Teknoloji Serüveni
Farkında olmanın önemini kavrayan ilk insandan bu yana, bilgi ve bilmenin yarattığı olumsuzlanamaz etkiyle tanışmak herkes için vazgeçilmez olmuştur. Bu etki sürdüğünden bu yana, gözlemler ve deneyimler neticesinde insanoğlu, gerek güncel hayatın kolaylıklarla donatılmasında, gerekse bilinmeyene olan merakın giderilmesinde reddedilemez avantajlar ve basamaklar kazanmıştır.
Tüm bu kazanımlar, birikimli olarak ilerleyerek bizleri bu günlere getirmiş, daha da ileriye götürecektir. Bilmenin yarattığı fark, bilmemenin yoksunluğunu bütün insanlar üzerinden silip almıştır.
Tarihler boyu bilinmeyene olan merak, çoğunlukla hüsran veya bilim dışı gerçeksizliklerle meydana çıkmış olsa bile ‘ belki de ’ diyen bir ses her zaman var olacaktır. Yıllar öncesinin bilim kurgu filmlerinde ‘ asla olmaz, asla mümkün değil ’ düşüncesiyle takip ettiğimiz sahnelerde olan cep telefonları, görüntülü görüşme ve hatta ışınlanma ekranlarını anımsadıkça ne kadar da imkansızlardı diye düşünmemek mümkün değildir.
Oysa tüm bu icatlar olmayana birer ergi idiler. Yoklukları ile varlıklarını ispatlayabilen, gerçekte var olmaları gereken birer gereksinimdiler. Tüm bu var olma süreci ise ilk olarak insanların hayal dünyalarına girmeleri ile başladı.
Gerçek bir serüven, gerçek bir varoluş fırtınası izlemek isteyenler tarihin bilim adına yeni icatlar için hayal ile yaratma ve gerçek hayata entegre etme serüvenlerini asla kaçırmak istemezler.
Tüm bu varoluş mücadelesinin ilk basamağı ise, o içten gelen ‘ belki de ! ’ olabilir mi ?
Bilmeye olan merak devam ettiği sürece hayatımıza kamufle edilecek materyaller o kadar fazladır ki ! İletişim yoksunluğu çekilen dönemlerden bu yana ilerleyişi takip edece olursak, matbaanın kurulması tarihini baz almamız gerekir. İlk matbaa, ağaç oyma tekniğini kullanan Çinliler tarafından M.S 593 yılında kurulmuştur. Teknoloji, tarihin eleştirilebilir travmasına göre yere zamana ve imkanlara göre aklın yardım ettiği bir kolaylıklar üretimi ise, m.s. 593 yılındaki imkanlarla ağaç oyarak matbaa kurmak gerçek bir ilerlemedir.
Günümüzde de teknolojik olarak Çin, diğer ülkelerden daha ileri durumdadır. Ülkemizde ve Avrupa ülkelerinde, U.S.A.’de hala 3G kullanılırken, (hatta ülkemize Temmuz 2009 tarihinde gelmiştir) Çin, 4G teknolojisine geçmiştir bile ! Tüm bu teknolojik devinimler neticesinde, en önde ilk basamağı kazanan Çin, hala o öndelik pozisyonunu korumaktadır. Çin sosyal yapısı ile olsun, ülke yönetimi ve örfi adetleri ile olsun diğer bütün batı ülkelerinden farklılık göstermektedir. Fakat, teknoloji açısından daha ileride olmasının nedeni, insanlarının daha çok şeyi, çok daha sahici bir şekilde merak etmesidir. Hayal etmeleri, merak etmeleri ve elde etmeleridir bütün döngü.
Kullanılan teknolojik aletler, her on yıl için ve hatta günümüzde çok daha kısa süreler zarfında yenilenmekte, değişim yaşamaktalar. Sürekli bir yenisi, sürekli bir üst modeli şeklinde üretilen tüm bu ürünlerin ana kaynağı hep daha iyiye ulaşma isteğidir. Süregelen merak, başarma isteği ve azim var oldukça, şimdinin hayallerinde olan çoğu şey, geleceğin gerçekleri olacaktır.


çok güzel 33aldım ama zaten sinir oldım
Aldığınız notla makalenin çokta ilgili olduğu söylenemez. Çünkü bu ödev olarak düşünülmeden yazılmış , kişinin özgün fikirlerini beyan eden bir makaledir.
çoookkkkkkkiyi 100 aldım
BEN DE 100 ALDIM
BEN ÇOOK SEVİN DİRİK OLDUM
süperrrrrrr 100′ü kaptım hepen yaaaaa……