<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; imamı</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/tag/imami/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 00:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İslam&#8217;da İctihad İçin Aranan Vasıflar 2</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar-2.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 20:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[ictihad]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[ittiba]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[kıyas]]></category>
		<category><![CDATA[müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[mükellef]]></category>
		<category><![CDATA[şafi]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2109</guid>
		<description><![CDATA[Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem (SAV) in: “Allahü Teala size ilmi verdikten sonra zorla geri almaz. Ancak sizden ilmi, alimlerin ölümüyle söküp alır ve geriye kara cahiller kalır ki, onlardan fetva sorulur, onlar da şahsi görüşleriyle fetva verirler ve böylece hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.&#8221; buyurduğu bilinmektedir. Bu hadisi şerif de müctehid seviyesinde ulemanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem (SAV) in: <em><strong>“Allahü Teala size ilmi verdikten sonra zorla geri almaz. Ancak sizden ilmi, alimlerin ölümüyle söküp alır ve geriye kara cahiller kalır ki, onlardan fetva sorulur, onlar da şahsi görüşleriyle fetva verirler ve böylece hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.&#8221;</strong></em> buyurduğu bilinmektedir. Bu hadisi şerif de müctehid seviyesinde <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>nın kalmayacağı bir dönemin bulunabileceğinin delili olarak değerlendirilmiştir. İslam <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>sı, bunun <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyamet">kıyamet</a> alametleriyle, ilgili olduğu hususunda müttefiktir. <span id="more-2109"></span></p>
<p>İmamı Şafi (Rah.A):<em><strong> “her mükellef, ya <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyas">kıyas</a>la İctihad etmek veya bir müctehide <a href="http://www.netyazari.com/tag/ittiba">ittiba</a> etmekle yükümlüdür. Bu iki halin dışında bir şey söylenemez”</strong></em> buyurmaktadır. Bazı çevreler, bir müctehide <a href="http://www.netyazari.com/tag/ittiba">ittiba</a> ile taklidin farklı şeyler olduğu iddiasındadırlar. Ancak bu iddiyı destekleyebilecek herhangi bir delil bulmak mümkün değildir. Zira bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a>i taklit, o <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a>in şeri delillerden çıkardığı hükümlerle amel etmekten ibarettir. Yoksa <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a>i hüküm koyucu noktasında görmek değildir. Esasen her mümin Allahu Teala ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem den başka hiçbir gücün, kati bir delile dayanmadan din hususunda hüküm vzaetme yetkisinin bulunmadığını bilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İtikadi Mezheblerin Teşekkülü ve Tasnifi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/itikadi-mezheblerin-tesekkulu-ve-tasnifi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/itikadi-mezheblerin-tesekkulu-ve-tasnifi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 19:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[ayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ebubekir]]></category>
		<category><![CDATA[Eşarı]]></category>
		<category><![CDATA[fitne]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[kerime]]></category>
		<category><![CDATA[kiram]]></category>
		<category><![CDATA[mücmel]]></category>
		<category><![CDATA[müteşabih]]></category>
		<category><![CDATA[Osman]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sahabi]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>
		<category><![CDATA[zuhur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2102</guid>
		<description><![CDATA[Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in, kendisinden sonra fitnelerin zuhur edeceğine dair sahabi kirama bilgi verdiği muteber hadis mecmualarında zikredilmiştir. Kati nassların heva ve heveslerine göre tevili, siyasi ihtiraslarla yakından alakalıdır ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in vefatından sonra ortaya çıkmıştır. Hz.Ebu Bekir (R.A)&#8217;in hilafeti döneminde ortaya çıkan yalancı peygamberler, bu fitnelerin ilkidir.
