Hz.Said b. Müseyyeb (Ra) den rivayet edildiğine göre ; Hz.Ali (RA)’nin, kati nass bulunmayan konularda nasıl hükmedeceklerine dair suali üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in “müminlerden ilim ve takva sahibi olanları toplayıp istişare edin, bir kişinin reyine göre hükmetmeyin” buyurduğu kaydedilmektedir.
Gerek sahabe kiram, gerek müctehid imamlar bu konuda oldukça titiz davranmışlardır. Bugün de, İctihad için her [...]
İslam da İctihad İçin Aranan Vasıflar 3
İslam’da İctihad İçin Aranan Vasıflar 2
Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem (SAV) in: “Allahü Teala size ilmi verdikten sonra zorla geri almaz. Ancak sizden ilmi, alimlerin ölümüyle söküp alır ve geriye kara cahiller kalır ki, onlardan fetva sorulur, onlar da şahsi görüşleriyle fetva verirler ve böylece hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.” buyurduğu bilinmektedir. Bu hadisi şerif de müctehid seviyesinde ulemanın [...]
Hakkı Tesbit, Batılı İptal Mücadelesi
İmam-ı Şafi (rh.a) “ ihtilaf ” konusunda kendisine ; gerek eskiden, gerek şimdi olsun, ilim ehlini daima ihtilaf halinde buluyorum bu ihtilaf onlara caiz midir ? Şeklinde tevcih edilen bir suale şu cevabı veriyor ; ihtilaf iki çeşittir. Birincisi haram olan ihtilaftır. Bu mahiyette bir ihtilafa düşmek caiz değildir. Allahu Teala (c.c)’ nın kitabında veya [...]
İslam’da İctihad İçin Aranan Vasıflar
İmamı Şafii (rh.a). “ müctehide aranan vasıfları şu şekilde ortaya koyuyor; İctihad için gerekli vasıtaların tamamına sahip olmayan bir kimse kıyasla İctihad yapamaz. Allahu Teala’nın kitabının hükümlerini, farzını, edebini, nesih ve mensuhunu, amm ve hassını, irşadını bilmeyen kimse katiyen bu işe ehil değildir.” Tevile müsait olan ayeti kerimeleri Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in sünnetini delil getirerek [...]
İlimlerin sınıflandırılması
Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem “ilim talep edilip öğrenilmesi her mümin erkek ve kadın üzerine farzdır.” buyurmuştur. İslam uleması; şeri delilleri esas alarak ilmi, farzı ayn ve farzı kifaye olmak üzere, iki sınıfta mütalaa etmiştir. Çünkü farzı ayn nefsin hakkı için farz kılınmıştır. Nefis için o daha mühim ve daha meşakkatlidir.

