<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgün İçerikli Bilgi ve Makale Kaynağı &#187; John</title>
	<atom:link href="http://www.netyazari.com/tag/john/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.netyazari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Aug 2010 23:53:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>CD’nin İcadı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/cd%e2%80%99nin-icadi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/cd%e2%80%99nin-icadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 22:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[İcadlar]]></category>
		<category><![CDATA[Baird]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>
		<category><![CDATA[James]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[Logie]]></category>
		<category><![CDATA[Marito]]></category>
		<category><![CDATA[optik]]></category>
		<category><![CDATA[Philips]]></category>
		<category><![CDATA[Russell]]></category>
		<category><![CDATA[sony]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3044</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde her ne kadar yerini DVDye bıraksada CDlerin yeri hala vazgeçilmezdir. Özellikle müzik piyasasında sıklıkla kullanılmaktadır. Bilgisayarlarımızdaki verileri her ne kadar dvdlere saklasakta CDler ilk çıktığı zaman yüzyılın icadı arasına girmişti. John Logie Baird adlı kişi gramafondan yola çıkarak 25cm çapındaki bir balmumu diskin üzerinde görüntüleri kaydedebilen bir aygıt üretti ve bu aygıtın patentini aldı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde her ne kadar yerini DVDye bıraksada CDlerin yeri hala vazgeçilmezdir. Özellikle müzik piyasasında sıklıkla kullanılmaktadır. Bilgisayarlarımızdaki verileri her ne kadar dvdlere saklasakta CDler ilk çıktığı zaman yüzyılın icadı arasına girmişti. <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> Logie Baird adlı kişi gramafondan yola çıkarak 25cm çapındaki bir balmumu <a href="http://www.netyazari.com/tag/disk">disk</a>in üzerinde görüntüleri kaydedebilen bir aygıt üretti ve bu aygıtın patentini aldı. 46 yıl sonra Philips firması bu patentten yola çıkarak <a href="http://www.netyazari.com/tag/disk">disk</a>in üzerine görüntü kaydetme olayını yeniden icat etti.  1972 yılından <a href="http://www.netyazari.com/tag/philips">Philips</a> firması tarafından tanıtım yapılan bu aygıt 1980 yılında ABD’de 1982 yılında ise Avrupa’da piyasaya verildi. 1982 yılı Sony ve Philip firmalarının ortaklaşa ürettikleri CD’yi piyasaya verdikleri tarihtir.<span id="more-3044"></span></p>
<p>CDler, optik <a href="http://www.netyazari.com/tag/disk">disk</a>in mucidi olan James T. Russell’in fikrinden yola çıkılarak türetilmiştir. J. Russell, plaklarının pikapta bulunan iğne yüzünden yıpranmasından sıkılmış ve 1965 yılında verileri lazerle okunmasını sağlayacak şekilde bir <a href="http://www.netyazari.com/tag/disk">disk</a>in içine kaydetme fikrinin patent hakkını almıştı. <a href="http://www.netyazari.com/tag/philips">Philips</a> firması bu fikri genişleterek, işi video görüntüleri kaydetmeye kadar getirdi.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/cd_nin_icadi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3062" title="cd_nin_icadi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/cd_nin_icadi-300x250.jpg" alt="cd_nin_icadi" width="300" height="250" /></a>İlk CD’nin prototipi üretildiğinde boyutu 12cm, kayıt süresi ise 74 dakika idi. Bunun nedeni ise, Sony’nin o zaman ki yönetim kurulu başkanı A. <a href="http://www.netyazari.com/tag/marito">Marito</a>nun benimsemiş olduğu düşünce idi. <a href="http://www.netyazari.com/tag/marito">Marito</a>, bir CD’ye Beethoven’in 9. Senfonisinin sığmasını istiyordu. Bu fikirden yola çıkarak boyutları değiştirildi. Portatif ve arabalardaki cd çalarlarda bulunan sarsıntı önleme sisteminde ise, CDler sarsıldığında bile çalmasında herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Bunun nedeni ise, lazer sistemi sayesinde bu aletlerin en son nereyi okuduğunu hatırlaması böylece kaldığı yerden devam etmesidir.</p>