Allahu Teala(C.C)&#8217;nın kitabında yer alan müteşabih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in, kendisinden sonra fitnelerin zuhur edeceğine dair sahabi kirama bilgi verdiği muteber hadis mecmualarında zikredilmiştir. Kati nassların heva ve heveslerine göre tevili, siyasi ihtiraslarla yakından alakalıdır ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem&#8217;in vefatından sonra ortaya çıkmıştır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/hz">Hz</a>.Ebu Bekir (R.A)&#8217;in hilafeti döneminde ortaya çıkan yalancı peygamberler, bu <a href="http://www.netyazari.com/tag/fitne">fitne</a>lerin ilkidir.<span id="more-2102"></span></p>
<p>Allahu Teala(C.C)&#8217;nın kitabında yer alan müteşabih ve mücmel ayeti kerimeleri ; herhangi bir ilme sahip olmadan, mücerret akılla tevil eden siyasi fırkalar ; değişik itikadı görüşler ortaya atmışlardır. Bilhassa <a href="http://www.netyazari.com/tag/hz">Hz</a>.Osman (r.a)&#8217;ın feci şekilde şehit edilmesi, bu fırkaların istismarını hızlandırmıştır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/hz">Hz</a>. Hüseyin (R.A)&#8217;ın kerbela da şehit edilmesinden sonra, itikadı mezheplerin hızla çoğaldığı bir gerçektir. İmamı <a href="http://www.netyazari.com/tag/esari">Eşarı</a> makalat isimli eserinde ; <span style="text-decoration: underline;"><em>ümmet içerisinde görülen ilk ihtilafın, imamet meselesinden </em></span>kaynaklandığını beyan etmektedir.</p>
<p> Muteber birçok kaynakta yer alan ümmetin yetmiş üç fırkaya böleneceğine dair hadisi şerif, itikadı mezheplerin teşekkülü ile yakından alakalıdır. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem<em><strong> “İsrail oğulları yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Benim ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan biri müstesna, hepsi de cehenneme girecektir.&#8221; buyurur, sahabe <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiram">kiram</a>. “o müstesna olan fırka hangisidir ya Resullah diye sorunca, peygamberimiz (SAV): benim ve ashabımın yolunda olan cemaattir.</strong></em>&#8221; Müjdesini veriyor. Yine bir başka hadisi şerifte Resulullah <a href="http://www.netyazari.com/tag/sallallahu">Sallallahu</a> Aleyhi Vesellem&#8217;in <strong>“benim ve Raşit halifelerimin sünnetine sarılınız&#8221;</strong> emri verdiği bilinmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/itikadi-mezheblerin-tesekkulu-ve-tasnifi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İman ve İslam Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/iman-ve-islam-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/iman-ve-islam-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 18:55:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[maturidi]]></category>
		<category><![CDATA[mümin]]></category>
		<category><![CDATA[müslim]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Nureddin]]></category>
		<category><![CDATA[Sabuni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2086</guid>
		<description><![CDATA[İman ve İslam kelimelerinin lügat manaları birbirinden farklıdır. İslam kelemesi (S-L-M) kökünden gelip, itaat, inkiyad ve bir şeye teslimiyet manalarına gelir. Istılahta ise; “Allahu Teala (cc) ya teslim olmak Resuli Ekrem (SAV) in din hususunda bildirmiş olduğu haber ve hükümleri kabul etmek” demektir. İmamı Maturidi ; “bize göre iman ile İslam, her ne kadar lügat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İman ve İslam kelimelerinin lügat manaları birbirinden farklıdır. İslam kelemesi (S-L-M) kökünden gelip, itaat, inkiyad ve bir şeye teslimiyet manalarına gelir. Istılahta ise;<em><strong> “Allahu Teala (cc) ya teslim olmak Resuli Ekrem (SAV) in din hususunda bildirmiş olduğu haber ve hükümleri kabul etmek”</strong></em> demektir. İmamı Maturidi ; <em>“bize göre <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> ile İslam, her ne kadar lügat ve lafız itibariyle manaları aynı değil ise de, kendileriyle murad edilen mahiyet incelendiğinde aynı olduğu görülür” </em>buyurmaktadır.</p>
<p>Esasen islamiyetin şartlarından bir kısmını inkar eden kimse, <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>dan da çıkmıştır. Keza <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> esaslarından bazılarını kabul etmek suretiyle <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>dan çıkan kimse, islamiyetten uzaklaşmış ve kafir olmuştur. Nureddin Es-Sabuni bu konuda şunları zikrediyor ; <em>“<a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> ve İslam terimleri biz ehli sünnete göre aynıdır.</em>&#8220;  Zevahir ulemasına göre ise ayrı ayrı şeylerdir. Ehli sünnet görüşünün isbatı şöyledir ki <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> aziz ve celal olan Allahu Teala(C.C)&#8217;yi ; haber verdiği emir ve yasaklarında tasdik etmekten ibarettir.<span id="more-2086"></span></p>
