğne ile parça alarak minicik kanser hücresini yakalayan ellerle çapa yapmaya kalkınca sanat dışına çıkmış oluyorum. Nereden çıktı çapa demeyin. Dün o ellerle güllerin altını çapalamaya kalkınca ellerimin içinde şirin görünümlü <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a> kesecikleri oluştu. (<em><span style="text-decoration: line-through;">Şirin görünümlü diyorum çünkü patlayınca bir damla şampuan bile inanılmaz yakıyor</span></em>.) dedim ya herkes bildiği işi yapacak diye… patlamadığı sürece şirin görünen bir el ile nasıl <a href="http://www.netyazari.com/tag/safra">safra</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/kesesi">kesesi</a> muayenesi yapacağım bilmiyorum.</p>
<p>Çiftçilik olayının dışında becermediğim bir de dil öğrenmek var. Daha doğrusu konuşamamak.. Herhalde beynimdeki İngilizce konuşma bölümü dumura uğramış veya başka bir dile geçmeyi sağlayan düğme mekanizmasında bir tutukluk var. Sevgili Karrie (<em>Burçak’ın dünyalar tatlısı eşi</em>) bile benim yüzümden öğretmenlik mesleğinden soğudu. Ama itiraf etmeliyim derslerin yine de çok faydası oldu. Ben gerçek bir chocolate cookie ve mate çayının tadını öğrendim. Karrie&#8217; de Türkçesini bayağı ilerletti. Şaka bir yana <a href="http://www.netyazari.com/tag/sanat">sanat</a>ını iyi icra eden gerçek bir öğretmen olduğunu söylemeliyim.</p>
<p>Aşktan başlayıp, çapalamaktan geçip, profesyonelliğe giden yazımda esas anlatmak istediğim şey <span style="color: #ff9900;"><strong>Elif Şafak</strong></span>’ın bahsettiği küçük taşlardan atabilmek durgun <a href="http://www.netyazari.com/tag/su">su</a>lara… belki attığım minicik bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/tas">taş</a>ın dalgası büyüyerek size ulaşır, düşüncelerimiz, duygularımız bir kıyıda buluşur diye…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ask.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şairlerin Sultanı Baki</title>
		<link>http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 21:47:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Speton</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülbaki]]></category>
		<category><![CDATA[baki]]></category>
		<category><![CDATA[bakinin]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihad]]></category>
		<category><![CDATA[Dîvân]]></category>
		<category><![CDATA[Erbain]]></category>
		<category><![CDATA[Fazâ'ilü'l]]></category>
		<category><![CDATA[Fazâil'i]]></category>
		<category><![CDATA[Hadîs-i]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanuni]]></category>
		<category><![CDATA[mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[Mekke]]></category>
		<category><![CDATA[mersiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mersiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[müderris]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhülislam]]></category>
		<category><![CDATA[şuâra]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanı]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanüş]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanüş'şuâra]]></category>
		<category><![CDATA[Tercümesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=692</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun en ihtişamlı döneminde yaşayan Baki 1526 İstanbul doğumlu ve asıl ismi Mahmud Abdülbaki'dir.Küçük yaşlarında çıraklık yaptı ve okuma hevesi sayesinde medrese öğrenimini tamamladı.Kendi döneminde yaşamış,dünyaya ve Müslüman alemine ışık tutan ünlü bilim adamları,filozof ve şairler ile görüştü.Bu kişilerden dersler alarak kendini küçük yaşta geliştirmeyi başardı.19 yaşına geldiğinde artık ünlü bir şair olmuş ve tanınmaya başlamıştı.Medreselerde müderrislik yaptı,kadılık görevlerinde bulundu.Anadolu ve Rumeli kazaskerliği yaptı.Fakat o küçük yaşlardan beri çok istediği Şeyhülislam olma hayallerine yaşlılık safhasında dahi bir türlü ulaşamadı.Saraya ve Kanuni’ye yakınlığıyla hep dikkat çekti.Daha sonra 2. Selim