<p>Günümüzde CDler yavaş yavaş yerlerini DVDlere bıraksalarda, özellikle şu an müzik piyasasında sıklıkla kullanılmakta ve karşımıza çıkmaktadır. Kısa zaman sonra <a href="http://www.netyazari.com/tag/disk">disk</a>etler gibi CD&#8217;lerinde yavaş yavaş yerlerini kaybedeceğini söylememiz mümkün olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/cd%e2%80%99nin-icadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termostatın İcadı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/termostatin-icadi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/termostatin-icadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 22:04:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[İcadlar]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew]]></category>
		<category><![CDATA[bimetal]]></category>
		<category><![CDATA[Charles]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[Edward]]></category>
		<category><![CDATA[Fulton]]></category>
		<category><![CDATA[Harrison]]></category>
		<category><![CDATA[Hearson]]></category>
		<category><![CDATA[icadı]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[İskoçyalı]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[termostat]]></category>
		<category><![CDATA[Ure]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3042</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde termostatın kullanım alanlarına baktığımızda, fırınlar, elektrikli ütüler, çamaşır veya bulaşık makineleri, merkezi ısıtma sistemleri, buzdolapları, fırınlar, su ısıtıcıları veya dondurucularda sıklıkla kullanıldığından bahsedebiliriz. Özellikle çay ve kahve keyiflerimizin devam etmesine yardım eden çay ve kahve makinelerinde de termostatların kullanıldığını görebiliriz. 
Termostatın icat edilmesi 1830lu yıllara dayanmaktadır. Bu yıllarda sıcaklık ayarlama aygıtlarında bazı teknolojiler kullanılıyordu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde termostatın kullanım alanlarına baktığımızda, fırınlar, elektrikli ütüler, çamaşır veya bulaşık makineleri, merkezi ısıtma sistemleri, buzdolapları, fırınlar, su ısıtıcıları veya dondurucularda sıklıkla kullanıldığından bahsedebiliriz. Özellikle çay ve kahve keyiflerimizin devam etmesine yardım <a href="http://www.netyazari.com/tag/eden">eden</a> çay ve kahve makinelerinde de <a href="http://www.netyazari.com/tag/termostat">termostat</a>ların kullanıldığını görebiliriz. <span id="more-3042"></span></p>
<p>Termostatın icat edilmesi 1830lu yıllara dayanmaktadır. Bu yıllarda sıcaklık ayarlama aygıtlarında bazı teknolojiler kullanılıyordu fakat termostat o yıllar için yeni bir kavram olmuştur. Termostatın mucidi İskoçyalı Andrew <a href="http://www.netyazari.com/tag/ure">Ure</a>’dir <a href="http://www.netyazari.com/tag/ure">Ure</a> 1830lu yılların ortasında bugünkü termostatların temelini oluşturan bimetaliğin patentini almıştır. Bimetalikler, sıcaklığın değişmesi sonucu birbirine temas eden iki metalde genleşme ya da büzülme meydana gelmektedir. Sıcaklığın değişmesi ile birlikte eğilen şeritler, cihazın ayar düğmesini ya etkisiz ya da etkili hale getirmektedir. Andrew <a href="http://www.netyazari.com/tag/ure">Ure</a>, bahsettiğimiz bu ilkeyi ısı denetimine uygulayan ilk kişi olsa bile, bu tür aygıtların mimarı <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> Harrison adlı kişidir. <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> Harrison 1726 yılında kronometresinde sıcaklık değişimleri sonucu oluşan hataları düzeltmek için <a href="http://www.netyazari.com/tag/bimetal">bimetal</a>ik sarkacı kullanmıştır.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/termostatin-icadi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3059" title="termostatin-icadi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/termostatin-icadi-220x300.jpg" alt="termostatin-icadi" width="220" height="300" /></a>Andrew <a href="http://www.netyazari.com/tag/ure">Ure</a> patentini aldığı bu fikirleri geniş bir kesime yayamadı ve 1881 yılında Charles <a href="http://www.netyazari.com/tag/edward">Edward</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/hearson">Hearson</a> sıvı termostatın patentini alarak ilk termostatın öncüsü oldu. C.E.<a href="http://www.netyazari.com/tag/hearson">Hearson</a> ürettiği sıvı <a href="http://www.netyazari.com/tag/termostat">termostat</a>ını, kümes hayvanlarının kuluçka makinelerinde kullanmak üzere tasarlamıştı. Bu sıvı <a href="http://www.netyazari.com/tag/termostat">termostat</a>, bir kabın içinde istenilen sıcaklıkta kaynatılmış bir sıvı bulunmasından ibaretti. Kaynamış sıvı, kabı genişleterek kabın üzerinde bulunan kumanda kolunun hareket etmesini sağlıyordu.</p>