<p>İslam ise onun uluhiyetlerine boyun eğip itaat eylemektir, bu da ancak onun emir ve nehyini benimsemekle gerçekleşebilir.<span style="text-decoration: underline;"><em> O halde taşıdıkları hüküm bakımından <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>, islamdan ayrılamaz ve aralarında mugayeret (birbirine zıtlık) bulunamaz.</em></span> İman ile islamın birbirinden ayrı şeyler olduklarını iddia eden kimseye sorulur: <strong>“mümin olup da Müslim olmayan, yahud da Müslim olup da mümin olmayan kimsenin hükmü <a href="http://www.netyazari.com/tag/nedir">nedir</a>? “</strong> eğer biri için mevcud olup da, öteki için bulunmayan bir hüküm isbat edilebilirse ne ala, aksi takdirde sözünün yanlışlığı ortaya çıkmış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/iman-ve-islam-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İman Nedir ?</title>
		<link>http://www.netyazari.com/iman-nedir.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/iman-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 08:13:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[abidin]]></category>
		<category><![CDATA[Allahü]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Azam]]></category>
		<category><![CDATA[eman]]></category>
		<category><![CDATA[emn]]></category>
		<category><![CDATA[hanefi]]></category>
		<category><![CDATA[ibni]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[kafir]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[lügat]]></category>
		<category><![CDATA[manası]]></category>
		<category><![CDATA[münafık]]></category>
		<category><![CDATA[tasdik]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1645</guid>
		<description><![CDATA[Önce kelime üzerinde duralım. Arapça mütehassısları iman kelimesinin emn veya eman kökünden türemiş bir mastar olduğu hususunda müttefiktirler. Lügat manası : doğrulamak, tasdik etmek veya bir kimseye yahut da bir şeye inanıp güvenmek demektir. İmanın Türkçe karşılığı olan inanmak kelimesinde de aynı mahiyeti sezmek mümkündür. İslami ıstılahta iman ; Allahü Teala (cc)’nın katından getirmiş olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce kelime üzerinde duralım. Arapça mütehassısları iman kelimesinin <em><a href="http://www.netyazari.com/tag/emn">emn</a></em> veya <em>eman</em> kökünden türemiş bir mastar olduğu hususunda müttefiktirler. <span style="text-decoration: underline;">Lügat manası :</span> doğrulamak, tasdik etmek veya bir kimseye yahut da bir şeye inanıp güvenmek demektir. İmanın Türkçe karşılığı olan inanmak kelimesinde de aynı mahiyeti sezmek mümkündür. İslami ıstılahta <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> ; <span style="color: #333399;"><span style="text-decoration: underline;"><em>Allahü <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> (cc)’nın katından getirmiş olduğu bilinen haber ve hükümlerin hepsinde kati olarak tasdik etmek ve bunu <a href="http://www.netyazari.com/tag/ikrar">ikrar</a> etmektir.<br />
</em></span></span><br />
İman yalnız kalben tasdik midir, yoksa ikrarla beraber kalbi tasdik midir ? Suali çerçevesinde farklı görüşler ileri sürülmüştür. İbni Abidin Hanefilerin ekserisine göre ; tasdikle beraber ikrardır. Muhakkıklara göre yalnız tasdiktir. İkrar ise dünya ahkamının icrası için şarttır. İkrarı <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>ın rüknü kabul etmeyenler şunun üzerinde ittifak etmişlerdir. Kalbiyle tasdik eden kimseden her ne zaman diliyle <a href="http://www.netyazari.com/tag/ikrar">ikrar</a> etmesi istenirsi, <a href="http://www.netyazari.com/tag/ikrar">ikrar</a> etmesinin lazım olduğuna inanmalıdır. hükmünü zikreder.<span id="more-1645"></span></p>
<p>İmami Azama (rh.a)’e göre ; gerçek <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> kalbi tasdikten ibarettir. Zira dil ile ikrar ettikleri halde, kalben tasdik etmeyen münafıklar, kafir hükmündedir. Nitekim Kuran-ı Kerim’de ; <span style="color: #333399;"><strong>“ insanlardan öyle kimseler vardır ki, kendileri <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> etmiş olmadıkları halde, “Allahu <a href="http://www.netyazari.com/tag/teala">Teala</a> ya ve Ahiret gününe inandık<span style="color: #333399;">” </span></strong></span><strong><span style="color: #333399;">derler halbuki onlar inanıcı (insanlar) değildir.”</span></strong> Yine <strong><span style="color: #333399;">“ey peygamber, kalberiyle inanmadıkları halde ağızlarıyla inandık diyenlerle, Yahudilerden o küfür içinde alabildiğine koşuşanlar seni mahzun etmesin” </span></strong>buyrulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/iman-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İman İle Amel Arasındaki Münasebet</title>
		<link>http://www.netyazari.com/iman-ile-amel-arasindaki-munasebet.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/iman-ile-amel-arasindaki-munasebet.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 07:57:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[amel]]></category>
		<category><![CDATA[Azam]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[ehli]]></category>
		<category><![CDATA[hanife]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[imamları]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[imandan]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[salih]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1640</guid>