ve 3. Murat zamanlarında da hem saraydan hem halktan büyük bir itibar ve ilgi gördü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun en ihtişamlı döneminde yaşayan Baki 1526 İstanbul doğumlu ve asıl ismi <strong><a href="http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html">Mahmud Abdülbaki</a></strong>&#8216;dir.Küçük yaşlarında çıraklık yaptı ve okuma hevesi sayesinde medrese öğrenimini tamamladı.Kendi döneminde yaşamış,dünyaya ve Müslüman alemine ışık tutan ünlü bilim adamları,filozof ve şairler ile görüştü.Bu kişilerden dersler alarak kendini küçük yaşta geliştirmeyi başardı.19 yaşına geldiğinde artık ünlü bir şair olmuş ve tanınmaya başlamıştı.Medreselerde müderrislik yaptı,kadılık görevlerinde bulundu.Anadolu ve Rumeli kazaskerliği yaptı.Fakat o küçük yaşlardan beri çok istediği Şeyhülislam olma hayallerine yaşlılık safhasında dahi bir türlü ulaşamadı.Saraya ve Kanuni’ye yakınlığıyla hep dikkat çekti.Daha sonra 2. Selim ve 3. Murat zamanlarında da hem saraydan hem halktan büyük bir itibar ve ilgi gördü.Bu ilgi ve alaka onun günümüze ve sonsuza kadar <strong>&#8221; <a href="http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html">Sultanüş&#8217;şuâra</a> &#8220;</strong> yani <strong>&#8221; <a href="http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html">Şairlerin Sultanı</a> &#8220;</strong> ismiyle anılmasına neden oldu.Şairlerin <a href="http://www.netyazari.com/tag/sultani">Sultanı</a> 1600 yılında İstanbul’da vefat eder.<span id="more-692"></span></p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/baki_sair.jpg"><img class="size-medium wp-image-700 alignright" title="baki_sair" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/08/baki_sair-218x300.jpg" alt="baki_sair" width="218" height="246" /></a>Sanat eserlerinin özellikle estetik yapısı çok dikkat çekti. Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü devrinde yaşaması onun şiirinde ve eserlerinde kullandığı temalara yansımıştır. Özellikle aşk,yaşamanın güzelliği ve doğa sevgisi şiirlerinin başlıca konularıdır. Şiirlerinde tasavvufi öğeler nadiren bulunsa da aşk mefhumunu sık sık konu alması itibariyle, dîvânı mutasavvıflar tarafından çok sevilmektedir. Çok güçlü bir tekniğe sahiptir, anlatımdaki akıcılık ve sürükleyicilik ona farklı bir hava katar. Dil kullanımı, sözcük seçimindeki yeteneği çok üst düzeydedir.Kullandığı dil ve yeteneği onu dönemindeki diğer <a href="http://www.netyazari.com/tag/sair">şair</a>lerden farklı kılmıştır.İstanbul Türkçesi&#8217;ni başarıyla kullanır ve ahenk,musiki ve tını öğelerini uyum içinde kullanır,sanki kelimeleri müzikle dans ettirir.</p>
<p>En önemli eseri <strong>Kanuni Sultan Süleyman</strong>’ın ölümü üzerine yazdığı <strong><a href="http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html">Kanuni Mersiyesi</a></strong>’dir. <strong>Mersiye nazım türü ünlü bir kişinin ölümü üzerine duyulan hüzün ve üzüntüyü dile getirmek amacıyla işlenir ; Baki’nin <a href="http://www.netyazari.com/tag/kanuni">Kanuni</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/mersiyesi">Mersiyesi</a>’ndeki tekniği kusursuz,ahenk öğeleri sağlamdır. </strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Başlıca eserlerini sıralarsak :</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></strong><a href="http://www.netyazari.com/tag/divan">Dîvân</a> (4508 beyitlik, en önemli eseri)<br />
Fazâ&#8217;ilü&#8217;l-<a href="http://www.netyazari.com/tag/cihad">Cihad</a><br />
Fazâil&#8217;i-<a href="http://www.netyazari.com/tag/mekke">Mekke</a><br />
Hadîs-i <a href="http://www.netyazari.com/tag/erbain">Erbain</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/tercumesi">Tercümesi</a><br />
<a href="http://www.netyazari.com/tag/kanuni">Kanuni</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/mersiyesi">Mersiyesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/sairlerin-sultani-baki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