<p>1903 yılında W.M.<a href="http://www.netyazari.com/tag/fulton">Fulton</a>’un ürettiği ve patentini aldığı termostat ise sıvı ya da gaz dolu bir körük kullanılan termostatlardır.<a href="http://www.netyazari.com/tag/fulton">Fulton</a>’un patentini aldığı bu sistemde, körük içinde bulunan gazın veya sıvının sıcaklığına bağlı olarak büzülmekte veya genleşmekteydi. Bu sistemin kademli bir şekilde sıcaklı değişimini elde etmek gibi bir artısı vardı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/termostatin-icadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mikrodalga Fırının İcadı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/mikrodalga-firinin-icadi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/mikrodalga-firinin-icadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 21:58:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[İcadlar]]></category>
		<category><![CDATA[Baron]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[dalga]]></category>
		<category><![CDATA[fırın]]></category>
		<category><![CDATA[fırının]]></category>
		<category><![CDATA[icadı]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[Le]]></category>
		<category><![CDATA[Magnetron]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[Percy]]></category>
		<category><![CDATA[Randall]]></category>
		<category><![CDATA[Spencer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=3040</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde kullandığımız mikrodalga fırınlar çoğu zaman hızlı ısıtma sistemleri sayesinde imdadımıza yetişmektedirler. Bazı zamanlar yemek pişirmeye vakit bulmamız o kadar zordur ki mikrodalga fırınları kullanarak zamandan tasarruf ederiz. Mikrodalga fırınların icadı o kadar ilginçtir ki, bu aletin icadının  çikolatalı fıstıklı bir gofretten dolayı olduğunu söylesek sanırım sizde hak verirsiniz. Mikrodalganın mucidi Percy Le Baron Spencer, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde kullandığımız mikrodalga fırınlar çoğu zaman hızlı ısıtma sistemleri sayesinde imdadımıza yetişmektedirler. Bazı zamanlar yemek pişirmeye vakit bulmamız o kadar zordur ki mikrodalga fırınları kullanarak zamandan tasarruf ederiz. Mikrodalga fırınların icadı o kadar ilginçtir ki, bu aletin icadının  çikolatalı fıstıklı bir gofretten dolayı olduğunu söylesek sanırım sizde hak verirsiniz. Mikrodalganın mucidi Percy <a href="http://www.netyazari.com/tag/le">Le</a> Baron Spencer, cebinde bulunan bir fıstıklı gofretin erimesi sonucu, çikolatayı eriten şeyin ne olduğunu araştırırken <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalga fırını icat etmeye karar verdiğini belirtmiş. Spencer, magnetron diye tabir edilen ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalga yayan bir aygıtın yanından geçtikten hemen sonra çikolatayı eritenin bu alet olup olmadığını araştırmaya başlaması ile <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a><a href="http://www.netyazari.com/tag/dalga">dalga</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/firin">fırın</a>ların icat edilme süreci başlamış oldu.<span id="more-3040"></span></p>