		<description><![CDATA[Ehli Sünnet müctehid imamları ; imanın bir bütün olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. İman, amelden bir cüz değildir. İmamı Azam Ebu Hanife elvasiyye isimli eserinde “ sonra amel imandan, iman da amelden başkadır. Çünkü çoğu zaman müminden amel yapma mükellefiyeti kalkabilir. Amel kalktığı zaman, iman da kalkar denilmesi caiz değildir. Zira hayız halindeki bir kadından ; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ehli Sünnet müctehid imamları ; imanın bir bütün olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. İman, amelden bir cüz değildir. İmamı Azam <a href="http://www.netyazari.com/tag/ebu">Ebu</a> Hanife <span style="text-decoration: underline;"><strong>elvasiyye</strong></span> isimli eserinde <em>“ sonra <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a> imandan, iman da <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>den başkadır. Çünkü çoğu zaman müminden <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a> yapma mükellefiyeti kalkabilir. Amel kalktığı zaman, iman da kalkar denilmesi caiz değildir. Zira hayız halindeki bir kadından ; o hal içerisinde iken, namaz kalkar, böyle bir kadın için iman da kendisinden kalkar diyemeyiz. Yahut kendisine imanı da terk etmesi emredilir denilemez. Yine fakire zekat yoktur denilir, fakat fakire iman gerekli değildir denilemez. Eğer iman <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>den bir parça olsaydı, <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>in düştüğü hallerde <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>ın da düşmesi gerekirdi. Halbuki durum böyle değildir. “</em> buyurmaktadır. <span id="more-1640"></span></p>
<p>Kuran-ı Kerim’de: <em><strong>“ kim Allaha iman eder ve Salih <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>ler ve hareketlerde bulunursa Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar ”</strong></em> buyrulmaktadır. Burada Allahu Teala(cc) imanın <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>den ayırmış ve insana <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>den ayrı olarak mümin demiştir. Ayrıca ayeti kerimede <em><strong>“ Salih <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a> işleyen “</strong></em> cümlesi, iman eden cümlesine atfedilmiştir. Arapça gramerinde, ancak ayrı manada olan şeyler birbirine atfedilir. Binaenaleyh ayette geçen imandan maksat, kalp ile tasdiktir. Bundan başka <a href="http://www.netyazari.com/tag/amel">amel</a>in <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>a dahil olduğu kabul edildiği takdirde, amelle ilgili hükümlerde olduğu gibi, <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> esaslarında da neshin caiz olması gerekirdi. Oysa <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a>la ilgili konularda böyle bir şeyin söz konusu edilmesi imkansızdır. Bu da gösteriyor ki, <a href="http://www.netyazari.com/tag/iman">iman</a> ile amel ayrı ayrı şeylerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/iman-ile-amel-arasindaki-munasebet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakkı Tesbit, Batılı İptal Mücadelesi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/hakki-tesbit-batili-iptal-mucadelesi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/hakki-tesbit-batili-iptal-mucadelesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 07:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Allahü]]></category>
		<category><![CDATA[delil]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<category><![CDATA[ihtilaf]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[İmam-ı]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[itilaf]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an-ı]]></category>
		<category><![CDATA[müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[nass]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[şafi]]></category>
		<category><![CDATA[sahabe]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[İmam-ı Şafi (rh.a) “ ihtilaf ” konusunda kendisine ; gerek eskiden, gerek şimdi olsun, ilim ehlini daima ihtilaf halinde buluyorum bu ihtilaf onlara caiz midir ?  Şeklinde tevcih edilen bir suale şu cevabı veriyor ; ihtilaf iki çeşittir. Birincisi haram olan ihtilaftır. Bu mahiyette bir ihtilafa düşmek caiz değildir. Allahu Teala (c.c)’ nın kitabında veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmam-ı Şafi (rh.a) <strong>“<a href="http://www.netyazari.com/hakki-tesbit-batili-iptal-mucadelesi.html"> ihtilaf</a> ”</strong> konusunda kendisine ; gerek eskiden, gerek şimdi olsun, <a href="http://www.netyazari.com/tag/ilim">ilim</a> ehlini daima ihtilaf halinde buluyorum bu ihtilaf onlara caiz midir ?  Şeklinde tevcih edilen bir suale şu cevabı veriyor ; ihtilaf iki çeşittir. <span style="text-decoration: underline;"><strong>Birincisi haram olan ihtilaftır.</strong></span> Bu mahiyette bir ihtilafa düşmek caiz değildir. Allahu Teala (c.c)’ nın kitabında veya Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in lisanı üzerinde apaçık ortaya koyduğu <a href="http://www.netyazari.com/tag/nass">nass</a>lardaki ihtilaf bu mahiyettedir. İlim ehli için bu noktada ihtilaf etmek <a href="http://www.netyazari.com/tag/helal">helal</a> değildir.</p>
<p>Bahsin devamında, Kuran-ı Kerim’de kendisine açık beyineler geldikten sonra ihtilafa düşünlerin zemmedildiği ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>eleri zikredecek, bunun haram olduğunu kaydediyor. Daha sonra feri konularda <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahabe">sahabe</a> ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a>lerin, sırf hakkı tespit için nasıl gayet sarf ettiklerini beyan ediyor. <span id="more-1617"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İslam ulaması ihtilafı ;</strong></span> <span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><em>hakkı tespit ve batılı iptal niyet ve gayretiyle iki muarızın şeri delil getirmesi olarak tarif ediyor.</em></span></span> Nitekim ihti sünnetin müctehid imamları, delaleti ve subiti kati olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/nass">nass</a>larda katiyen ihtilafa düşmemişlerdir. Ancak zanni olan meselelerde yani içtihada konu olan meselelerde sırf Allahü Tela (c.c)’ nın razısı için <a href="http://www.netyazari.com/tag/delil">delil</a> bulma gayretine girmişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/hakki-tesbit-batili-iptal-mucadelesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlim Kaynaklarından Kitap</title>
		<link>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 17:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[İmam]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kelam]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[lafzı]]></category>
		<category><![CDATA[maturidi]]></category>
		<category><![CDATA[muciz]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[mushaf]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Teala]]></category>
		<category><![CDATA[tevatür]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1272</guid>
		<description><![CDATA[İslam uleması ; mücerred olarak kitap denildiği zaman bununla ancak Kuran-ı Kerimi anlaşılacağı hususunda müttefiktirler. Kuran-ı Kerimin başka başka yönleri ve vasıfları ele alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Genel olarak: “ Allahu Teala tarafından Cebrail vasıtası ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e indirilmiş olan ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’den bize tevatüren nakledilen bir nazımdır. ” tarifi uygun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam <a href="http://www.netyazari.com/tag/ulema">ulema</a>sı ; mücerred olarak kitap denildiği zaman bununla ancak Kuran-ı Kerimi anlaşılacağı hususunda müttefiktirler. Kuran-ı Kerimin başka başka yönleri ve vasıfları ele alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Genel olarak: <strong><em>“ Allahu Teala tarafından Cebrail vasıtası ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e indirilmiş olan ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’den bize tevatüren nakledilen bir nazımdır. ”</em></strong> tarifi uygun bulunmuştur. Bunun dışında <strong><em>“ Allahu Teala tarafından Hz.Muhammed (SAV)e <a href="http://www.netyazari.com/tag/vahiy">vahiy</a> yoluyla indirilmiş, Mushaflarda yazımlı, tevatürle nakledilmiş, tilavetiyle taabbüd olunan <a href="http://www.netyazari.com/tag/muciz">muciz</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/kelam">kelam</a>dır. ”</em></strong> <a href="http://www.netyazari.com/tag/tarifi">tarifi</a> de yaygındır.</p>
<p> <br />
Kuran-ı Kerimin <a href="http://www.netyazari.com/tag/muciz">muciz</a>e olduğu hususunda hiçbir ihtilaf yoktur. <a href="http://www.netyazari.com/tag/imam">İmam</a>ı Maturidi r.a. göre Kuran-ı Kerimin icaz yönü, belağıtının kemale ulaşmasıdır. Eğer bu icaz belağat yönünden başka olsaydı, benzerini getirmek için uğraşan Arapları, başka yönleriyle de aciz bırakması icap ederdi. Gaybtan haber vermesi, tenakuzdan hali olması, ister dünyevi, ister uhrevi olsun bütün mesalihi ihtiva etmesi noktasından, diğer ilahi kitaplarla aynıdır.<span id="more-1272"></span></p>
<p> Kuranı Kerimin hem lafzı, hem manası Allahu Teala’dandır. Bu hususta hiçbir beşerin payı yoktur. Kuran-ı Kerimin bize ulaşması tevatür yoluyladır ve indirildiği gibi eksiksiz olarak muhafaza edilmiştir. Ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>elerin sureler içerisindeki yeri de tevkifidir. <em><span style="text-decoration: underline;">Bu hususta hiç kimsenin ictihad ve reyinden söz etmek mümkün değildir.</span></em> Mesela harfi mukataadan elif lam mim bir ayeti <a href="http://www.netyazari.com/tag/kerim">kerim</a>e olduğu halde, elif lam ra bir ayet değil, ayetten cüzdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/ilim-kaynaklarindan-kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da İctihad İçin Aranan Vasıflar</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 14:26:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[abidin]]></category>