<p>Magnetronlar, bazı fizikçiler tarafından 1940’lı yılların başında uçak radarlarında mikrodalga üretmek amacı ile geliştirilmişlerdi. 1947 yılında Sir <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/randall">Randall</a> ve Dr. Boot bu cihazın patentini  almışlardır. Geliştirilen bu teknoloji ABD ile ortaklaşa kullanıldı.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/mikro-dalga-firinin-icadi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3055" title="mikro-dalga-firinin-icadi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2010/01/mikro-dalga-firinin-icadi-233x300.jpg" alt="mikro-dalga-firinin-icadi" width="233" height="300" /></a>Günümüzde kullanılan <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalga fırınlar, ısı yayımından ziyade moleküllerin ayrımıyla çalışmaktadır. Spencer bunu fark ederek <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalga fırınlar üzerinde yaptığı araştırmayı daha da genişletti. Mikrodalga ışının hemen önüne bir paket mısırı koyan Spencer, birkaç saniye sonrasında patlamış mısırları elde etti. İlk ticari <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalga fırını üretecek olan Raytheon’u ikna etmek içinse çaydanlığın içine koyduğu yumurtanın kısa sürede pişmesi ve yumurtanın patlaması yeterli oldu. Araştırmalarını daha da derinleştiren Spencer 1946 yılında Boston’da bulunan bir restorana ilk prototipi yerleştirerek 1950 yılında <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalganın patentini aldı. Prototipin başarılı olmasının ardından ticari olarak ilk <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a>dalgayı ise 1947 yılında Radarange adı ile Raytheon üretti. Günümüze kadar gelen <a href="http://www.netyazari.com/tag/mikro">mikro</a><a href="http://www.netyazari.com/tag/dalga">dalga</a>lar şu an bir çok firma tarafından farklı modeller ve farklı teknolojik özelliklere sahip olarak evlerimize girmekte ve bir çok yerde kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/mikrodalga-firinin-icadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulaşık Makinesinin İcadı</title>
		<link>http://www.netyazari.com/bulasik-makinesinin-icadi.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/bulasik-makinesinin-icadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 21:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[İcadlar]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Cochran]]></category>
		<category><![CDATA[Fitch]]></category>
		<category><![CDATA[icadı]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[Josephine]]></category>
		<category><![CDATA[makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/2997.html</guid>
		<description><![CDATA[Bulaşık makinesi günümüzde bir çok kadının hayatını kolaylaştırmakla birlikte, bu işten arta kalan zamanı ise değişik yerlerde kullanabiliyoruz. Bulaşık makinesinin icadı, 2 yüzyıl öncesine dayanmaktadır. 19. yüzyılda Amerikalı kadınların bulaşık yıkamalarına isyan etmelerinden sonra icat edilmiştir. 
Bu yüzyılda kadınlar bulaşık yıkamaktan sıkılmışlardı. Bulaşık yıkamaya ayırdıkları zamanlarını sosyal aktivitelere ayırmak ve eğlenmek istiyorlardı. Sosyal aktivitelere zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bulaşık makinesi günümüzde bir çok kadının hayatını kolaylaştırmakla birlikte, bu işten arta kalan zamanı ise değişik yerlerde kullanabiliyoruz. Bulaşık makinesinin icadı, 2 yüzyıl öncesine dayanmaktadır.<strong><em> 19. yüzyılda Amerikalı kadınların bulaşık yıkamalarına isyan etmelerinden sonra <a href="http://www.netyazari.com/tag/icat">icat</a> edilmiştir</em></strong>. <span id="more-2997"></span></p>
<p>Bu yüzyılda kadınlar bulaşık yıkamaktan sıkılmışlardı. Bulaşık yıkamaya ayırdıkları zamanlarını sosyal aktivitelere ayırmak ve eğlenmek istiyorlardı. Sosyal aktivitelere zaman ayırmak istedikleri içinde, bulaşık yıkamak dahil, evin diğer işleriyle uğraşmaları için temizlikçi kadınlar tutuyorlardı. Amerikalı kadınlar, bu temizlikçi kadınların, yemek takımlarını ve evdeki eşyaları fazla önemsemediklerinden dolayı şikayetçi idiler. Bu yüzden Amerikalı bir çok kadın, bulaşık makinesini <a href="http://www.netyazari.com/tag/icat">icat</a> etmek adına bir çok fikir ve proje geliştirdi.