		<category><![CDATA[aleyhi]]></category>
		<category><![CDATA[fakih]]></category>
		<category><![CDATA[gazali]]></category>
		<category><![CDATA[ibni]]></category>
		<category><![CDATA[icma]]></category>
		<category><![CDATA[ictiad]]></category>
		<category><![CDATA[ictihad]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kıyas]]></category>
		<category><![CDATA[müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[şafi]]></category>
		<category><![CDATA[şafii]]></category>
		<category><![CDATA[Sallallahu]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[tağutu]]></category>
		<category><![CDATA[vasıf]]></category>
		<category><![CDATA[vesellem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1222</guid>
		<description><![CDATA[İmamı Şafii (rh.a). “ müctehide aranan vasıfları şu şekilde ortaya koyuyor; İctihad için gerekli vasıtaların tamamına sahip olmayan bir kimse kıyasla İctihad yapamaz. Allahu Teala’nın kitabının hükümlerini, farzını, edebini, nesih ve mensuhunu, amm ve hassını, irşadını bilmeyen kimse katiyen bu işe ehil değildir.”  Tevile müsait olan ayeti kerimeleri Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in sünnetini delil getirerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmamı Şafii (rh.a). <strong><em>“ müctehide aranan vasıfları şu şekilde ortaya koyuyor; İctihad için gerekli vasıtaların tamamına sahip olmayan bir kimse kıyasla İctihad yapamaz. Allahu Teala</em></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">’</span><strong><em>nın kitabının hükümlerini, farzını, edebini, nesih ve mensuhunu, amm ve hassını, irşadını bilmeyen kimse katiyen bu işe ehil değildir.<span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">”</span></em></strong>  Tevile müsait olan ayeti kerimeleri Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">’</span>in sünnetini delil getirerek açıklamak, eğer sünnette bu husus mevcud değilse müminlerin <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a>sını ve onda da yoksa <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyas">kıyas</a>ı delil getirmek gerekir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">’</span>in sünnetini bilmeden, selefi salihçinin sözlerini, müslümanların <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a>larını ve ihtilaflarını ve Arapça lisanının inceliklerini kavramadan <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyas">kıyas</a>la İctihad yapılamaz</span>. Selim akıl hasebi olmayan ve benzerlikleri ayırma ve seçme kabiliyeti kuvveti bulunmayan kimsenin, sözü, <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyas">kıyas</a>la içtihada getirmesi katiyen doğru değildir. Bir meselede muhalif olan kimse de dinlenir. Çünkü bu fiilde gafletin ortadan kaldırılması ve doğrunun ortaya çıkması için yerinde tespit söz konusudur.<span id="more-1222"></span></p>
<p> <a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/icma-i-ummet.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1229" title="icma-i-ummet" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/icma-i-ummet-180x300.jpg" alt="icma-i-ummet" width="180" height="300" /></a>Bütün bunların yanında son derece güç ve takat sarf edilecek ve insaf gösterilecektir ki ; neye dayanılarak bir şeyin alındığı veya yukarıdaki şartları taşıyan kimse de İctihad yapamaz. Zira mahiyetleri kavrama kabiliyetlerine de sahip olmak gerekir. Selim akıl sahibi olmayan veya Arapça lisanının inceliklerine taksiratı bulunan kimse (<span style="text-decoration: underline;">nasslarda hafız daha olsa</span>) <a href="http://www.netyazari.com/tag/kiyas">kıyas</a>la İctihad yapamaz zira İctihad vasıtalarında aklı ve ilmi noksandır.</p>
<p>İmamı Gazali; <strong><em>“ müctehide aranan <a href="http://www.netyazari.com/tag/vasif">vasıf</a>lar arasında sadık, adil ve muttaki olmayı <span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">”</span></em></strong> da zikretmektedir. Siyasi yönetimlerden ve halktan müstağni olmayan kimsenin içtihadı ile amel edilemez. Allahu Teala<span style="font-family: Arial; font-size: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">’</span>nın indirdiği hükümleri çirkin görüp, kendi heva ve hevesleriyle hüküm icad eden <a href="http://www.netyazari.com/tag/tagutu">tağutu</a> güçlerle cihad etmek farzı ayındır. Tağutu güçlerin velayetini kabul ederek, onlardan görev alan bir kimse, sadık ve adil olma hasletlerini yitirir. Dolayısıyla, velev ki <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a> derecesinde ilme sahip olsa bile, o kimsenin fetvası ile amel edilemez.</p>
<p> <br />
İbni Abidin ; hiçbir <a href="http://www.netyazari.com/tag/ilim">ilim</a> yoktur ki sahibi ona <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a>den daha fazla muhtaç olsun. <strong><span style="text-decoration: underline;">Çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/muctehid">müctehid</a> ;</span></strong> dünya ve ahiretin her işiyle bir tarafından alakalıdır. Fakih insanların ciddi ve gayri ciddi tutumlarını, hilelerini bilmek mecburiyetindedir. Ayrıca insanlar arasındaki muhalefetleri, (<span style="text-decoration: underline;">yani ihtilaf konularını</span>) maslahat ve mefsedetleri, mahiyetleri ile birlikte kavramalıdır. İnsanlar arasında cari olan işleri, örf ve adetleri bilmek zorundadır. Bu ise insanlar arasında mülakat, çeşitli mezheplere salik kişilerle görüşmek, onlarla müzakere ve sohbetlerde bulunmak,onlara ait risaleleri toplayıp mütalaa etmek suretiyle elde edilebilir hükmünü zikrediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islamda-ictihad-icin-aranan-vasiflar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam da İcmai Ümmet</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islam-da-icmai-ummet.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islam-da-icmai-ummet.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 08:52:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[azm]]></category>
		<category><![CDATA[bekir]]></category>
		<category><![CDATA[Cessas]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[El]]></category>
		<category><![CDATA[hazin]]></category>
		<category><![CDATA[hürse]]></category>
		<category><![CDATA[icma]]></category>
		<category><![CDATA[İmam]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[kasd]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtibi]]></category>
		<category><![CDATA[molla]]></category>
		<category><![CDATA[müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[serahsi]]></category>
		<category><![CDATA[tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[ulema]]></category>
		<category><![CDATA[ümmet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=1207</guid>
		<description><![CDATA[Önce icma kelimesinin lügat manası üzerinde duralım. İcma Arapça bir kelime olup; azm , kasd ve ittifak manalarına gelir. Molla Hürse: &#8221; Müctehid imamların herhangi bir asırda şeri bir hüküm üzerinde ittifak etmelerine icma denir &#8220;  tarifini esas almıştır. İmamı Serahsi de ise tarif daha değişik : &#8221; her asırda fışkını ilan etmeyen, heva ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce icma kelimesinin lügat manası üzerinde duralım. İcma Arapça bir kelime olup; <strong><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.netyazari.com/tag/azm">azm</a></span></strong> , <span style="color: #ff0000;"><strong>kasd</strong></span> ve <span style="color: #ff0000;"><strong>ittifak</strong></span> manalarına gelir. Molla Hürse: <strong><em>&#8221; <span style="text-decoration: underline;">Müctehid imamların herhangi bir asırda şeri bir hüküm üzerinde ittifak etmelerine <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a> denir</span> &#8220;</em></strong>  tarifini esas almıştır. İmamı Serahsi de ise tarif daha değişik : <strong><span style="text-decoration: underline;">&#8221; her asırda fışkını ilan etmeyen, heva ve heveslerine tabi olmayan bütün müctehid imamların ittifakına <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a> &#8220;</span></strong> denir.<br />
 </p>
<p>Kuran-ı Kerimde <strong>&#8221; kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere muhalefet eder, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu (o kimseyi) döndüğü o yolda bırakırız. (fakat ahirette) kendisini cehenneme koyarız. O ne kötü bir yerdir.&#8221;</strong> buyrulmaktadır. Şimdi bu ayeti kerime ile ilgili olarak, İslam ulemasının beyanlarını zikredelim, <span style="text-decoration: underline;">İmamı Kurtubi ;</span> müminlerin yolundan ayrılmaktan maksat, müctehid imamların icmalarını inkar etmektir. Bu ayeti kerimede icmai ümmetten ayrılanları tehdit vardır. buyuruyor. <span style="text-decoration: underline;">İmam Ebu Bekir <a href="http://www.netyazari.com/tag/el">El</a> Cessas ;</span> bu ayeti kerimede mümünlerin yolundan ayrılanlar cehennem azabı ile tehdit olunmuşlardır. Bundan kasıd, <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a> inkar edenlerdir, hükmünü zikderiyor. Tefsiri Hazinde &#8220;<em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #008000;"> peygambere muhalefet etmek ve müminlerin yolundan ayrılmak haramdır. Durum böyle olunca müminlerin yoluna uymak vaciptir</span></span></em> &#8220; denilmektedir. <span id="more-1207"></span></p>
<p>İcmanın teşekkül edebilmesi için şeri bir konu şarttır. Müctehid imamlar; kuran ve sünnette yer alan bir hüküm üzerinde kati olarak ittifak ederlerse <a href="http://www.netyazari.com/tag/icma">icma</a> teşekkül eder. İcmanın kati delil olması da buna dayanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islam-da-icmai-ummet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam Dininde Evlenmede Rıza Meselesi</title>
		<link>http://www.netyazari.com/islam-dininde-evlenmede-riza-meselesi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/islam-dininde-evlenmede-riza-meselesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 16:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[cariye]]></category>
		<category><![CDATA[dininde]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[eşini]]></category>