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/12/bulasikmakinasi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3007" title="bulasikmakinasi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/12/bulasikmakinasi-204x300.jpg" alt="bulasikmakinasi" width="143" height="210" /></a>Bulaşık makinesinin ilk patentini ise 1885 yılında Josephine G. Cochran aldı. Cochran, buharlı gemiyi <a href="http://www.netyazari.com/tag/icat">icat</a> ettiğini belirten <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/fitch">Fitch</a>’in soy ağacından geldiği için, bulaşık makinesi ile fikirler ve projeler üreten bir çok kişiden öndeydi. <a href="http://www.netyazari.com/tag/cochran">Cochran</a>’ın ürettiği makinenin çalışma sistemi ise çok kolaydı. Alt tarafta bulunan iki adet silindirden, <a href="http://www.netyazari.com/tag/bulasik">bulaşık</a>ların bulunduğu rafa yani makinenin içine sabun ve su pompalanıyordu. Bu pompalanan suyu, daha sonra tekrar pompalamak üzere bulunan emici silindirler suyu geri çekiyor ve su devir daim sistemi ile tekrardan pompalanıyordu.</p>
<p> Evler için üretilen makineyi çalıştırmak içinse yan tarafında bir kol bulunuyordu. Bu kol çekildiğinde makine çalışmaya başlıyordu. Ev için üretilmeyen ve daha büyük yerlerde ihtiyaç duyulan makineler ise buhar gücünden yararlanıyordu.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/12/ilk-bulasik-makinesi.jpg"><img class="size-full wp-image-3008 alignleft" title="ilk-bulasik-makinesi" src="http://www.netyazari.com/wp-content/uploads/2009/12/ilk-bulasik-makinesi.jpg" alt="ilk-bulasik-makinesi" width="118" height="140" /></a>Bulaşık makinesini  bir fuarda gösterip,  gazetecilerinde makineyi tanıtması üzerine <a href="http://www.netyazari.com/tag/cochran">Cochran</a>’ın ismi daha çok duyulmaya başlandı. </p>
<p> Makinenin pazarlama işini ise yine kendisi üstlenen Cochran, günümüzde ileri teknoloji ile kullandığımız bulaşık makinelerini <a href="http://www.netyazari.com/tag/icat">icat</a> eden kişi olarak adını tarihe yazdırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/bulasik-makinesinin-icadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Soylu Akraba</title>
		<link>http://www.netyazari.com/iki-soylu-akraba.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/iki-soylu-akraba.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 17:22:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birwebci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[Flecther]]></category>
		<category><![CDATA[I. James]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[kaleme]]></category>
		<category><![CDATA[Kralı]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespera]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[William]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2919</guid>
		<description><![CDATA[1634 yılında yayımlanmış olan, John Flecther ve William Shakespera’ın birlikte yazdıkları eserdir. İngiliz Kralı I. James döneminde kaleme alınmıştır, bu dönemde sosyal toplum, asiller sınıfına sahiptir. Hikaye, aynı kadına aşık olan adamların, dönemin gerçeklikleriyle bağlantılı maceralarını konu alır. Edebiyat otoriteleri ve Shakespeare otoritelerince, oyunun hangi bölümlerinin shakespeare, hangi bölümlerinin Fletcher tarafından yazıldığı netlik kazanmıştır, şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1634 yılında yayımlanmış olan, <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> Flecther ve William Shakespera’ın birlikte yazdıkları <a href="http://www.netyazari.com/tag/eser">eser</a>dir. İngiliz <a href="http://www.netyazari.com/tag/krali">Kralı</a> I. James döneminde <a href="http://www.netyazari.com/tag/kaleme">kaleme</a> alınmıştır, bu dönemde sosyal toplum, asiller sınıfına sahiptir. Hikaye, aynı kadına aşık olan adamların, dönemin gerçeklikleriyle bağlantılı maceralarını konu alır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/edebiyat">Edebiyat</a> otoriteleri ve Shakespeare otoritelerince, oyunun hangi bölümlerinin shakespeare, hangi bölümlerinin Fletcher tarafından yazıldığı netlik kazanmıştır, şu şekildedir;<span id="more-2919"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Fletcher tarafından yazılmış olan <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler :</strong></span></p>
<p>II.Perde, 2.-6. <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler;<br />
III.Perde, 2.-6. <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler;<br />
IV.Perde, 1. ve 3.<a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler;<br />