		<category><![CDATA[evlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[hüküm]]></category>
		<category><![CDATA[imamı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[mugire]]></category>
		<category><![CDATA[nikah]]></category>
		<category><![CDATA[nikahlama]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[Razi]]></category>
		<category><![CDATA[rıza]]></category>
		<category><![CDATA[şafi]]></category>
		<category><![CDATA[seçme]]></category>
		<category><![CDATA[seçmebilme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=949</guid>
		<description><![CDATA[Hanefi alimleri “kadın, ister bakire olsun, ister dul olsun, zevcini seçmekte hürdür. İzni ve müsaadesi olmadan katiyen evlendirilemez hükmünde müttefiktir. Nitekim imamı Mergani “kadın hürdür ve teklilere muhataptır. Öyle ise başkası için kadının üzerine icbar (zorlama) hakkı olamaz. Velisi kızından izin istediği zaman, eğer o kız sükut eder veya gülümserse bu izindir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hanefi alimleri &#8220;<em>kadın, ister bakire olsun, ister dul olsun, zevcini seçmekte hürdür. İzni ve müsaadesi <a href="http://www.netyazari.com/tag/olma">olma</a>dan katiyen evlendirilemez hükmünde müttefiktir</em>.&#8221;  Nitekim <a href="http://www.netyazari.com/tag/imami">imamı</a> Mergani &#8221; <em>kadın hürdür ve tekliflere muhataptır. Öyle ise başkası için <a href="http://www.netyazari.com/tag/kadini">kadını</a>n üzerine icbar (zorlama) hakkı olamaz. Velisi kızından izin istediği zaman, eğer o kız sükut eder veya gülümserse bu izindir. </em>&#8221;</p>
<p>Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem  buyurdu ki <strong><em>“bakire kız, kendi içinde müşavere yapar. Eğer sükut ederse razı olmuş demektir”</em></strong> esasen sukut etmesinde, <em><strong>“razı <a href="http://www.netyazari.com/tag/olma">olma</a>”</strong></em> hususu açıktır. Evlenme arzusunun olduğunu beyan etmekten ve açığa vurmaktan utanır. Ancak razı değilse red etmekten asla utanmaz. Gülmek ise, rıza hususunda sükut etmekten daha üstündür. Ağladığı zaman ise durum böyle değildir. Çünkü ağlamak ; &#8221; <em><strong>o işe kızdığını ve razı <a href="http://www.netyazari.com/tag/olma">olma</a>dığının delilidir &#8220;</strong></em> hükmünü beyan ediyor.</p>
<p><span id="more-949"></span><a href="http://www.netyazari.com/islam-dininde-evlenmede-riza-meselesi.html"><img class="alignleft size-medium wp-image-953" title="evlilik_rizasi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/09/evlilik_rizasi-230x300.jpg" alt="evlilik_rizasi" width="230" height="300" /></a>Peki kadın dul ise durum nedir ? Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem : <em><strong>“ dul kadın kendisiyle istişare edilmedikçe, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a> edilemez ”</strong></em> hadisi şerifini esas alan Hanefi uleması <em><strong>“ dul kadının, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a> hususunda konuşması ayıp sayılmaz. Şu halde dul kadının (istiyorum veya istemiyorum şeklinde ) konuşmasına bir engel yoktur ”</strong></em> hükmünde ittifak etmiştir. <span style="text-decoration: underline;"><strong>Sonuç olarak kadın hürdür ve tekliflere muhataptır. Kendi rızasının dışında katiyen evlendirilemez.</strong></span> Eğer kendi rızasının dışında evlendirilirse, “ <span style="text-decoration: underline;"><strong>kadıya</strong></span> ” müracaat ederek, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a> akdini feshettirebilir.</p>
<p>İslam dini, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a>ta karşılıklı rızayı esas aldığı gibi, şeri hududları aşmamak kayıt ve şartı ile, evlenecek kimselerin birbirlerine görmelerini de esas almıştır. Nitekim molla hüsrev: <strong>“ bir kimse, bir kadını <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a>lamak isterse, her ne kadar o zaman şehvet duymaktan korksa da, o kadına bakması caiz olur.</strong> Çünkü Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem  Hz.Mugire (R.A) ye şu tavsiyede bulunduğu rivayet edilmiştir. <strong><em>“ sen bir kadınla evlenmek istediğin zaman, o kadını mutlaka gör.. çünkü <a href="http://www.netyazari.com/tag/gorme">görme</a>k ikinizin kaynaşmasına daha uygundur. ”</em></strong></p>
<p>İmamı Şafi (R.A) <strong>“ <span style="text-decoration: underline;">şu iki mahiyet bulunmadığı süre içerisinde bütün kadınların cinsel organı haramdır. Bu iki mahiyetten birincisi, <a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a>, diğeri de cariye olarak mülkiyete geçen kadınla temas etmek. Esasen Allahu Teala&#8217; nın mübah kıldığı iki yol ve mahiyet budur. Mutlaka aralarında şeri bir bağ (<a href="http://www.netyazari.com/tag/nikah">nikah</a> veya teserri akdi) zorunludur.</span> &#8221; </strong>buyurmuştur.</p>
<p>Not:  Cariye konusunu diğer kaynak kitaplara bakılması uygun olur. Çünkü bunu bilinenden çok daha ayrıntılı bir konudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/islam-dininde-evlenmede-riza-meselesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