V.Perde: 1.Sahne, 1-33 satırlar, 2.Sahne ;<br />
<span style="text-decoration: underline;"><strong><br />
Shakespeare’ın kaleme almış olduğu <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler :</strong></span><br />
I.Perde, 1.-3.Sahneler;<br />
II.Perde, 1.Sahne;<br />
III.Perde, 1.Sahne;<br />
V.Perde, 1.Sahne 34-173 satirlar, ve 3.-4. Sahneler</p>
<p>Bilinmeyen <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler:<br />
I.Perde , 4.-5. <a href="http://www.netyazari.com/tag/sahne">sahne</a>ler;<br />
IV.Perde 2.Sahne</p>
<p>Önceleri sürgüne giden iki genç erkek daha sonra aynı kadına aşık olurlar. Bir kadın için birbirleriyle savaşacak kadar gözleri kararan arkadaşlar, kadını elde etme adına ne varsa yapmaya hazırdırlar. Hesaba katamadıkları şey ise, kadının istekleridir. Kadın, ölümüne neticelenecek bu düello’da, sağ kalan her kim olursa onunla evlenmeye hazırdır ancak, netice çok farklı gelişecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/iki-soylu-akraba.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8. Henry</title>
		<link>http://www.netyazari.com/8-henry.html</link>
		<comments>http://www.netyazari.com/8-henry.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 23:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Makale</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Fletcher]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[Henry]]></category>
		<category><![CDATA[Herşey]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[Kral]]></category>
		<category><![CDATA[Kralı]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[William]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.netyazari.com/?p=2775</guid>
		<description><![CDATA[1600’lü yılların ilk çeyreğinde gösterimi yapıldığı tahmin edilen eser, William Shakespeare tarafından, kısmen yazılarak desteklenmiş olan oyundur. İngiltere Kralı VIII. Henry’nin biyografisini içeren eser, trajik bir yaşam öyküsünü tarihi delillere dayanarak sahneye aktarır. John Fletcher ve Shakespeara’ın ortak yazarlık denemesidir.
Kral Henry, İngilyere krallığında tac giyen sekizinci Henry’dir. VIII. Henry, trajedi dolu bir yaşam hikayesine sahiptir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1600’lü yılların ilk çeyreğinde gösterimi yapıldığı tahmin edilen eser, William Shakespeare tarafından, kısmen yazılarak desteklenmiş olan oyundur. İngiltere <a href="http://www.netyazari.com/tag/kral">Kral</a>ı VIII. Henry’nin biyografisini içeren eser, trajik bir yaşam öyküsünü tarihi delillere dayanarak sahneye aktarır. <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/fletcher">Fletcher</a> ve Shakespeara’ın ortak yazarlık denemesidir.</p>
<p><a href="http://www.netyazari.com/tag/kral">Kral</a> Henry, İngilyere krallığında tac giyen sekizinci Henry’dir. VIII. Henry, trajedi dolu bir yaşam hikayesine sahiptir. Romans türde bir trajedi olan eser, William Shakespera’ın sevenlerinden olan yazar, <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> Fletcher’ın izlerini de taşır. Bu Fletcher benzerlikleri nedeniyle, Shakespeare otoritelerince,  <a href="http://www.netyazari.com/tag/john">John</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/fletcher">Fletcher</a>’in de eser üzerinde çalışmış olma ihitmaline pay vermektedirler.<span id="more-2775"></span><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>‘ Herşey Gerçek ’</strong> ismiyle yazılan eser, sonraları <a href="http://www.netyazari.com/tag/kral">Kral</a> <a href="http://www.netyazari.com/tag/henry">Henry</a>’nin ismiyle bilinmeye başlanmıştır. 1623 yılında, Birinci Folyo’da ilk kez bu isimle ilan edilmiştir, <strong>‘’ VIII. <a href="http://www.netyazari.com/tag/henry">Henry</a> ’’</strong>. Sekizinci <a href="http://www.netyazari.com/tag/henry">Henry</a> adıyla perde açan oyun, <a href="http://www.netyazari.com/tag/william">William</a> Shakespeare’ın İngiliz olması ve <a href="http://www.netyazari.com/tag/ingiltere">İngiltere</a> tarihine olan merakı neticesinde, gerçek belgelerle kaleme alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.netyazari.com/8-henry.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
